19 Şubat 2014 Çarşamba 11:37
Yalçın Bayer İzmir'i mercek altına aldı
İşte Yalçın Bayer'in bugünkü yazısında İzmir ile ilgili ele aldığı konular:

‘AKP’nin Kürt açılımı’na direniyor ama...

İzmir’i ‘yumuşatma’ oyunları

METROPOL belediye başkan adayları hakkında hiçbir anket yapılmadığı anlaşıldı. Adaylar internet sitesinde yayınlandı, ancak gece yarısı Aziz Kocaoğlu’nun tehdit ve şantajları nedeni ile liste baştan sona değişti. İşte o zaman onurları ile oynanan belediye başkanları ve kendilerine verilen her sözün yalan olduğunu anlayan taban çatırdamaya başladı. Türbanı bir simge olarak Atatürk ve Türk bayrağı rozetleriyle eşleştiren Konak adayı olmazsa istifa edeceği tehdidiyle karşılandı. Sezgin Tanrıkulu’nun da İzmir listelerinin yapılmasına bu denli karışması üzerine inandırıcı hale gelen projeye göre, “AKP’nin Kürt açılımı”na direnen İzmir’in yumuşatılması hedefleniyor.

İzmir’de neler oluyor?

ADAYLARIN açıklanmasından sonra en büyük gürültü İzmir’den geldi. Bunun üzerine İzmir’de neler oluyor diye sordum soruşturdum. Gördüm ki CHP’den arka arkaya gelen istifaları sadece “kişisel hırs ve koltuk sevdası” ile açıklamak mümkün değil.

Bir kere CHP’nin yöneticilerinin basiretsiz ve samimiyetsiz tutumları yüzünden taban partisine olan güvenini kaybetmiş. Siz çıkıp diyorsunuz ki, tüm seçim çevrelerinde mevcut belediye başkanları ve yeni aday adayları için önce kamuoyu anketi yapılacak. Anlamlı olarak önde çıkan aday adayı o seçim çevresinde CHP adayı olarak belirlenecek. Eğer aday adaylarının arasında anlamlı bir fark yoksa ilgili CHP örgütünün görüşlerine başvurulacak veya tüm üyelerle eğilim yoklaması yapılacak.

Koskoca parti yönetimi bu sözü verince birçoğu orta sınıf emekçiden oluşan CHP’liler düştüler yollara. Kendilerini tanıtıp ankette önde çıkabilmek için afiş bastılar, gazetelere internet sitelerine ilânlar verdiler. Bir kısmı birikmiş paralarını bu yolda harcarken bir kısmı da borçlandılar.

Konak adayları da diğer adaylar gibi kapı kapı çalışırlarken bir gün birdenbire Aziz Kocaoğlu, İzmir Barosu Başkanı Sema Pektaş’ı aday ilân etti. Sema Pektaş da bu atamayı doğrulayan ve teklifin kendisine Genel Merkez’den geldiğini açıkladı. Böylece Genel Merkez diğer adayları hiçe sayarak kendi genelgelerini baştan yırtmış oldu.

Basiretsizlik ve samimiyetsizlik bu kadarla kalsa iyi, süreç içerisinde Genel Merkez’in tüm söylediklerinin doğru olmadığı anlaşıldı. PM’den Kınık Belediye Başkanı çıktı, açıklanan listede başkası vardı. Foça’da mevcut belediye başkanının 20 puan önündeki ilçe başkanı silindi. Metropol belediye başkan aday adayları hakkında hiçbir anket yapılmadığı anlaşıldı. Asıl rezillik ise 9 Şubat’ta gerçekleşti. PM toplantısı öncesi MYK kararı belli oldu ve tüm adaylar internet sitelerinde yayınlandı. Barış Yarkadaş Halk TV’de konu üzerine olumlu yorumlar yaptı. PM’de yapılan ilk sunumda da bu isimler yer aldı. Ancak gece yarısı Aziz Kocaoğlu’nun tehdit ve şantajları nedeni ile liste baştan sona değişti. İşte o zaman onurları ile oynanan belediye başkanları ve kendilerine verilen her sözün yalan olduğunu anlayan taban çatırdamaya başladı.

İlk açıklanan listede Karşıyaka’da görünen Sema Pektaş da Genel Merkez’i istifa ile tehdit etme cesaretini gösterdi; “Beni Konak’tan aday göstermezseniz istifa ederim” dedi. Bunun üzerine doğal olarak Göztepe takımına yatırım yapmış olan Konak adayı Karşıyaka’ya “tayin edildi.”

Türbanı bir simge olarak Atatürk ve Türk bayrağı rozetleriyle eşleştiren Pektaş

(İnanmayan linki açsın okusun: http://www.ensonhaber.com/izmir-barosu-baskani-ne-turban-ne-ataturk-rozeti-2013-02-04.html)

Atatürk’ün partisi koskoca CHP’yi tehdit edecek gücü nereden geliyor acaba? Bu konuda “64. Akil adam olarak” Baydemir’e giden ve AKP’nin açılım politikasına destek veren Aziz Kocaoğlu ile KCK’lıların da avukatı olan Pektaş arasında ilginç bir ilişkiden söz ediliyor. Sezgin Tanrıkulu’nun da İzmir listelerinin yapılmasına bu denli karışması üzerine inandırıcı hale gelen projeye göre, “AKP’nin Kürt açılımına” direnen İzmir’in yumuşatılması hedefleniyor. Hatta Genel Sekreter’i Ersu Hızır’ı göreve iade etmeyerek Anayasa’nın 138. Maddesini ihlâlden yargılanmakta olan Kocaoğlu’nun görevi kötüye kullanmaktan mahkum olması halinde, Sema Pektaş’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na getirileceği İzmir’de kabul gören bir görüş. Çiğli’ye anketlerde birinci gelen Semra Aksu yerine önce Gürsel Tekin’in adayı Aziz Buga sonra da Tuncelili işadamı Gürsel Erol’un ve Tuncelili il Başkanı Ali Engin’in adamı Hasan Aslan atandı. Aslan BDP’ye yakınlığı ile de biliniyor.

Her şey bir yana bırakın benim de tanıdığım, herkesin başarılı olduğunda hemfikir olduğu, anketlerde çok önde olan ve üniversite şehri olan Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır yerine Kocaoğlu’nun tavla arkadaşının oğlunun atanması bile yeteri kadar sakat değil mi? Sonuç: İzmir’de adaylar İzmirliler tarafından değil Tuncelili iş adamı Gürsel Erol, Tuncelili İl Başkanı Ali

Engin ve Denizlili

İşte DSP bunları gördüğü için harekete geçti. Siyaset aynı zamanda fırsatları değerlendirmektir; CHP bu kadar skandala rağmen AKP oylarını bu beceriksizlikler nedeni ile belli seviyenin altına düşüremezse işte asıl kıyamet o zaman kopacak gözüküyor....
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.