Günün Videosu
23 Ekim 2013 Çarşamba 16:05
MARKALAŞMADA YENİ TREND: DUYUSAL MARKALAŞMA, pazarlama stratejileri, duyusal markalaşma

İş dünyası için pazarlama, en az üretim kadar karmaşık bir problem. Ne ürettiğiniz kadar, nasıl ve ne kadar sattığınız da önemli. Bilim insanları, hedef kitlelerin davranışlarını inceleyerek yeni pazar ve pazarlama stratejileri geliştiremeye çalışıyor. Markalaşma pazarlamanın en etkili yöntemi. Ancak markalaşmak için de çok uzun bir yoldan geçmek ve sürekli yenilikçi arayışlar içinde olmak gerekiyor. Kurumsallaşmasını tamamlayan bir çok marka, günümüz piyasalarının yüksek rekabetine direnmek için inovasyona önemli bir bütçe ayırıyor. “Ben markayım”  deyip yenilikçi ürünler geliştirmez, yeni pazarlama stratejilerine uygun davranmazsanız rekabetin yıkıcı darbelerine direnmeniz mümkün değil.

Son dönemde üzerinde en çok tartışılan markalaşma ve pazarlama stratejilerinden biri de “DUYUSAL MARKALAŞMA”. Pazarlama gurusu Martin LINDSTORM’un son kitabı "BRAND SENSE" de ortaya attığı duyusal markalaşma(Sensory branding)kavramı,  müşteri ile duyusal bağ kurma ve markanın beş duyudan olabildiğince fazlasıyla algılanması temeline dayanıyor. Müşteriyle kurduğu bağı güçlendiren markanın ayırt edilebilirliği, farkedilebilirliği, tercih edilebilirliği ve sonuç olarak satın alınabilirliği artıyor. Bu şekilde oluşan bağla müşteri ile marka arasında uzun yıllar sürecek bir bağ oluşturuluyor. Bu trend 2 boyutlu marka döneminden 5 boyutlu marka dönemine geçiş sürecini ifade ediyor.

İş dünyasındaki  Duyusal Markalaşma trendini, Amerika ve Türkiye’ de firmaların “Kurumsal Kokulandırma” çözümleri üretimi konusunda uzun süredir çalışan O.F.B. Company Türkiye Yöneticisi Gürkan GÜRKAŞ’la tartıştık.

- Sayın Gürkaş, neden duyusal markalaşma?

“İş dünyası yalnızca para kazanmaya çalışmaz. Çağımızı ve çağımız insanını tanımaya, eğilimlerini anlamaya, uygun çözümler üretip uygulamaya, satış sonrası desteklerle de memnuniyetini en üst düzeye taşımaya çalışır. Eh tabii ki bu hizmetlerin karşılığında para da kazanır. Duyusal Pazarlama stratejisini ilk ortaya atıldığı günden beri önemsiyor ve takip ediyoruz. Müşteriyle markanın özdeşleşmesini, markanın özelleşmesini, müşterinin de kendini özel hissetmesini amaçlayan bir strateji. Lindstrom “duyusal” demiş ama bence bu strateji, müşteriyle markanın arasında oluşturduğu bağ açısından aynı zamanda “duygusal” bir markalaşma sürecini de anlatıyor.

Ülkemizde 100 yaşını aşmış çok az marka var ama, sürekli tükettiğimiz ürünleri düşünün. Çocukluğunuzdan beri yediğiniz bir çikolatayı, kullandığınız diş macununu, bir kolonya markasını, bir arabayı, kahve içmeye doyamadığınız bir cafeyi… Bunların hepsinin size hitap eden tadı, kokusu, atmosferi, görüntüsü vardır. Bilgisayarı açtığınızda duyduğunuz ilk ses size bilgisayarın hangi işletim sistemiyle çalıştığını anlatır. Tiyatro ya da sinema izlerken telefonunu kapatmayı unutan birinin çağrı zilini duyduğunuzda çok kızarsınız ama,  O kişinin telefonunun markasının ne olduğunu da anlarsınız. Bu o markanın değişik duyulara hitap ederek beynimize kazıdığı algılamadır. Bir bankanın kokusu olabilir mi, bir otomobilin tadı, bir restoranın görüntüsü, bir üniversitenin sesi, bir hastanenin dokusu? Duyusal markalaşma olabilir demiyor, olmalı diyor. Müşterinin ne kadar çok duyusunu harekete geçirir, onda olumlu bir algıya yol açarsanız o kadar güçlü bir markasınız”.

