BENİM ÖDÜLLÜ BELEDİYEM...
Piriştina’nın rahmetli olmasıyla başladı herşey.
Ardından Hasan Fehmi Mani’de gidince, kent iyice Allaha emanet hale geldi.
Bu eleştirileri hep işin içinde olduğumuz için yaptık. Az sayıda insan anladı, çoğu da “Amaan kimbilir ne istemiştir de olmamıştır.” diye düşündü kendi basit yaşantısı içinde. Öyle ya, dervişin fikri neyse, zikri de odur.
Bugün biraz daha net ve anlaşılır bir konudan bahsedeceğim size. En düşük zekanın bile anlayabileceği cinsten bir olay. Üstelik kendi başımdan geçen bir olay...
İZSU kurumu 1984 tarihinde çıkan İSKİ yasası ile kurulmuş bir kurum. Bütün büyükşehir belediyelerinde su ve kanal hizmetleri aynı yasa ile kuruluyor.
Bu yasaya göre, İZSU’ya o tarihten beri Büyükşehir Belediye Meclisince, iki yıllığına ve iki kişi Denetçi olarak seçilir. Ayrıca aynı yasada alacakları maaş da belirlenmiştir. “1. Derece devlet memurunun ek göstergesiz maaşı.” der yasa. Öyle atla deve bir maaş değil. Aşağı-yukarı asgari ücret düzeyindedir. Örneğin, 2007 yılında biz Denetçilere ödenen maaş 598 TL. Üstelik bu ücret de yine izmir Büyükşehir belediye meclisince her yıl yeniden Meclis kararına bağlanmak zorundadır.
Aynı dönemde İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinde, Ali okulu mezunu, sadece el kaldırıp indiren adam dahil, oturum başına 125 Tl hakkı huzur alınmaktadır anımsadığım kadarıyla!
2000 yılı Mayıs ayından, 2010 yılı Mayıs ayına kadar bu göreve seçilen iki kişiden biriydim. İkinci kişi ara sıra değişti. Piriştina döneminde başladığı için, Aziz Abi döneminde de kimse dokunmadı bu gidişata. Sonunda, 2010 tarihinde, Büyükşehir meclis üyeliği ve İZSU Denetçiliği görevimiz sona erdi.
Buraya kadar her şey anlaşılmıştır umarım...
Derken Sayıştay Denetçisi Cem Rıza Ertaş hesapları incelemeye gelir 2006’dan itibaren. Memurlara  ödenen ikramiyeler konusunda filan kişi borcu çıkarılır ve ilaveten denir ki “Efendim, Denetçilere ödenen maaş fazladır.  Bu arkadaşlara ayda sadece 71 TL (yazı ile yetmiş bir TL) ödenmesi gerekirdi.”  Buradaki olay sanırım “Bu denetçiler CHP’nin meclis üyesi. Yani siyasi. Ona göre bir ceza kesmek lazım” anlayışı. Çünkü su ve kanal idaresi olan başka hiç bir belediyede denetçilerin maaşı 71 TL değil...Ayrıca da, bir Sayıştay denetçisi 71 TL maaş olamayacağını, bu kadar teferruatlı görev ve diploma tanımı yapılmış denetçilerin bu ücrete çalıştırılamayacağını, en önemlisi, bir insanı asgari ücretin altında çalıştırmanın angarya sayılacağını ve yasal olarak suç olacağını” bilmiyor olabilir mi?
Bir düşünün, aynı dönem İZSU ‘da görev yapan yeni mezun şehir plancısı bir meslektaşım, Aziz Abi torpiliyle işe giriyor ve 4000 TL civarında maaş almaya başlıyor. Ben, o katrilyonluk kurumun denetçisi ve sorumlusu olarak 71 TL maaş alacak mışım iyi mi!
Örneğin, Aziz Abi tarafından Narlıdere Belediyesinden getirtilip, otomatikman “İç Denetçi” yapılan dönemin Büyükşehir meclis üyesi Celal Yıldız’ın eşi, biz 598 Tl maaş alırken, kaç para maaş alıyordu acaba? Üstelik formasyonu nedir, nasıl kuruma alındı, bilen var mı? Neyse.
İZSU hukuk birimi bu davayı Sayıştay’da takip ediyor ve o kadar hukuk insanı, 71 TL maaş olamayacağını, bunun bir kabile devletinde bile görülemeyeceğini kanıtlayamıyor.
Peki ne oluyor? Bu davayı kaybeden hukuk servisi görevden mi alınıyor? Ya da genel müdür? Ya da ilgili birim amirleri? Yoksa 65 yaşına gelip mecburen emekli olanların yerine rutin atamalar devam mı ediyor? En son Fugen Selvitopu’mu genel müdür olmuştu? (Selvitopu konusuna önümüzdeki yazıda değineceğiz)
Ya da Aziz Abi “Bu nasıl bir iştir?” diye ortalığı ayağa mı kaldırıyor? Anayasa Mahkemesine, AİHM’ ye mi gidiyor? Hayır!
DEVAM EDECEK...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.