26 Mart 2014 Çarşamba 12:23
Türkiye Yatırım İçin Dünyanın En Cazip Ülkelerinden Biri

Başbakanlık Yatırım ve Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Aycı Türkiye’nin 2013 yılında Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) açısından en cazip ülkeler sıralamasında ilk 20’nin içerisinde olduğunu açıkladı.
Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Aycı Haber ajanslarıyla gerçekleştirdiği toplantıda 2013 yılında Türkiye'nin 9,5 milyar dolarlık sıfırdan yatırım projesi çektiğini kümülatif olarak da geçen yıl 12,9 milyar dolarlık doğrudan yatırım çektiğini tahminlerine göre doğrudan yatırım alanında Türkiye'nin 2013 yılını 2012 yılının üzerinde kapatacağını söyledi. Aycı, kapanmamış hesaplarla revize edilecek olduğunu belirterek Türkiye “13 milyar dolar doğrudan yatırım alarak Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) açısından en cazip 20 ülkeden biri oldu. G-20 içerisinde yer alan ülkemizin en fazla yatırım yapılan ülkeler arasında olması hedefimizdi ve hedefimizi gerçekleştirdik” dedi.
TÜRKİYE'DE GÜÇLÜ BİR ÇIKIŞ YAŞANMADI
2013 yılında Türkiye’nin güçlü bir çıkışa sahne olmadığını belirten Aycı, “Polonya gibi ülkelerde çok ciddi çıkışlar oldu fakat Türkiye’de böyle bir çıkış yaşanmadı. 2012’de 640 milyon dolarlık bir çıkış yaşanırken 2013’te 590 milyon dolarlık bir çıkış yaşandı. Rakamlarımız birbirini takip ediyor. Anlamlı bir çıkış yok. Tam tersine sermaye akışı devam ediyor. Böyle bir zor dünyada, böyle bir zor ortamda, Ukrayna, Suriye, Mısır meseleleri var. Bütün bunların ortasında Türkiye pozisyonunu koruyor ve yatırımcılarda Türkiye ile ilgili Türkiye'nin geleceği ile ilgili olumlu bakış açısını koruyor” dedi.
2013 yılıyla bir önceki yıl arasında paralellik olduğunu belirten Aycı, “Dünyadaki gelişmeleri de göz önünde bulundurursak Türkiye’nin performansı düşmemiştir buna göre başarılı bir yıl geçirdik diyebiliriz. Dünya ile de paralellik arz etmiştir. Biz 2013 yılında sıfırdan yatırım çekmede (greenfield) yüzde 8 büyüdük. Dünyada da sıfırdan yatırımlar 2013 yılında bir önceki yıla göre yüzde 8 büyüdü. Dolayısıyla trendlere göre daha kötü değil. Dağılıma bakıldığında birçok ülkede düşüş var. 'Türkiye aslında göreceli olarak iyi bir performans gösteriyor ya da performansını düşürmemiştir' denilebilir” dedi.
2002'YE KADAR 12 MİLYAR DOLAR SON 11 YILDA İSE 135 MİLYAR DOLAR YATIRIM ÇEKTİK
Türkiye'ye 2002 yılına kadar çekilen yatırım miktarının toplam 12 milyar dolar iken son 11 yılda 135 milyar dolarlık doğrudan yatırım çekildiğini fakat Türkiye’nin potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirten Aycı, “Potansiyelimizin altında yatırım çekiyoruz bu bir gerçek fakat son 10 yılda gelinen nokta hızla geliştiğimizin göstergesidir. 10 yıl önce yılda 1 milyar dolar doğrudan yapılırken şimdi 13 milyar dolara çıktı bu rakam. İlk 500 şirket içerisinde şu anda yaklaşık 140 civarı küresel sermayeli şirket var ve bunların 140’ı uluslar arası yabancı şirketler. İlk 500 şirketin ihracattaki payları yaklaşık yüzde 40 istihdama faydaları da göz önünde bulundurulmalı” dedi.
