18 Aralık 2015 Cuma 14:34
Uzmanlardan Ekosistemle İlgili Açıklama
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Öğretim Üyesi Biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin, dünyanın biyoritminin hızla bozulduğunu ifade ederek, "Şu an korkunç bir dönemden geçiyoruz. Yılda 30 bin tür yok oluyor. Ekolojik değişim, dünyanın ekolojik dengesini altüst ediyor" dedi.
Dünya Meteoroloji Örgütü, dünyadaki ortalama yüzey sıcaklık değerlerinin 2015 yılında sanayi öncesi döneminde üstüne çıkarak 1 santigrat arttığını ve bir dönüm noktasına gelindiğine işaret etmişti.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Öğretim Üyesi Biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin de, uzmanların bu uyarılarını yorumladı. Çetin, 35 yıldır yaptığı ekolojik araştırma ve incelemelerde elde ettiği sonuçların bunun bir göstergesi olduğunu ifade etti. 2011-2015 yıllarını en sıcak beş yıllık dönem olarak değerlendiren Çetin, şöyle konuştu: "Dünya Meteoroloji Örgütüne göre (WMO), 2011-2015 yıllarını ortalama 0.57 santigratla kaydedilen en sıcak beş yıllık döneme işaret ediyor. Ölçümlere göre, Ocak’tan Ekim’e kadar 2015’teki küresel ortalama yüzey sıcaklığı, 1961-1990 yılları arasındaki 14 santigratı da aşarak 0.73 santigrat daha yüksek olarak kaydedildi. Bunun yanında, ölçümler 1880-1899 yılları arasındaki sanayi öncesi döneme göre 1 santigrat artış olduğunu gösterdi.”
"YILDA 30 BİN TÜR YOK OLUYOR"
Biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin, şuan korkunç bir dönemden geçildiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Paneli (IPCC) 2013 raporuna göre, küresel iklim değişimden yüzde 95 insanoğlunun sorumlu olduğu konusunda bilim insanları hemfikir. Son yok oluş süreci 65 milyon yıl önce dinozorların yok oluşuyla sona erdi. Hiç şüphe yok ki şu an 6. Kitlesel yok oluşu yaşıyoruz. Ortada büyük bir jeolojik olay yok, sadece dünyadaki türlerden işgalci olan biri doğal ortamı bir daha onarılması güç bir şekilde zarar veriyor. Gerçekten, insanoğlu sadece kendisi için değil gezegen için kıyameti başlattı. Yılda 30 bin tür yok oluyor; yani saat başı üç tür. Doğal yaşam ve yabani hayvanlar, dünyanın çevresel ekolojik değişimlerine milyonlarca yıl içerisinde, başarılı bir biçimde adaptasyon sağlayarak bugüne kadar yaşamlarını başarılı bir biçimde sürdürdü. Şu an korkunç bir dönemden geçiyoruz. Son 20 yılda yok olan canlı türleri önceki son 100 yılda yok olan tür sayısına eşit. Ekolojik değişim, dünyanın ekolojik dengesini altüst ediyor."
OZON TABAKASI VURGUSU
Dünya yaşam sisteminin en önemli parçalarından birinin de Ozon tabakası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Barbaros Çetin, "Ozon tabakasındaki delik bir dönem gündemi meşgul etmesine rağmen her nedense son yıllarda uluslararası arenada pek gündeme getirilmiyor. Oysa ki şu an doğada yaşanan garipliklerin en önemli sebeplerinden biri de ozon tabakasındaki bu delik. Ozon tabakası güneşten gelen zararlı mor ötesi ışınların çoğunu emerek dünyaya ulaşmalarını önler olmasaydı dünyada bildiğimiz anlamda bir yaşam olmazdı. Bitkilerin biyolojik saatlerinin düzenlenmesi uzaydan gelen ultraviyole miktarları ile doğrudan ilişkilidir" şeklinde konuştu.
"AĞAÇLAR BİLE NE YAPACAĞINI ŞAŞIRDI"
Ozon tabakasının delinmesi ya da kısmi olarak incelmesiyle doğadaki etkilerini anlatan Prof. Dr. Çetin, şunları söyledi:
“Çiçeklenme gibi mevsimsel fizyolojik olaylar bu mekanizma ile kontrol edilir. Bitkilerin hormonel yapıları da bu mekanizmalarda ikincil rol üstlenir. Hormonlar doğrudan çevresel sıcaklık ve bitkinin genetik yapısı ile kontrol edilmektedir. Bu çevresel etkilerin neticesinde bitkilerin biyolojik saati hızla bozulmaktadır. Korkum şu ki kültüre alıp beslenmemizi sağladığımız meyve ağaçlarından ürün almamız bile yakın zamanda hayal olacak. Diğer korkum yabani bitkilerin de aynı şekilde etkilenmesi, çiçek ve meyve oluşturamaması nedeniyle üreyememesi sonucunda besin zincirinde kırılma meydana gelecek. Besin zinciri içerisinde bitkilerle beslenen yabani hayvanlar ve ardından zincirin diğer tüm halkaları birer birer yok olacak. Bunun anlamı dünya ekosisteminin tamamen çökmesi yani insanlar dahil tüm canlıların yok olmasıdır. Neticede insanoğlu büyük bir açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Maya takvimine gerek yok."
İnsanlığın 20. yüzyıldan itibaren yaptıklarıyla zaten kıyameti başlattığını anlatan Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:
"Örneğin at kestanesi ağacı yaklaşık 65 milyon yıldır gezegenimizin yaşayan bir üyesidir. Normal bir yıllık yaşam periyodunda baharda önce yaprak, bahar sonu çiçek, yazın meyve açar ve sonbaharda da yaprak ve meyvelerini dökerek kışı çıplak bir vaziyette geçirir. Oysa 2010 Ekim ayında Ankara’da çekmiş olduğum bu fotoğraf bugün yaşamakta olduğumuz ekolojik kıyametin inanılmaz bir ispatıdır. Bu fotoğraftaki anormallik aynı dal üzerinde dökülmeye yüz tutmuş yaprak, olgunlaşmış meyve olmaması gereken yeni yaprak ve çiçeklerin bulunmasıdır. Dünya ekosistemini öyle bir tahrip ettik ki, artık ağaçlar bile ne yapacağını şaşırdı."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.