Kamu Spotu İstatistik okuyacaklarını sanan 3 ünlü isme trafik kazasında hayatını kaybeden 18 yaşındaki Gökhan Demir'in otopsi raporu ve fotoğrafı verildi. Sanatçıların o an yaşadıkları duygular, #cankaybediyoruz başlığıyla kamu spotu videosu oldu.
24 Mart 2016 Perşembe 16:33
Ve düğmeye basıldı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), koridorun üst bandı olan gecelik borç verme faizini 13 ay aradan sonra 25 baz puan indirerek % 10,75'ten % 10.50'ye çekti. Merkez Bankası koridorun alt bandını %7.25'te bıraktı, 1 haftalık repo faizi de %7.50'de kaldı.

MERKEZ'DEN 13 AY SONRA BİR İLK!

Kararı değerlendiren uzmanlar sadeleşmenin başladığına dikkati çekti.

Gedik Yatırım Menkul Değerler Portföy Yönetim Müdürü Eral İlhan Karayazıcı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bugün aldığı üst bantta 0,25 puan indirim kararı ile fiilen sadeleştirmeyi başlatmış olduğunu belirterek, kurlarda yukarı yönlü bir trendi tetikleyeceğini düşünmediğini söyledi.

Eral İlhan Karayazıcı yaptığı açıklamada, 2015 yılında eyvah Fed korkusu ile negatif ayrışan gelişen ülkelerin hem ABD Merkez Bankası'nın ilk faiz artırımının hem de Ocak ayında yaşanan petrol kaynaklı panik atağın da geride kalması ile pozitif ayrışmaya başladıklarını belirterek, "Geride kalan 2 ayda Türkiye’de bu rüzgardan yararlanıyor ve güçlü yabancı girişine sahne oluyor" diye konuştu.

KARAR SÜRPRİZ DEĞİL

Bu atmosferin TCMB için sürpriz olmadığını vurgulayan Karayazıcı, 2015 ortasında açıklanan sadeleştirme politikasının bu senaryoya ilişkin bir hazırlık olduğunu ifade eden Karayazıcı, şu şekilde konuştu:

"Merkez Bankası'nın bugün aldığı üst bantta 0,25 puan indirim kararı ile fiilen sadeleştirmeyi başlatmış olduğunu bildirdi.

TCMB önümüzdeki toplantılarda da dış iklime ve enflasyon oranındaki seyre bağlı olarak politika faizine dokunmaksızın üst bandı kademeli biçimde indirmeye devam edecektir."

Karayazıcı, kararın ilk etkisinin USD/TRL’de % 0,4 kadar bir artışa işaret ettiğini belirterek, "Ancak ben bunun kalıcı olacağını sanmıyor, aksine faizlerde ölçülü indirim sürecinin başlamış olmasının 2014 yılını hatırlatır biçimde tahvil cephesinde yabancı girişini teşvik edeceğini tahmin ediyorum. Piyasa beklentiler ile hareket ettikçe ve faiz oranlarında indirim beklentisi kurlarda bir sıçramaya neden olmadıkça, tahvil cephesinde yatırımcılar için yeterli bir alış gerekçesidir.

Bu pencereden bakınca Türkiye farklı lokal nedenler ile tercih edilmez bir konuma düşmedikçe tahvil cephesine yönelecek yabancı yatırımcılar USDTRL’de arz gereksinimine katkı sağlayacak , başka bir deyişle lokal yatırımcıların döviz talebinin kurlarda ve enflasyonda yükselişe neden olmasını engelleyebilecekledir."

Eral İlhan Karayazıcı, özetle TCMB'nin sadeleştirme sürecini başlatmış olmasının Türkiye piyasaları üzerindeki etkisinin ölçülü pozitif olmasını beklediklerini vurgulayarak, kurlarda yukarı yönlü bir trendi tetikleyeceğini düşünmediğini söyledi.

