21 Ocak 2016 Perşembe 10:38
Vatandaşı borçlandırıp ekonomiyi büyütecekler
 Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bankaların vatandaşa daha çok ve daha kolay kredi vermesini sağlamak, taksitli kredi kartı harcamalarını daha da artırmak için 5’i yönetmelik 5’i tebliğ olmak üzere toplam 10 farklı düzenlemede kritik değişikliğe gitti. Değişiklikler 31 Mart’tan itibaren yürürlüğe girecek. BDDK’nın yaptığı değişiklikler, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in önceki gün bankalardan kullandırılan tüketici kredilerinin önünü açacaklarına ilişkin mesajlarıyla önemli ölçüde örtüştü.


KREDİ KULLAN, KARTTAN HARCA


Yapılan değişikliklere göre bankalar, bazı tüketici kredileri ile taksitli kredi kartı harcamaları için artık daha düşük oranda karşılık ayıracak. KOBİ’lere verilen krediler için de aynı kolaylıklar sağlandı. Kredi karşılık oranlarının aşağı çekilmesi, bankaların elindeki kaynakları ihtiyaten depoda tutmak yerine doğrudan tüketiciye ve KOBİ’lere aktarma imkanını veriyor. Dolayısıyla düzenlemeyle birlikte bankalar bundan sonra tüketicilere daha fazla kredi verecek, kredileri satabilmek için de daha çok vatandaşın kapısını çalacak.

SEÇİM İÇİN TEHDİT BİLE HAZIR

Yeni dönemde banka kredilerine daha kolay ulaşan vatandaş, aldığı borçla harcamalarını artıracak, beyaz eşyasını hatta evini değiştirecek. Özellikle konuta yönelik durgun talep canlanacak. Vatandaş daha çok alışveriş yapacağı için sanayi üretimi artıp piyasa canlanacak. Böylece ekonomi, hükümetin planladığı gibi harcama yoluyla da büyümüş görünecek. Ancak büyüme vatandaşın alıp harcadığı borçla sağlanacağı için risk büyük ölçüde vatandaşın üzerine kalacak, gayrimenkul rantı artacak, hükümet borcu artmış vatandaşa seçimlerde, “Bizi seçmezseniz istikrar bozulur, borçlarınızı ödeyemez hale gelirsiniz” tehdidini kullanma fırsatı yakalayacak.



BDDK, bir taraftan kredi musluklarını açarken diğer yandan bankaların güçlü mali yapıda çalışmalarını zorunlu kılan sistemi gevşetti. 2001 krizinde çok sayıda bankanın batması ve ekonomiyi krize sürüklemesi nedeniyle bankacılık sistemi değiştirilmiş, bankaların sürekli olarak güçlü mali yapıda ve nakit kaynakla çalışmaları zorunluluğu getirilmişti. Bu sayede Türkiye örneğin 2008 krizinde bankacılık riski yaşamadı.
Yeni değişikliğe göre BDDK, piyasalarda nakit sıkışıklığı yaşandığı dönemlerde, bankaların tutturmak zorunda olduğu TL için yüzde 100, yabancı para için yüzde 80 likidite oranını aramayacak, daha aşağıdaki oranı kabul ederek, bankaların daha az nakitle faaliyetlerini sürdürmelerine izin verecek.

AZ NAKİTLE FAALİYET DÖNEMİ

Sektörün riskini artıran ikinci bir değişiklik daha yapıldı. BDDK, faaliyetlerinde zafiyet gördüğü, riskli alanlara yaklaştığını gördüğü bankalardan yüzde 100 ve yüzde 80’lik likidite oranının daha üzerinde bir orana çıkmasını isteyebiliyordu. Yani bu durumdaki bankaları daha fazla nakit para bulmaya zorluyordu. Böylece bankalar sürekli güçlü bir yapıda kalıyordu. Yeni değişiklikle BDDK, artık bu durumdaki bankalara dahi baskı yapmayacak, genel oranı tutturmalarına, hatta piyasada nakit sıkışıklığı yaşandığı dönemde daha da düşük nakitle çalışmasına izin verecek.
Son Güncelleme: 21.01.2016 10:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.