10 Aralık 2015 Perşembe 12:07
İzmir’in Kredi Notu Türkiye’nin Üzerinde
Kredi Kayıt Bürosu’nun bireylere ve reel sektöre yönelik tasarladığı finansal hizmet platformu Findeks’in İzmir özelindeki verileri açıklandı. Türk halkının 1.425 olan kredi notu ortalamasına karşılık, İzmir’in 1.432 kredi notu ile Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu belirtildi.
Finans sektörü ile reel sektörün risklerini etkin yönetmek için gereksinim duyacakları ürün ve hizmetleri sunan Kredi Kayıt Bürosu’nun finansal hizmet platformu Findeks’in İzmir iline özel verileri açıklandı. Kredi Kayıt Bürosu Genel Müdürü Kasım Akdeniz ve Kredi Kayıt Bürosu Stratejik Planlama ve Kurumsal İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Koray Kaya’nın İzmir’de düzenlenen basın buluşmasında yaptığı açıklamada İzmir’in kredi notu, çek ve senet verilerinin yanı sıra finans sektörü ve reel sektördeki risklerin yönetimi için sunulan hizmetleri paylaşıldı. Kredi ve kredi kartı borcunu ödeme performansı, borç büyüklüğü gibi yaklaşık 40 kriterin baz alındığı kredi notunun en yüksek değerinin 1.900 olduğu belirtilirken, İzmir’in kredi notu ortalaması 1.432 olarak çıktı. İzmir’in kredi notunun, 1.425 olan Türkiye ortalamasından yüksek olduğu dikkat çekti.
“REEL SEKTÖRDE TAHSİLAT RİSKİNİ YÖNETME GÜCÜNÜ ARTIRACAĞIZ"
Finans sektörüne kredi riskini etkin yönetmesi için sunulan hizmetlerin yanı sıra, ülke genelinde bireylerin risk yönetim bilincini geliştirmek, kredibilite yönetimini sağlamak ve finansal okuryazarlığı artırmak vizyonuyla 20 yıldır faaliyet gösterdiklerini vurgulayan Kasım Akdeniz, “Kredi Kayıt Bürosu olarak, yarattığımız inovatif ürünler, hizmetler ile finans ve reel sektöre değer yaratmaya devam ediyor, Türkiye’nin büyüyen değeri ve dünyanın örnek alınan lider kredi bürosu olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Sunduğumuz hizmetler bankacılık sektörü tarafından da yoğun olarak kullanılıyor, bu sayede kredi hacimleri büyük ölçüde artırılmasına rağmen gecikmiş alacak tutarları makul seviyelerde tutulabildi. Aynı katma değeri reel sektör için de yaratmayı hedefliyoruz. Reel sektör açısından önemli bir unsur olan tahsilat riskini yönetmek, vadeli mal satan kişiler ile ilgili doğru bilgiye sahip olmaktan geçiyor. Bunu sağlamak için sunduğumuz çek ve risk raporları ile reel sektörün tahsilat riski yönetim becerisini ve gücünü artırmayı hedefliyoruz. Bu, tahsil edilemeyen alacak miktarını azaltırken ticaretin hacmini de artıracak” dedi.
Kredi notunun hayatımızın tüm alanlarında karşılaşacağımız önemli bir referans noktası olduğunu vurgulayan Koray Kaya ise, “Kredi notu geçmiş kredi davranışları ve ödeme performanslarımız üzerinden hesaplanıyor. Her geçen gün hayatımızın tüm alanlarında karşılaşacağımız bu not, bankalar tarafında kredi faiz oranlarını daha uygun hale getirebilirken, ev ve araç kiralamalarında özel bir fırsata dönüşebiliyor. 1 ile 1900 üzerinden derecelendirilen sistemde son verilere göre Türkiye’nin kredi notu ortalaması 1.425 iken İzmir’in kredi notu ortalaması 1.432 ile ülke ortalamasının üzerinde” diye konuştu.
“KARŞILIKSIZ ÇEK ALMA RİSKİNİ YÜZDE 80 AZALTMAK MÜMKÜN”
Çekle yapılan alışverişlere yepyeni bir soluk kazandırarak ticari ilişkilerde güven sağlayan Findeks Karekodlu Çek, 15 Haziran itibarı ile birçok bankada uygulamaya geçti. Bu sistem ile reel sektörün karşılıksız çek mağduru olmasının önüne geçilebileceğinin altını çizen Kaya, çekin bir ödeme aracı olduğu kadar aynı zamanda bir borçlanma aracı da olduğunu, özellikle KOBİ’lerin çek ile yaptıkları vadeli mal alımları ile kendilerine sermaye oluşturduklarını, bu nedenle çek sisteminin ülke ekonomisi için son derece önemli olduğunu vurguladı.
Çekin doğruluğu ve keşidecinin geçmiş çek ödeme alışkanlığının saniyeler içinde görülebileceğini belirten Kaya, “Keşidecinin geçmişine ayna tutan bu yapı ile karşılıksız çek riski yüzde 80 azaltılabiliyor. Bunun için çeki alan kişinin, çek yaprakları üzerinde yer alan karekodu, akıllı telefonuna indireceği Findeks Mobil Uygulaması’na üye girişi yaparak okutması yeterli oluyor. Böylece çek bilgileri ile keşidecinin kimliğine ilişkin bilgiler o an ekrana yansıyor. Hemen ardından alınabilen Karekodlu Çek Raporu sayesinde, keşidecinin daha önce düzenlediği çeklerden ödenen, arkası yazılan ve sonradan ödenen çeklerin adetsel ve hacimsel oranları yüzde olarak görülebiliyor. Aynı zamanda çek üzerindeki bilgilerde herhangi bir silinti, kazıntı, tahrifat veya bir başka kimyasal sahtecilik durumu tespit edilerek henüz zarar oluşmadan önlem alınmış olunuyor” dedi. Karekodlu çek uygulamasının hem keşidecinin hem de alacaklının haklarını güvence altına aldığını söyleyen Kasım Akdeniz ise “Ekonomide neredeyse 1,5 milyon çek keşidecisi var ve bunlardan 317 binin üzerinde kişinin halen ödenmemiş en az bir çeki bulunuyor. Bunların da 238 bininin elinde daha önceden aldığı ve halen keşide edilmemiş boş çek yaprağı bulunduğunu göz önünde bulundurarak bugün ticari hayatta en önemli husus bu kişilerle iş yapmamaktır” diye konuştu.
Akdeniz sözlerine şu şekilde devam etti: “Güvenli ticari hayatın yolu vadeli mal sattığınız kişileri tanımaktan geçiyor. Her ay ortalama 20 bin kişinin çeki karşılıksız çıkıyor ve bundan birçok kişi zarar görüyor. Bu 20 bin kişinin geçmiş çek ödemelerine bakıldığında yaklaşık yüzde 80’inin geçmişte de çeklerinin karşılıksız çıktığı görülüyor. Bu kişilerin çekleri kabul edilmeden önce çek raporlarına bakılması halinde olumsuz ödeme geçmişinin görülmesi ve olası zararların önlenmesi mümkün. Karekodlu çek, bu bilgiye güvenli ve hızlı ulaşımı sağlayarak ticarette güvenin simgesi olacak.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.