01 Eylül 2016 Perşembe 10:40
Ahmet Tekin Baysal 5 Eylül'de mahkemeye çıkacak

2008 yılında fetöcü savcılar ve hakimler  tarafından Anafor operasyonu adında  kurulan bir kumpas sonucu ceza evinde bulunan Aydın’lı iş adamı Ahmet Tekin Baykal. fetöcüler tarafından yine bir kumpas senaryosunun içine sürüklenmek istendiği, dışarıdaki varlığından son derece rahatsızlık duydukları Baykal’a bir kumpasta Özgecan Aslan’ın katillerinin Adana Kürkçüler ceza evinde öldürülmesi sonucunda kurulduğu, Anafor operasyonu sonrasında özel yetkileri alınan fetö'cü savcı Murat Gök ve beraberindeki bazı hakim ve savcıların, Ahmet Tekin Baykal’a karşı ön yargılarla usulsüz yaptırımlar ve uygulamalar yaptıkları iddia ediliyor.

Fetullahçı Terör Örgütü’ne yapılan operasyonlar kapsamında Adana Kürkçüler ceza evinde görevli Gardiyanların gözaltına alınması ardından Özgecan Aslan’ın katilinin cezaevinde öldürülmesi olaya fetö soruşturması kapsamında Ahmet Tekin Baykal’la aynı koğuşta yatırılan Ferhat Y’nin adının karışması ve, Ahmet Tekin Baykal’ın bu davada tutuklanması ardından Van F tipi ceza evine gitmesi fetö terör örgütünün Ahmet Tekin Baykal’a ne kadar kin ve öfke içerisinde olduğunun bir göstergesi olarak vurgulandı.

5 Eylülde Adana adliyesinde görülecek dava sonu. Ahmet Tekin Baykal’ın Avukatlarının ve basın sözcülerinin basın açıklaması yapacağı gelen bilgiler arasında”
 
ÖZGECAN  ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ
Özgecanı korkunç şekilde öldüren suphi Altındöken’in ifadeleri sorguyu yapan polislerin bile kanını dondurmuştu. vahşeti soğuk kanlılıkla anlatan cani, Özgecana tecavüz etmek istediğini bunu yapamayınca da bıçaklayıp,son darbe olarak kafasına levye ile vurup öldürdüğünü cesedi ortadan kaldırmak içinde, üzerine benzin döküp yaktığını, gömmeye zamanının olmadığını, DNA kalmaması içinde bileklerinden ellerini kestiğini söylemişti ,Türkiyeyi yasa boğan bu vahşet toplum üzerinde katil Suphi Altındöken’e karşı büyük bir düşmanlık ve öfkeye sebep olmuş ve ceza evindeki hemen hemen bütün mahkumlarda onu öldürme yok etme zarar verme piskolojisine  neden olmuştu.

KATİLİ’A.SUPHİ ALTIN DÖKEN ADANA CEZA EVİNDE ÖLDÜRÜLDÜ
Adana F Tipi Cezaevi’nde  Ahmet Suphi Altındöken (26) 11 Nisan 2016 tarihinde tabancayla öldürülmüş, aynı koğuşta kaldığı babası Necmettin Altındöken de (51) yaralı kurtulmuştu. Olayla ilgili soruşturma sonunda Suphi Altındöken’i öldürdüğü iddia edilen hükümlü sanık Gültekin A. ile kendisine yardımcı oldukları belirlenen sanıklar Gamze B., Hüsamettin B., Hacı Ahmet Ö., Ahmet Tekin B., Ferhat Y. ile tutuksuz sanık Serkan A. hakkında, “Taammüden tabanca ile öldürme, taammüden tabanca ile öldürmeye teşebbüs, ceza infaz kurumuna eşya (tabanca) sokmak, memurun görevini kötüye kullanması, 3628 Sayılı Kanuna Muhalefet, 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet, silahla kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesine dava açılmıştı. Savcı, sanıklardan Gültekin A.’nın ağırlaştırılmış müebbet ve 52 yıl 6 ay, Gamze B., Hüsamettin B., Hacı Ahmet Ö., Ahmet Tekin B. ve Ferhat Y.’nin ise ağırlaştırılmış müebbet ve 28 yıl, Serkan A.’nın ise 5 yıl hapis ve 10 milyon liraya kadar para cezası ile cezalandırılmasını istemişti.
 