ENERJİ YATIRIMLARI SON 4 YILDA 11 MİLYAR DOLAR OLDU
Türkiye’nin en fazla finans Bankacılık ve sigorta sektörlerinde ikinci olarak enerji sektöründe üçüncü olarak da imalat sektöründe yatırım çektiğimi belirten Aycı, “Bu yabancı yatırım için dengeli bir durum. Sadece belli yatırımları çeken ülkeler var ki biz bunu çok sağlıklı görmüyoruz. Cari açıkta en çok açık verdiğimiz enerji sektöründe son 4 yılda 11 milyar dolar yatırım yapılmış bu çok önemli bir gelişmedir. Geçen yıl 2,5 milyar doların üzerinde enerji sektörü yatırımı aldık. Enerji sektörünün bizim için yüksek çıkması bizim için son derece kritik. Bu alanda çalışmaya devam ediyoruz ve yeni yatırımlar gelecek diye bekleyebilirsiniz. Bu 11 milyar dolarlık yatırım içinde satın alma da var, sıfırdan yatırım da var” dedi.
AVRUPA'DAKİ KRİZİ YENİ PAZARLARLA AŞTIK
Türkiye’ye en çok yatırım yapan ülkenin Almanya olduğunu söyleyen Aycı, “Almanya Türkiye’ye 2 milyar dolar yatırım yaptı ardından Hollanda geliyor. Avrupa ülkelerinde yaşanan krizin etkileri ile yapılan yatırımların da düşmesi gerekirdi fakat biz Avrupa dışındaki ülkelerdeki faaliyetlerimizle bunu telafi ettik. 2012 yılında Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye yapılan yatırımlardaki payı yüzde 68’di şuan bu rakam yüzde 52. Asya ülkelerinin doğrudan yapılan yatırımlardaki payı ise yüzde 22’den yüzde 31’e çıktı. Rusya yüzde 9 Kuzey Amerika yüzde 4 ve EFTA ülkelerinin yüzde 2 yatırım yapan ülkeler oldu. 2013 yılında, Lübnan, Japonya ve Rusya ilk 10'daki yatırımcılar olarak gözüküyor. Bu da şunu göstermekte Asya merkezli sermaye girişi Türkiye'de artmakta. Katar da 2013 yılında Türkiye’ye yatırım yapan ilk 10 ülke arasında yer alıyor. Malezya'nın da son 3 yılda Türkiye'ye 1,5 milyar dolar yatırım yaptığını da söylemek isterim” dedi.
Japonlar'ın Türkiye'ye son 10 yılda 1,5 milyar dolar yatırım yaptığını hatırlatan Aycı, bunun 494 milyon doları sadece geçen yıl geldiğini ve bunun arttığın belirterek “Şu anda 200'e yakın Japon şirketinin Türkiye'de faaliyet gösteriyor 200’e yakın Japon şirketi de gelmek üzere. Kimisinin ofis açacak kimisi ortaklık kuracak kimisinin de sıfırdan yatırım yapacak. Çinli şirketler Türkiye'de yatırım gerçekleştirmek üzere araştırmalar yapıyor. Şu anda doğrudan yatırım radarımızda Çin'i fazla görmüyorsunuz. Finansmanı başka yerlerden getirildiği için Çin yatırımlarının bir kısmını Türkiye'de göremediniz. Çinli yatırımcılarla şu anda daha fazla görüşüyoruz. 2014 yılı içerisinde ya da 2015 yılının başında bazı ciddi Çin yatırımlarını duymuş olacaksınız” dedi.
TÜRKİYE'YE OLAN GÜVENİN KANITI
Dünyanın krizden çıktığını 2008 krizini geride bıraktığımızı belirten Aycı, “Toparlanma ve eski 2007'deki muhteşem yıla geri döndüğümüzü söyleyemeyiz. Öyle bir sene yaşanır mı? Önümüzdeki 5 yılda onu kestirmek bile çok güç. Ama şu gerçek ki kriz bir miktar geride kalmış durumda. Dünyada yaşanan krizin büyük bölümünün kaynağı bize gelen yatırımların 3’te ikisinin geldiği bölge olan Avrupa. Dolayısıyla yatırımların üçte 2 oranında düşürmemiş olmasını anlamlı. Bu Türkiye'ye olan güvenin devam ettiğinin kanıtıdır” dedi.
