19 Haziran 2017 Pazartesi 18:08
Boşanma Davalarında En Çok Merak Edilen Konu Velayet

Boşanma Davalarında veya velayet davalarında velayetin belirleyici önemli unsurlarından biri de, Çocukların gelecekleri ile ilgili bir karar niteliği de taşımakta olan velayet kararlarında mahkeme tarafından Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne dayanılarak idrak çağına gelmiş olan çocukların fikirlerinin alınması öngörülmektedir. Türkiye tarafında da imzalanan Çocuk Hakları sözleşmesine göre velayet konusunda çocuğun kararının belirleyici olması ve kararına saygı duyulması açısından önemli olduğu belirtilmiştir.

Çocukların velayet hakları ile ilgili olarak özellikle birden çok çocuğun konu olduğu velayet davasında çocukların hangi eşe ne şekilde verileceği daha açık ve net belirlenmesi açısından uzman psikolog raporu  alınmasıgerekmektedir. Uzman raporu ve velayet alınacak çocukların daha iyi şartlarda yetişeceği ortam tercih edilecektir.

Boşanma avukatı Ankara ile Çocuğun Velayet konusu  kamu düzenini ilgilendiren bir durumdur. Eşler kendileri anlaşmış olsalar bile, hakim tarafından çocuğun menfaatleri dikkate alınarak yapılacak olan olası düzenlemelere res’en müdahale ederek verilen kararları  değiştirilmesi mümkün olabilmektedir.

Velayet hakkının bir eşe verildikten sonraki tüm süreçte hakların artık eşte kalabileceğine ilişkin bir kural bulunmamaktadır. Velayet hakkını elde etmiş olan kişinin değişen durumlarına bakılarak velayetin değiştirilmesi için diğer eş her zaman dava açabilir.

Velayet konusunda yaşı henüz küçük olan çocukların sevgi, bakım ve şefkate ihtiyaç duyduğu gözetilerek anneye verilmesi gerekirken, babaya verilmesi hem usul hem de yasalar itibarıyla aykırılık teşkil eden bir durum olmaktadır.

Velayet Konusunda Yeni Çözüm ORTAK VELAYET

Yazılı ve görsel basında sıkça duyar olduğumuz ortak velayet nedir. Ortak velayet  evlilikleri son bulmuş eşlerin çocuk konusunda eşit haklara sahip olduğu bir durumdur.  Aile mahkemeleri Çocuğun güvenliğine ve üstün yararının olduğu tespit edilmesi ve anne babanında bu konuda anlaşmaları durumunda Velayet konusunda Ortak velayete karar verebilmektedir. Bu konu hakkında velayet konusunda Velayet avukatı Ankara desteği alabilirsiniz. 

Son günlerin En gündem Konusu İş Kazaları Ve  Tazminat Davaları

İş kazası tazminat davalarında, en önemli kısım olan maddi tazminatlar durumudur. Maddi Tazminat dediğimizde  tedavi giderleri ve çalışmamaktan doğan zararların akla gelmekte ve maddi tazminatın tazmini konusunda açılabilmektedir.

İş kazası avukatı ile Bu konuda tedavi giderleri için yaşanılan iş kazası nedeni ile bedensel bir zarara uğrayan veya ağır bir yaralanma nedeni ile ölümünden önce bir süre tedavi gören işçinin bu tedavileri için harcanan giderlerin tazmini için dava açılabilmektedir. Bunlar hastanedeki tedavi giderleri, ilaç ve doktor masrafları olabilmektedir.

Bunlar yanında genel olarak tedavi için gereken tüm kalemler tazminat hesaplamasında değerlendirilmektedir. SGK tarafından sağlanmakta olan tedavi masrafları konusunda ise işçi ve yakınları bir talepte bulunamamaktadır. Bu gibi SGK tarafından karşılanan tedavi giderlerinin talep edilmesi dürüstlük kuralı ile bağdaşmamaktadır. İş kazası nedeni ile tedavi gören işçiye SGK her türlü yardımı yapmaktadır. SGK yaptığı bu masrafları sonrasında işverene rücu etme hakkına da sahip olmaktadır.

Bir diğer tazminat konusu ise çalışmamaktan doğan zararların tazmini olmaktadır. Yaşanılan iş kazası nedeni ile geçici olarak iş görmezlik durumuna düşen sigortalıya geçirdiği her gün için iş görmezlik ödeneği verilmektedir.

  • Bunun yanında yaşanılan iş kazası nedeni ile kalıcı olarak iş görmezlik durumu meydana geldiyse ve sakat kalması söz konu ise ve bu sakatlık işimi yapmasına engel olursa ileride uğrayacağı zararların da giderilmesi konusunda talepte bulunulabilmektedir. İşçinin yaşadığı sakatlığa rağmen aynı işyerinde ve aynı ücret ile çalışıyor olmasına rağmen, bu konuda çalışan diğer işçilere oranla sakatlığı nedeni ile daha fazla efor sarf etmesi gerekiyor ise yine bir tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.
  • Yaşanılan iş kazası nedeni ile ölen işçinin desteğinden yoksun kalan kişiler işverene destekten yoksun kalma tazminatı için talepte bulunabilmektedir. Borçlar Kanununa göre desek gören kişilerin saptanmasında kullanılan ölçüt; destek veren işçinin ölümü ile destek gören kişilerin maddi zarara uğramış olmaları olmaktadır. Verilecek olan bu tazminat ölen işçinin yapacağı muhtemel süre içerisinde çalışarak kazanabileceği kazançtan destek gören kişilere yapacak olduğu muhtemel yardımın peşin ve toptan bir şekilde ödenmesi olmaktadır. İşçinin kusuru tazminatta indirime neden olabilmektedir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.