AHMET TEKİN BAYKAL AÇIKLAMA YAPMIŞTI
Basın sözcüsü Sinan Özdivarcı’ya gönderdiği üç sayfalık mektupla içerideki mahkum psikolojisini ve içinde kaldığı durumu çok net şekilde analiz eden Baykal’ın mektubu her şeyi anlatıyor.

AZMETTİRME SUÇLAMASIYLA KARŞI KARŞIYA KALDIM
A.Tekin Baykal açıklamasında, maalesef karşı kaldırımdan çamur bana sıçradı, bu olayda nedendir bilmem ama, azmettirme gibi bir suçlamayla karşı karşıya kaldım, şimdi mantıken kamuoyunun düşünmesini istiyorum, biliyorsunuz, böyle, kansız, şerefsizlerin hunharca yaptıkları olaylar, tüm toplumda, insanlarda vicdan sızlamasına vicdan rahatsızlığına yol açıyor, buna toplum vicdanı deniliyor, ve bu doğrudur bu gibi olaylarda vicdanı sızlamayan, vicdanı rahatsız olmayan, insan yoktur varsa da, insani duygularından yoksundur?
 
ŞURAYA DİKKAT ÇEKMEK İSTİYORUM
Dışarıdaki insanlarımız Medyada Basında bu gibi olayları duyduğunda, vicdanı rahatsız olur işi gücü itibari ile devamlı ve sürekli bu rahatsızlığı yaşamaz, birde bu kansızlarla aynı çatı altında, Yedi Yirmi Dört, beraber yaşama zorunda olan mahkumların, psikolojisinin düşünülmesine dikkat çekilmesi lazımki, bu konuda konunun uzmanları dahi isabetli kararı verip, isabetli teşhisi tanımı yapabileceklerini ( özür dileyerek ) zannetmiyorum!!! Ancak o ortamda kalmak lazım.
 
Mahkum kitlesi, tabiki suçlu kitlesidir, ancak bu kitle çoğunluğunda Kabadayılık Mertlik, Ar, Namus, Güçsüze yardım, kötülüklere karşı çıkma duyguları daha ağır ve yoğundur, çoğunluğu bu zihniyette olan mahkum, zaten bu gibi kansızlara azmettirilmiş durumdadır.

Yine dediğim gibi, her ne kadar suça yatkın bir topluluk olmakla beraber böyle vicdanı rahatsız eden olaylar karşısında, daha hassas ve daha katı düşünmek lazım, onuru gururu yüzünden yatan bir çoğunluk vardır ve bu karakterdeki mahkumların kimine yirmi metre, kimine elli metre uzaklıkta böyle kansızlar yatıyor, aynı çatı altında aynı havayı soluyor ve aynı yemeği yiyor, ve bu kansızlara on metre uzaklıkta iki üç kızı olan bir baba otuz metre uzaklıkta kızına babalık yapamamanın azabı içinde bir adam ve benzeri konumda öfkeli insanlar bunun ötesinde yetkililerin Devlet ilkesi gereği herkesin kim olursa olsun, canını, malını ırzını koruma zorunluluğundan kaynaklanan bu gibi kansızlara, uygulanan statü ve Mahkumda biz neler çekiyoruz, bu şerefsizlere özel muamele yapılıyor gibi bir olumsuz durum ve tahrik bir kez daha azmettirilmiş oluyor.

Şimdi bu çerçevede birilerini birilerinin azmettirmesine gerek varmıdır? Kamuoyunun takdirine bırakmak lazım, bu gibi durumlarda böyle kansızların konulduğu cezaevinde Mahkumun yüzde doksanı, o andan itibaren tahrik altındadır ve azmettirilmiştir, yani bu gibi ortamlarda mahkum zaten AZM durumdadır dedikten sonra sözlerini noktaladı..







(Kaynak:bölgehaberleri)

Son Güncelleme: 01.09.2016 11:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.