ALB Forex Araştırma Uzmanı Enver Erkan, faiz koridorunun simetrikleştirilmesi çerçevesinde uygulanacak bir sadeleştirme politikasının daha önce TCMB’nin gündeminde olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Bunun yapılması için en önemli gösterge de korku endeksi olarak adlandırılan VIX ve Move endekslerindeki oynaklığın azalmasıydı. Ancak Çin’den yükselen endişelerin küresel piyasalarda yarattığı negatiflik, sadeleştirmenin de rafa kalkmasına neden oldu. Fed’in Mart ayındaki karar aşamasını düşündüğümüzde oluşan olumlulukla beraber, diğer merkez bankalarının da basta Avrupa ve Cin olmak üzere ekonomileri destekleme yönünde genişleme adımları atıyor olmaları, Merkez Bankası tarafından da bir nevi avantaj olarak görüldü.

'EN ÖNEMLİ GÖSTERGE KORKU ENDEKSLERİNDEKİ SADELEŞME'

Ağustos ayında açıklanan sadeleşme planına atıfta bulunulması önemli. Merkez Bankası üst bantta yapmış olduğu indirimle sadeleşme yönünde fiili bir adim atmış oldu. Tabii burada en önemli gösterge de korku endeksleri olan VIX ve Move endekslerindeki sakinleşmedir. Kur volatilitesi yüksekken geniş faiz koridoruna ihtiyaç var, tabii son donemde küresel iyimserliğin TL üzerine olumlu yansımalarıyla beraber söz konusu kur volatilitesi azaldı.

Merkez Bankası sadeleşmeyi üst banttan aşağı iniş olarak değerlendiriliyor, sadeleşme adımlarına devam etmek için gecelik borç verme faizi ve 1 haftalık repo faizi arasındaki farkı azaltacaktır. Ancak buna devam edebilmesi için kur volatilitesinden baksa çekirdek enflasyon görünümüne de dikkat etmesi gerekecektir. Yüzde 9.70 seviyelerine gelen çekirdek enflasyonda da yukarı yönlü trend devam etmektedir.

'EĞER KOŞULLAR DEĞİŞİRSE...'

Merkez Bankası’nın üst bandı yüksek tutmasının nedeni küresel risklere açıklık oranını düşürmekti. 25 baz puanlık indirim sembolik bir ayarlama, fiilen fonlama maliyetlerine çok ciddi bir etki olmasını beklemiyoruz. Yine de biz yapmalarını beklemiyorduk. Bu acıdan bizim için sürpriz bir karar oldu. Ancak faiz koridoru mantığının da değişmemesi gerekli. Küresel oynaklıklar konusunda temkinli olunmaya devam edilmeli, dolayısıyla yeni Merkez Bankası yönetiminin önünde önemli bir ev ödevi olacaktır. Son Fed yetkilileri açıklamaları Nisan toplantısının da faiz artırımı konusunda canlı olduğunu gösteriyor. Haziran fiyatlaması ise daha kuvvetli olabilir. Diğer yandan küresel ekonomilerdeki negatif yönlü trendi ve jeopolitik risklerin getirdiği güven eksikliğini göz önünde bulundurmak gerekecek. Kur konusundaki endişelerimiz de bu noktadan ortaya çıkmaktadır. Avrupa’da istenen ekonomik toparlanmanın sağlanamaması veya Cin’de özellikle yaz aylarında yuanin sert bir şekilde devalüe edilmesi olasılığı bu adımların devam etmesi önünde engel oluşturacaktır. Merkez Bankası’nın işaret ettiği sadeleştirme koşullarından uzaklaşma oldukça TL’nin de dolara karsı orta ve uzun vadede zayıf kalma olasılığı bulunmaktadır. Eğer bu adımlar, bu koşullar altında bir faiz artırım döngüsüne dönüşürse kurun yukarı doğru tepkisi daha sert olacaktır."

ENFLASYONDAKİ SINIRLI İYİLEŞME TCMB’NİN ÖLÇÜLÜ KALMASINA NEDEN OLDU

İntegral Menkul Değerler A.Ş. Araştırma Direktörü ve UZMANPARA yazarı Tuncay Turşucu, TCMB'nin politika faizini %7.50’de sabit tutarken, üst bant olarak söylediğimiz marjinal fonlamayı 25 baz puan düşürerek %10.75’den %10.50 seviyesine indirdiğini hatırlatarak şöyle konuştu:

" Bununla birlikte geç likidite penceresi oranını da 25 baz indirim yaparak %12.25’den %12 seviyesine çekti. Alt bant ise %7.25 seviyesinde sabit tutuldu.

