Günün Videosu
11 Kasım 2016 Cuma 12:03
2 liralık borca 3 liralık ihtarname

Şahin, 2015 genel seçimi öncesi belirli bir merkezin  talimatıyla hükümete karşı bir cephe oluşturmak adına vergi daireleri  aracılığıyla vatandaşa baskı yapıldığını, bugün de bu baskıların bankalar  aracılığıyla uygulandığını savundu.
 
  
 Bankaların 1-2 liralık alacaklarını bile tahsil edebilmek için ilginç  yollara başvurduklarını dile getiren Şahin, gelen tüketici şikayetlerinden  ihtarname göndermek için borçtan daha çok posta parası ödendiğinin ortaya  çaktığını söyledi.
 
 Şahin, bir bankanın taşıt kredisi kullanan tüketiciye 2 liralık borcu  için 3,14 lira kargo ücreti ödeyerek ihtarname gönderdiğini ve 60 bin liralık  aracına rehin koyduğunu belirterek, "FETÖ'nün yapamadığını bankalar mı yapıyor'  diye bir soru aklıma geliyor. Çünkü bu talimatsız olmaz. Hukukta usül ekonomisi  diye bir şey var. Masumiyet karinesi neyse usül ekonomisi de odur. 2 liralık bir  alacak için 6 lira harcamak, uğraşmak, uğraştırmak insanların psikolojisini  bozar. Bunun için hukukçu ya da ekonomist olmaya da gerek yok. İlkokul çocuğuna  sorsanız, 'hayır harcamam, en fazla ulaşma yolunu seçerim' der." ifadelerini  kullandı.
 
 "Tefeciliğin de ötesinde bu"  
 Şahin, bankaların kredi kartı kullanan tüketicileri belirli bir  miktarın üzerindeki alışverişlerinden sonra arayarak bu harcamalarını faiz  karşılığı taksitlendirmeyi teklif ettiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
   
 "Çağrı merkezleriniz var, imkanınız var, eğer 2 liralık alacağınız  varsa arayıp tüketiciye söyleyebilirsiniz. Hayır, bu yapılmayıp bu kadar kağıt  israfı, zaman israfı, kargo gönderme ve tüketicinin psikolojisini bozma işini  neden yaparsınız. Burada bir mantık var mı? Bunu banka değil de başka bir işletme  yaparsa batar. Burada kesinlikle kasıt var, kötü niyet var, hukuku kullanma var,  insanları bunu unutmasını sağlayarak hukuktan para kazanma düşüncesi var.  Dosyalar açılması, icra masrafları, avukat parası vesaire. İnsanların ekonomisi  bozulur mu bu şekilde, tabi ki bozulur. Çünkü 5 liralık bir borç 10 liraya, 15  liraya, 20 liraya çıkabiliyor. Biz burada kesinlikle kasıt arıyoruz. Sayın  Başbakanımızın geçtiğimiz günlerde bankalara yönelik bir sözü vardı, 'Tefecilik  yapmayı bırakın'. Hakikaten tefeciliğin de ötesinde bu. Bu, toplumdaki dengeyi  bozmak adına yapılan bir işlemdir. Bu konuda hükümeti de Cumhurbaşkanımızı da  bankalar konusunda ciddi denetim yapılması için talimat vermeye çağırıyoruz."
 
  "Bankalar bu tarz işlemleri bir ilkokul çocuğuna danışsın" 
 Şahin, bankaların kuruşlu kredi ödemelerini özellikle ayarladığını  düşündüğünü öne sürerek, şunları anlattı:
 
  
 "2 bin 222 lira 22 kuruş taksit ödemesi var. 22 kuruş tedavülde yok.  Bunu unutabilirsiniz. Hatırlatması gereken kim, bankalar. Sizi zırt pırt arayıp  da 'şunu ister misiniz, bunu ister misiniz' diye soran bankaların '10 ayda 22  kuruş borcunuz birikmiş, onu da yatırır mısınız?' demesi lazım fakat demiyor.  Niyeti iyi değil çünkü. Tüketicilerin kuruşlu taksitleri varsa buna dikkat  etmelerini ve 1 lira fazla yatırmalarını tavsiye ediyorum. Bankaya borçlu  kalmasınlar. Çünkü 1 kuruş için, 1 lira için 60 bin liralık araca rehin  konabilir. Tüketicinin o an başı dertte olabilir, ihmal edebilir, hastadır. 60  bin liralık araç satışa çıkartılır. 2 liralık borç için 2 bin lira masraf  yapılır. Yazık. Bu, usül ekonomisine uymaz. Bankaların mutlaka bu tarz işlemlerde  bir ilkokul çocuğuna danışmaları lazım. Bunu yapalım mı yapmayalım mı karlı mı  oluruz yoksa zarar mı ederiz? diye."

(gazetevatan)

Anahtar Kelimeler:
Borçİhtarname
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.