13 Nisan 2014 Pazar 11:33
Buğdayda Gübre Ve Gübrelemeye Dikkat

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bitkiden bol ürün alabilmek için, topraklar tahlil edilerek, eksik olan besin maddelerinin verilmesi gerektiğini bildirerek, gübrenin bitkisel üretimde ortalama yüzde 40’lara varan üretimi artırıcı etkisinin unutulmaması gerektiğini söyledi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye tarımsal üretimin temelini oluşturan tahılların, insan ve hayvan beslenmesinin yanı sıra ham madde olarak endüstride kullanımları nedeniyle ön planda olduğunu belirtti. Tahıllar içinde ilk sırada yer alan buğdayda son 10 yılda ekim alanlarının yüzde 14,59 azalmasına karşın, üretim miktarının yüzde 16,05 arttığını vurgulayan Bayraktar, “ülkemizin buğday ekim alanı son 10 yılda 9,1 milyon hektardan 7 milyon 722,6 bin hektara, üretimi 19 milyon tondan 22 milyon 50 bin tona çıktı” dedi. Üretim alanlarındaki azalmaya karşın üretimdeki artışta iklim koşullarının iyi gitmesinin yanı sıra, sertifikalı tohum kullanımı ve gübrelemenin tekniğine uygun yapılmış olmasının da etkili olduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Buğdayın böyle geniş bir alanda yetiştirilmesinin sebeplerinden birisi yetiştiriciliğinin çoğunlukla kıraç alanda yapılmasıdır. Ayrıca buğdayın ülkemizde ve dünyada stratejik bir ürün olmasının sebebi ise buğdaydan elde edilen un, bulgur, makarna, nişasta gibi ürünlerinin insan beslenmesinde temel gıda olması, saplarının kağıt sanayinde ve hayvancılıkta kullanılmasıdır.
Ülkemizde geniş alanlarda yapılan buğday tarımında toprak, bitki besin maddelerince ne kadar zengin ise bitki, o kadar iyi gelişir ve o kadar bol ürün verir. Bitkiden bol ürün alabilmek için toprağın laboratuvarlarda tahlil edilmesi ve eksik olan besin maddelerinin verilmesi gereklidir. Toprakta eksik olan besin maddeleri gübreyle sağlanır. Ülkemizde bitkisel üretimdeki verim ve üretim miktarlarındaki düşüklüğün en önemli sebeplerinden birisi de fiyatların yüksek olması nedeniyle yeterli miktarda gübre kullanılmayışıdır. Gübrenin bitkisel üretimde ortalama yüzde 40’lara varan üretimi artırıcı etkisi olduğu dikkate alındığında yetersiz gübre kullanımından kaynaklanan üretim kaybının da önem arz ettiği anlaşılmaktadır.”
GÜBRE KULLANIMI
2008-2009 yıllarında gübre fiyatlarında görülen yüksek artışın, 2008’de 5,14 milyon ton olan gübre kullanımını, 2009 yılında yüzde 19,6 azaltarak 4,13 milyon tona indirdiğini belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Gübre fiyatları yüksek olmakla birlikte 2009’dan bu yana fiyat artışının makul bir seviyede seyretmesi, devletçe verilen toprak tahlil destekleri ve bitki besleme konusunda çiftçinin bilinçlenmesi nedeniyle, gübre kullanımı artıyor. Gübre tüketimi 2009-2013 döneminde yüzde 40,4 artarak 4,13 milyon tondan 5,8 milyon tona çıktı. 2012 yılında 5,3 milyon ton gübre tüketimi vardı. Tüketim, 2013 yılında, 2012 yılına göre yüzde 8,87 arttı.
Gübre fiyatları makul olmalı. Fiyat yükselirse üretici gübre kullanımından kaçınıyor, bu da hem çiftçimizin birim alandan daha az ürün almasına ve gelir kaybı yaşamasına neden oluyor hem de ülke tarım ve ekonomisi kaybediyor. Gübre kullanımından kaçınma ürünün kalitesini de olumsuz yönde etkiliyor. 5,8 milyon ton gübre tüketiminin 2,9 milyon tonu ithalatla karşılanıyor.
AZOT, FOSFOR, ÇİNKO BAKIMINDAN FAKİR, POTASYUMCA ZENGİN
Bol ve kaliteli bir ürün için topraktan azot, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, kükürt, demir, çinko gibi besin elementini bitkiler yeterli miktarlarda almak zorundadırlar. Ülkemizde tahıl nadas sisteminin uygulandığı alanlarda genel olarak topraklar azot, fosfor ve çinko besin maddeleri bakımından fakir, potasyumca zengindir. Toprakta azotun eksikliğinin giderilmesi bakımından azotlu gübrelerden en çok, amonyum sülfat, amonyum nitrat ve üre kullanılmaktadır. Fosforlu gübre olarak triple süper fosfat, çinko olarak çinko sülfat ve diamonyum fosfat yaygın olarak kullanılmaktadır. Karlı bir üretim yapılabilmesi için toprak analizi yaptırarak bu elementlerden toprakta eksik olanlarını bitkilere uygun ve dengeli bir gübreleme programıyla vermek gereklidir.”
Gübrelemede gerekli faydanın sağlanması için toprağın özelliklerini bilmek gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, “toprağın su tutma kapasitesi, derinliği, organik madde ve nem miktarı ile tarla hakkında ki edinilmiş tecrübeler; toprağın verim seviyesi hakkında bilgi sahibi olmaya yardımcı olur. Verim seviyesi ve topraktaki alınabilir besin maddesine göre gübrelemeyle verilecek besin maddesi miktarı tahmin edilir. Dolayısıyla hangi gübrenin ne miktarda verileceğine toprak tahlili sonucu ve tarlanın verim seviyesine göre karar verilir” dedi.
ANALİZ, GÜBRENİN CİNSİ, MİKTARI, GÜBRELEME YÖNTEM VE ZAMANI ÖNEMLİ
Gübrenin verimlilik üzerinde etkisinin en üst düzeyde olabilmesi için, toprak ve yaprak analizi ile birlikte belirlenecek gübre cinsi, miktarı, gübreleme yöntem ve zamanının iyi ayarlanması gerektiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Bilinçsizce ve tekniğine uygun olarak kullanılmayan gübreler, bitkisel üretimin azalmasına yol açarken, toprak yapısını bozmakta, içme sularının kalitesini düşürmekte ve yer altı sularını kirleterek doğal kaynaklarımızın israfına yol açmaktadır.
Gübreleme yaparken, işin uzmanları olan ziraat mühendislerinden yararlanılmalıdır. Kışlık buğdayda ve tahıllarda sonbaharda çimlenmeden sonra iklime bağlı olarak uzunca bir süre gelişme çok yavaş olduğu gibi besin elementleri alımı da çok azdır. Özellikle Mart, Nisan ve Mayıs aylarında gelişme ile birlikte besin elementleri alımı da artarak, kardeşlenmeden başak oluşumu döneminin sonuna kadar geçen zamanda hem büyüme hem de besin elementleri alımı en üst düzeye çıkar. Bu dönemden sonra büyüme ile birlikte besin elementleri alımı azalır. Üst gübreleme, buğdayın gübreleme programında birim alandan kaliteli yüksek verim alabilmek için çok önemlidir.”

Son Güncelleme: 18.02.2015 23:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.