Peki O.F.B. Hijyen  duyusal markalaşma stratejisi içinde kendisini neden kurumsal kokulandırmaya odakladı?

“Aslında birkaç nedeni var. Öncelikle, O.F.B. Company  2006 yılında kurulduğundan bu yana USA da ki müşterilerine CARPEX markalı hijyen ve temizlik ürünleri pazarlıyor, çözüm ortaklığı yapıyor. 2010 dan itibaren de Güzel Ülkemizin değerli müşterilerine aynı hizmeti vermektedir. Bu alanda da imalatçımız NETPAK ile uzun yıllara, güvene ve saygıya dayalı bir işbirliğimiz var. NETPAK’ın yenilikçi ürün tasarımına elverişli Ar-Ge biriminin ve bu birimin güçlü kadrosunun, hijyen ve temizlik ürünleri alanındaki eşsiz bilgi ve deneyim birikimine en uygun ürün yelpazesinin kurumsal kokulandırma olacağında hemfikir olduk.  Teknolojik alt yapı da güncellenince bu alanda çalışmaya başladık.

Bunun yanında koku ile ilgilenmemizin başka nedenleri de var. Diğer tüm duyularınız açısından engelli olduğunuzu varsayalım. Nefes alıp verdikçe engellerinize rağmen yaşarsınız, görmeyebilir, duymayabilir, tad almayabilirsiniz ama her nefes alışınızda kokuyu da hissedersiniz. Koku vazgeçilmezimiz.

Öte yandan kokunun, en keskin, en kalıcı hafıza bölümümüzü oluşturduğu bilimsel araştırmalarla ortaya konulmuş durumda. Yani aldığınız bir koku o anda sizi yıllar öncesindeki bir yaşanmışlığa götürüp annenizi, arkadaşınızı, sevgilinizi hatırlatabilir. Nedenini tam hatırlayamasınız da bir De Ja Vu yaşamanıza neden olabilir. Biz bu nedenle kurumsallaşmasını tamamlamış müşterilerimize mutlaka kendilerine özgü, markalarını hatırlatacak kurumsal kokularının olması gerektiğini vurguluyoruz. Bizce bu kısa vadedeki satışlardan da önemli. Kalıcılık, farkedilebilirlik, tercih edilebilirlik ve bir işletmenin temel amaçlarından biri olan süreklilik açısından bir zorunluluk. Markalaşmanın zirvesi. Müşterileriniz logonuzu görmeyebilir, yemeklerinizin tadını bilmeyebilir, markaya özel cıngıl ya da sesinizi duymayabilir ama kokunuzu mutlaka hissedecektir. Sektördeki deyimle kokunuz sizin “kokusal logonuz” ya da “imza kokunuz” olmalı.

Yıllardan beri oda spreyleri, kokulandırma yöntemleri satışı yapılıyor. Sizin farkınız nedir?

Bu soru için özellikle teşekkür ederim. Bu farkın halkımız tarafından bilinmesinde büyük yarar var. Kurumsal kokulandırma sürecini yaşamayan  müşterilerimize sunduğumuz standart kokular pazarladığımız gibi, logo koku dediğimiz müşterilerimizle birlikte geliştirdiğimiz özel kokular da pazarlıyoruz. Bu kokuların piyasadaki spreylerden ayrıldığı çok önemli birkaç konu var. Öncelikle kullanılan hammaddeler. Üretim sürecine alınan tüm hammaddelerimiz insan sağlığına zararlı olmayan maddelerden oluşur.  Koku yayımında kullandığımız cihazlarımız da buna paralel olarak sağlıklı koku difüzyon teknolojisine sahiptir. Yani sıvı haldeki kokular, aromalar bu cihazlarda 1 microndan daha küçük partiküller halinde parçalanarak atmosfere salınır. Bu koku salımında kullanılan en gelişmiş ve sağlığa uygun teknolojidir. Cihazlarımız kokulandırma yapılacak mekanın özelliklerine göre periyotları ayarlandıktan sonra monte edilmektedir.

Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.