02 Şubat 2017 Perşembe 15:50
TİM Başkan Vekili Süleyman Kocasert: "İhracatta son 49 ayın rekoru kırıldı"

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Süleyman Kocasert, 2017 yılı ocak ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi. İhracatın Ocak ayında yüzde 15 oranında artarak, son 49 ayda gerçekleşen en yüksek artış oranına ulaştığını söyleyen Kocasert, "Yeni anayasa ile birlikte ekonomide enflasyonda ve işsizlikte aşağı yönde bir hareketlilik olacak" dedi.

TİM Başkan Vekili ve DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, DENİB Nihat Zeybekci Toplantı Salonunda Ocak 2017 Türkiye ve Denizli ihracat rakamlarını açıklayarak basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Türkiye ihracatının ocak ayında, 9 milyar 157 milyon dolardan 10 milyar 528 milyon dolara yükseldiğini belirten Kocasert, bunun oran olarak yüzde 15’e ulaştığını, son 49 ayın rekorunun kırıldığını ifade etti. Denizli ihracatında ise, DENİB tarafından kayda alınan ihracatın ocak ayında, 2016 yılının ocak ayına göre yüzde 20 arttığını kaydeden Kocasert, bunun 192 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirtti.

DENİB yönetim kurulu üyeleri ile birlikte açıklama yapan Kocasert, yılın ilk ayında gerçekleştirilen rekor düzeydeki ihracatın tesadüf olmadığını, 2017 yılındaki ihracatın 2016 yılından çok dahi iyi olacağını belirtti.

Ülke için önemli, içerisinde çok ciddi problemlerin ve sorunların olduğu bir yılın geride bırakılmasına rağmen, beklenin aksine dünya ticaretinin büyümediğini belirten Kocasert, Avrupa’da büyüme rakamlarının beklenen düzeyde gelmediği, dünyada ABD seçimlerinde şaşırtıcı bir sonucun çıktığı ve Türkiye’nin 15 Temmuz gibi, sadece Türk tarihine değil, dünya tarihine girecek elim bir olayın geride bırakılmasına rağmen, 2016 ihracatını neredeyse 2015 yılına yakın, yüzde 1 değer kaybıyla kapatıldığını ifade etti.

"Alınan kararlar ekonomik olmaktan çok, politik odaklıdır"

Kocasert, "Bütün olumsuzluklara rağmen 2017 yılına çok iyi başladık. Olumsuzluklardan kastım da, dünya çapındaki iki kredi derecelendirme kuruluşunun ardı ardına yaptığı negatif açıklamalar ve not indirimleridir. Hepiniz biliyorsunuz hem Standart & Poor’s, hem de Fitch Türkiye ile ilgili notu aşağıya yönlü revize etti ve Türkiye yatırım yapılabilir statüsünden çıktı. Pazartesi sabah beklenin aksine bir gelişme oldu, döviz aşağı yönlük gevşerken, borsada da yukarıya doğru bir hareketlenme yaşandı. Bu açık ve seçik gösteriyor ki, alınan kararlar ekonomik olmaktan çok, politik odaklıdır ve dünya yatırımcıları alınan bu kararlara pek de itibar etmedi. Çünkü borsaya ciddi bir yabancı girişinin olduğunu hep beraber gözlemledik" dedi.

Gerek Denizli olarak, gerek ülke olarak ihracat atağına devam ettiklerini, bunun yanında hem ürünü, hem de pazarı çeşitlendirdiklerini belirten Kocasert, "49 ay sonra yaklaşık 4 yıl sonra, ülkemiz ihracatının bir ay içerisinde iki haneli artması da, bizler için ayrı bir sevinç, moral ve motivasyon kaynağı oldu. 2017 yılı Türk ihracatçısı için bir fırsat ve atılım yılı olduğunun göstergesi oldu. Türkiye ihracatı geçen yılın Ocak ayına göre 15 oranında değer bazında, yüzde 20 oranında kilogram bazında da artış gösterdi" ifadelerini kaydetti.