BAŞBAKAN'IN YURTDIŞI ZİYARETLERİNİN ETKİSİ
Başbakan’ın ziyaretlerinin yabancı yatırımcılar üzerinde etkisi olduğunu belirten Aycı, “Başbakanımızın ziyaretleri ardından ziyaret edilen ülkelerden yatırımlar artıyor. Son dönemde serbest ticaret anlaşmaları yapmak, ticari ortaklıklar kurmak üzere çok ciddi çalışmalar var. Güney Kore ile serbest ticaret anlaşması yapıldı. Japonya ile serbest ticaret anlaşması için görüşmelere başlayacak. Umarım, AB ile ABD'nin yapmaya çalıştığı serbest ticaret anlaşmasının bir bacağını da biz oluştururuz. ABD ile de serbest ticaret anlaşması görüşmeleri hızla ilerler" dedi.
DÜNYA YATIRIM ZİRVESİ İSTANBUL'DA YAPILACAK
Yatırım ajansı olarak çok ciddi tanıtım faaliyetleri sürdürdüklerini belirten Aycı, şunları söyledi: "14-15 Mayıs'ta İstanbul'da Dünya Yatırım Zirvesi yapıyoruz. Yaklaşık 135'den fazla ülkeden yatırım ajansları ve ziyaretçiler burada olacaklar. Bunun yanı sıra 20-21 Mayıs'ta da yine Türkiye'de devlet fonları ile bir toplantı yapacağız. Şu anda dünyada devlet fonlarının elinde 4-4,5 trilyon dolarlık bir kaynak var. 4-4,5 milyon dolarlık bir kaynağı kontrol ediyorlar. Bunların önemli yöneticilerini İstanbul'da ağırlayacağız. En büyük fonlar burada olacak. Emeklilik fonları da olacak. ABD'deki yatırımcıları Türkiye'ye kazandırmamız lazım. Dolayısıyla bizim hedefimiz Asya'daki ülkelerle birlikte çok büyük hedefimiz ABD. Küresel değer zincirinin, üretimin Türkiye'nin bir parçası olmasını istiyoruz."
"KİMSE TÜRKİYE İLE İLGİLİ POZİSYONUNU DEĞİŞTİRMEDİ"
Doğrudan yatırım yapan şirketlerin bir ülkenin kısa süreli gelişmeleriyle değil geleceğiyle ilgilendiğini belirten Aycı, “Kısa vadeli yatırım yapacak olanlar kur ve bunun gibi gelişmelere daha duyarlı uzun vadeli yatırım yapacak olan yatırımcı ise son dönemde yaşadığımız bazı gelişmelerden etkilenmedi. Yabancı yatırımcının kısa süreli olarak şuan ilgilendiği seçimden kaynaklanan tansiyonun düşmesi. Mevcut iktidarın güçlü bir biçimde seçimden çıkması da beklentilerden biridir. Kimse Türkiye ile ilgili pozisyonunu değiştirmedi. Yatırımcın mevcut iktidarın yüksek oyla devamını düşünüyor" dedi.
"OCAK RAKAMLARI ARALIK AYINDA YAŞANANLARA EN İYİ CEVAP"
Aycı, Türkiye'ye 2014 yılında da en az 2013 yılındaki kadar doğrudan yatırım olacağını ifade ederek, “Ocak ayına yüzde 51 artış ile başladık. Türkiye'ye 1,2 milyar dolar yatırım girdisi oldu. Aralık'ta bu olaylar yaşandıktan sonra ocak ayındaki 1,2 milyar dolarlık doğrudan yatırım girişi Türkiye ile ilgili iyi cevaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Yatırımlarda bir düşüşün değil tam tersi seçim sonrası istikrarın devam ettiği takdirde Türkiye'deki doğrudan yatırım seyrinde bir miktar artışın olabileceğini düşünüyoruz. Bu yılın nisan ve mayıs aylarının çok kritik. Sadece seçim kritik değil. Seçim sonrası vereceğimiz mesajlar da çok kritik. Türkiye çok kritik mart, nisan ve mayıs aylarından geçerek daha olumlu bir seyir halinde yatırımlar almaya devam edecektir" dedi.