Böylece faiz koridorunda 25 baz puanlık bir daralma oluşmuş oldu. Beklentiler politika faizinde değişiklik olmayacağı yönünde olurken, üst bantta güçlü olmamakla birlikte indirim beklentisi vardı.

Merkez karar metninde, küresel oynaklıklardaki azalmanın geniş koridora duyulan ihtiyacı azalttığına işaret ediyor. Bunda Fed’in son toplantısında oluşan ılımlı havanın etkisi var. Ayrıca ECB, Boj ve BoE gibi diğer majör merkez bankalarının güvercin duruşlarının da etkisi var. Diğer yandan enflasyondaki iyileşmeyi sınırlı olarak görüyor ve sıkı duruşun sürmesi gerektiğini söylüyor. Bu nedenlerle faizde ölçülü bir indirim yapmış durumda. Baka deyişle enflasyondaki iyileşme daha güçlü ve net olsaydı Merkez daha fazla faiz indirimi yapabilirdi.

RADİKAL ETKİ YARATACAK ADIM DEĞİL ANCAK İNİDİRİM SÜRECİNE GİRİLDİ

Merkez’in kararı çok radikal bir etki yaratacak bir adım değil. Ancak faizde indirim sürecine girilmiş oldu. Mevcut global görünümün ılımlı kalmaya devam etmesi ve enflasyondaki iyileşmenin sürmesi önümüzdeki toplantılarda faiz indiriminin ölçülü bir şekilde devam edeceğini gösteriyor. Enflasyondaki iyileşmenin hızlanması durumunda faiz indirimleri de hızlanabilir.

DOLAR/TL 2.89'U VURDU KAÇTI

Kararın ardından USDTRY’de 80 pipslik bir yükseliş görüldü ve 2.8904 seviyesi görüldü. Ancak şu sıralarda yeniden 2.8838 seviyesine gerilemiş durumda. TL üzerinde büyük etki beklemiyoruz. Aksine global fon akışlarının sürmesi durumunda TL’deki güçlenme önümüzdeki süreçte devam edebilir ve USDTRY 2.87 seviyelerine doğru gerileyebilir. Gösterge tahvil faizi ise birkaç gündür 25-50 baz puanlık bir indirimi fiyatlamıştı.

Alan Yatırım Araştırma Uzmanı Burçak Gezgin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısını yorumladı:

DAHA FAZLA İNDİRİM GELİR Mİ?

Gezgin, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Merkez Bankası Mart ayı toplantısında faiz koridorunun mevcut üst bandı olan fonlama oranını 10,75’ten 10,50’ye düşürdü. Yani Merkez Bankası kısaca maksimum uygulayabileceği faiz oranını düşürdü. Ancak bu mevcut fonlama faizinin düşeceği anlamına gelmiyor. Sadece uygulayabileceği maksimum faizi kısıtladı. Özellikle son dönemde AMB’nin genişlemeci para politikasını artırmasıyla birlikte, FED’in de Mart ayında faiz artırım beklentilerini düşürmesi TCMB’nin elini güçlendirmiş gözüküyor. Karar faizler üzerinde kısa vadede etkili olmayabilir. Ancak TCMB’nin orta vadeli niyetini yansıtıyor. Yani piyasadaki pozitifliğin devam etmesi halinde, Merkez Bankası faizlerde daha fazla indirim seçeneğini kullanacak gibi gözükmekte. Bunun için kur tarafında da daha düşük seviyeleri görmeyi bekleyecek gibi görünmüyor. Özellikle banka yönetimin değişmesi halinde faizlerde aşağı yönlü baskı daha da hızlı olabilir. Şuan için 25 baz puanlık indirim hem TCMB hem de piyasalar için sembolik bir değer. Önümüzdeki dönemde artık küresel piyasaların etkilerine bağlı olarak faizleri indirme niyetine paralel gelişmeler izlenebilir." 
Son Güncelleme: 24.03.2016 16:35
Anahtar Kelimeler:
düğmeye basıldı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.