Denizli ihracatı

Denizli’nin pozitif anlamda ayrıştığını ve bir önceki yıla göre, değer ve kilogram bazında yüzde 5’lik bir artışla yılı geride bıraktığını aktaran Kocasert, "2017 Ocak ayında DENİB’e bağlı kayda alınan ihracat, geçtiğimiz senenin aynı ayına kıyasla 20 artarak, 192 milyon dolar olarak gerçekleşti. Denizli genel şehir ihracatı da, yüzde 11 artışla 220 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu gerçekten de uzun zamanlardan beri kaydettiğimiz ve artış olarak gördüğümüz rakamdır. Denizli, Türkiye ihracatında 8’inci sıradaki yerini korurken, demir ve demir dışı metallerde yüzde 73’lük artışla oldukça dikkat çeken sektör olarak ön plana çıktı. Ardından elektrik ve elektrik hizmetleri yüzde 30, madencilik yüzde 15’e yakın bir artış sergiledi. Hazır giyim, konfeksiyon ve ev tekstili ihracatında da sektör anlamında yüzde 1’lik yukarıya doğru bir hareketlenme oldu. Denizli’nin ihracat yaptığı ülkelere baktığımızda, başta ABD yüzde 20’lik artışla dikkat çekiyor. İngiltere ihracatımız yüzde 17 artarken, İsrail yüzde 50, Romanya yüzde 136, Birleşik Arap Emirlikleri’ne de yüzde 358’lik bir artış gerçekleşti" diye konuştu.

"Türk havlusunu dünya markası yapmak istiyoruz"

Tokyo, New York, Londra ve İstanbul gibi dünya şehirlerinde Türk havlusunu bir marka haline getirmek istediklerini belirten Kocasert, "Bir ilki gerçekleştirdik, Türk havlusunu markalaştırma adına, Ekonomi Bakanlığından ‘Turkualiti’ marka desteği aldık. Türk havlusunu dünya markası haline getirmek üzere, profesyonel bir şekilde, önümüzdeki beş yılı kapsayacak biçimde, çalışmalarımıza bugünden başlayarak, başlıyoruz, hareket haline geçiyoruz. Mağazalarda ev hanımlarının ben Türk havlusunu istiyorum dedirtecek hale getirmek istiyoruz. 5 yıl gibi uzun bir çalışma zamanımız var ama başarılı olmamak için hiçbir sebebimiz yok" ifadelerini kullandı.

"Referandumdan sonra ekonomide yukarıya doğru bir seyir gerçekleşir"

"Referandumun ekonomiye etkisi nasıl olur?" sorusunu yanıtlayan Kocasert, "Tabi ki biz de referandumdan etkileneceğiz, ancak bu referandumun geri kalmasıyla birlikte, yeni anayasa ile birlikte, ben ülkemizin ekonomi ile birlikte tüm paydaşlarının gerek özel sektör, gerek Maliye, Ekonomi Bakanlığının, gerekse Merkez Bankasının, gerekse tüm finansal kurumlarının asıl işimiz olan ekonomi ve finansmana odaklanarak, bilhassa 2017 yılında tüm göstergelerde, işte enflasyonda aşağı yönde bir hareketlilik, işsizlikte aşağı yönde bir hareketlilik olurken, büyümede ve ihracatta artışında da yukarı bir hareketlilik olacağına düşünen ve inananlardanım" dedi.

"Ocak ayında gerçekleşen ihracat yalancı bahar değil, tüm yıla yayılır"

Dünya yatırımcısı ve dünyanın önemli ekonomik oyuncularının kredi derecelendirme kuruluşlarının kararlarının politik olduğunun farkında olduğunu belirten Kocasert, "Ocak ayındaki bu artışın geçici bir artış veya yalancı bir bahar olduğunu düşünmüyoruz. 2017 yılının ihracat artışının sadece ocak ayı ile sınırlı kalmayacağını, ortaya konulan orta vadeli 155 milyar dolar hedefinin rahatlıkla ulaşılabileceğini düşünüyoruz. Çünkü Avrupa Birliğinde yukarı yönde olumlu bir talep artışı, olumlu göstergeler geliyor. İsrail ve Rusya ilişkilerimizde sıcak gelişmeler yaşanıyor. Orta Doğu’da gelişecek olumlu adımlarla beraber, istikrar ve barış adımlarıyla beraber, Türkiye ihracatında yukarı yönde ciddi bir hareketlenme ve ivme olur ve bütün yıla yayılır" şeklinde konuştu.


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.