"TÜRKİYE'NİN SORUNU '17 ARALIK'TAN ÇOK DAHA DERİNDE"
Son dönemde yaşanan gelişmelerle ilgili de açıklama yapan Aycı, “17 Aralık süreci ile ilgili yaşanan sürecin Türkiye'nin lehine bir durum olduğunu söyleyemeyiz. Türkiye'nin itibarı ile ilgili bir durum olduğu açıktır. Türkiye'nin sorununun 17 Aralık'tan daha derinlerde bir yerde olduğunu düşünüyorum. Bu da vatandaş İlker Aycı olarak yorumum. Türkiye ile kimin sorunu varsa onun sorununun daha derinlerde bir yerde olduğunu düşünüyorum. O sorunların çözümünde de Tayyip Erdoğan'sız bir siyaset dizaynı ile bunlardan kurtulacaklarına inanmış bir kesimin propaganda ve kampanya yaptığını düşünüyorum. Ülkeyi 10-11 yılda buraya taşıyan bir siyasi liderin, böyle sorgulanmasını veya bu tarafa itilmesini de kendi vicdanımda hiç bir yere sığdıramıyorum” dedi.
TWITTER TÜRKİYE'DE OFİS AÇMALI
Twitter yasağı ile ilgili de konuşan Aycı, “Yatırım ajansı olarak bizim eksikliğimizi söyleyeyim. Bizim de Twitter'a, Facebook'a gidip Türkiye'de ofis açmaları için, pozisyon almaları lazım. Onlara bir an önce gidip, lütfen Türkiye'de ofis açın, biz Türkiye'de muhatap arıyoruz, demeliyiz. Fakat yatırımcı da bazı şeylerin farkında. Bunun uluslararası standartların, üzerinde konsensüs sağlanmış, ülkeden ülkeye değişen bir yapı gösterdiğinin farkında. Türkiye bu alanda henüz kurumsallaşmasını tamamlamış bir ülke sınıfında. Burada kurumsallaşmayı tamamladığımız alanda, bence bu tip çekişmelerde, tartışmada gider" dedi.
"WOSVAGEN'LE HALA GÖRÜŞÜYORUZ"
Türkiye’nin uzun süredir yatırıma ikna etmek için uğraştığı Volkswagen’in yenilenecek ticari araç modeli Crafter’ın üretim üssü olarak Polonya’yı seçmesi ile ilgili bir açıklama da yapan Aycı, “Çok ciddi bir çalışma yaptık öyle ki neredeyse Wosvagen yöneticileri ile aramızda dostluklar kuruldu. Proje ile ilgili bütün detaylara vakıfız. O süreçte bizimle birlikte çok ciddi mücadele eden Doğuş Grubu’na da teşekkür ederim. Fakat Wosvagen Crafter’ı Polonya’da üretmeyi tercih etti. Fakat bir ayrıntıya dikkat etmek lazım Wosvagen ile görüşmeye devam edeceğiz başka bir yatırım Türkiye’de olabilir. Wosvagen Türkiye’yi tercih etmedi mantığı yanlış mesela MAN’ı satın aldılar. MAN bir Wosvagen şirketi” dedi.
JAPONLAR ANKARA'YA GOLF SAHASI İSTİYOR
Türkiye’de son dönemde yapılan altyapı yatırımlarını eleştirenlere şaşırdığını belirten Aycı, “Altyapısı olmayan bir ülkeye yabancı yatırımcı nasıl gelsin? Değil altyapı Ankara’ya gelen Japon yatırımcılar Ankara’da golf sahası olmamasını eleştiriyorlar. Ben Antalya’nın harika golf sahaları olduğunu golf oynamak istiyorlarsa Antalya’ya gidip turizme de katkı sağlamaları yönünde espri yapıyorum fakat bunlar bile önemli şeyler” dedi.

Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.