25 Ocak 2014 Cumartesi 11:36
MHP İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısına MHP İzmir İl Başkanı Necat Karataş, MHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Taşer ve çok sayıda partili katıldı.

Aralık ayında yapılan yolsuzluk operasyonunu işaret ederek yolsuzluk, rüşvet, rant iddiaları ve gelişmelerin arttığını, hakikatlerin araştırılması ve gün yüzüne çıkartılmasını engelleme çabalarının hız kazandığını belirten Tanrıkulu, “Yönetmelik değişiklikleri, kolluk kuvvetleri, yargı ve medyaya baskı gibi yöntemlerle ülkemize yaşatılmakta olan hukuksuz, demokrasi dışı, devlet adabıyla bağdaşmayan hareketleri sergileyenler, İzmir’in karşısına hangi yüzle çıkmaktadırlar? Sergiledikleri başarısız yönetişimin sonuçlarını; 6 aydır Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) tespit edemediği faiz lobisi, dış mihraklar, paralel devlet gibi hayali kavramlara yüklemek isteyenler son bir ay içinde ülkemizin milyarlarca lira kaybına neden olmuşlardır.17 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının başladığı günden bu yana; ülkemiz gelişmekte olan ülkelerden ekonomik olarak negatif ayrışmaya başlamıştır. Artık siyasî istikrarsızlık, ekonomik istikrarsızlığı körüklemektedir. Ülkemiz; tüm uluslararası ilişkilerden ötelenmekte, bunun sonucunda ekonomik yapımızın kırılganlığı daha da artmaktadır” dedi.

“Çay kaşığı ile verip kepçe ile aldılar”

Son dönemde ülkede yaşanan gelişmelerin ekonomiyi olumsuz yönde etkilediğini aktaran Tanrıkulu, “Son bir ayda; faizler % 8,9’lardayken, % 10,50’lerigörmüş, dolar ise 2,25’leri aşmıştır. Bu duruma seyirci kalarak zamanında faiz silahını kullanamayan Merkez Bankası, Mayıs ayından bu yana 18 milyar doları geçen döviz satışı gerçekleştirmiştir. Övünülen 129 milyar dolarlık brüt döviz rezervinin sadece dörtte birini kullanabilecek Banka, mevcut kısıtlı net rezervini hoyratça harcamaktadır. Kasım sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesi 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku 168,0 milyar dolara çıkmıştır. Bunun üzerine 2014 yılı hedeflenen cari açık rakamını (55,5 milyar dolar) eklediğimizde, ülkemizin 2014 yılında 223,5 milyar dolar sıcak paraya ihtiyacı bulunmaktadır. Bu da aylık 18,6 milyar dolara denk gelmektedir. Yabancılar dâhil herkes bilmektedir ki; Merkez Bankası rezervleri ancak iki aylık ihtiyacımızı karşılayabilecek durumdadır. Geçtiğimiz Salı günü toplanan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu yine iktidarın güdümünde kalarak faiz politikasını değiştirmemiştir. Ancak bu olumsuz kararların maliyeti seçimlerden sonra milletimize yüklenecektir. Başarısız ekonomi politikaları sonucunda; işsizliğin bir önceki yılın aynı ayına göre 0,6 puan artışla Ekim 2013’te % 9,7’ye, genç işsizliğin 1,2 puan artışla % 19,3’e çıktığı ülkemizde, Avrupa’nın bile imrendiği genç işgücümüz heba edilmektedir. 5 gencimizden 1 işsiz durumdadır. Vatandaşımız yeni yıl ile birlikte başta ÖTV ve maktu vergilerdeki artış olmak üzere, iğneden ipliğe her ürüne ve hizmete gelen zamlarla karşı karşıya kalmıştır. Çay kaşığı ile verilen, kepçeyle geri alınmıştır” ifadelerini kullandı.

“Suçlamaları örtemeyecekler”

İzmir kamu yatırımlarından gerekli olan payını da yıllardır almadığını dile getiren Tanrıkulu, “Bu durumu ortaya çıkarabilmek amacıyla; 12 icracı Bakanlığa 2012 yılında vermiş olduğum yazılı soru önergelerime verilen cevaplardan da, İzmir için hak edilmeyen bu durum açıkça ortaya çıkmıştır.Toplam teşvikli yatırımlarda İzmir'in payının 2012 yılı ilk 10 aylık dönemde % 5,3 iken, 2013 yılı aynı döneminde % 2,2'ye düşmüştür.Sürekli söylediğimiz gibi bugün toplanan vergiye kıyasla devletten aldığı pay oranlandığında; İzmir ilimiz; 11 yıldır 4 verip 1 almaktadır. 11 yıldır ülkeyi yönetip, İzmir’e farklı bakış açısı ve söylemleriyle gönül kıranlar, bugün hiçbir şey olmamışçasına hareket etmektedirler. İzmirli seçmenimiz bilinçli ve yargılayan, sorgulayan seçmendir. Bu yüzden 17 Aralık ve İzmir Liman yolsuzlukları, dağıtılan parfümlerle bastırılamayacaktır. İzmir’e başka şehirlerden getirilen algı yöneticileri de hâkim olamayacaktır. Görülmektedir ki; algı yöneticilerini başka şehirlerden İzmir’e taşıyanlar hâlâ İzmirliyi, ruhunu ve duruşunu kavrayamamışlardır. AKP’nin tutarsız söylemleri devam etmekte; İzmirli seçmenin önüne çıktığında ‘kim olursa olsun, soruşturulsun’ diyenler, diğer taraftan soruşturmayı yürüten hukuk ve kolluk çalışanlarını görevden aldıranlar ile aynı kişilerdir. İzmir’e gerçek anlamda bir samimiyet, dürüstlük gösterilmek isteniyorsa, görevden alınan hukuk ve kolluk çalışanları görevlerine iade edilerek, yolsuzluk soruşturmalarının sağlıklı yürümesini temin etmelidirler. Ancak inandırıcılıkları böyle tescillenebilecektir. Ancak bu temennimizin gerçekleşmeyeceğini, iktidarın TBMM gündemine taşıdığı HSYK düzenlemesinden tüm İzmirliler gibi bizde üzülerek görmekteyiz. Yolsuzluk ve rüşvet gibi, tüm dünyada adi suçlar arasında nitelendirilen suçlamaların üzerinin ne yapılırsa, yapılsın örtülmesine Milliyetçi Hareket Partisi olarak izin vermeyeceğimizi buradan özellikle belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.

“İzmir gerçeğin farkında”

AKP ve CHP’yi hizmet yapmamakla suçlayan MHP’li Tanrıkulu, şunları söyledi: “Bugün marka kent, çağdaş kent diye nitelendirebileceğimiz dünya örnekleri İzmir’i her açıdan geride bırakmış durumdadır. İzmir tüm potansiyeline rağmen halen; ulaşım, alt yapı, kentleşme sorunlarıyla yıllardır baş başa olup, gelişmiş çöp teknolojilerinden bihaber yerel yönetime sahiptir. 2007 yılındaki 9 milyon dolarlık Hazine garantili dış borcun 2013 yılı sonu itibariyle 143 milyon dolara çıktığı,2013 yılı sonu itibariyle 195 milyon dolarlık Hazine garantisiz dış borçları bulunan ve diğer borçlarının kamuoyundan gizlendiği bir büyükşehirden bahsetmekteyiz. Gelişmiş kıyı kentlerinin başarı hikâyeleri İzmir’e model olarak taşınması gerekirken, Diyarbakır ziyaretleriyle yetinen anlayışın artık İzmir’e sunabileceği yenilik ve değişikliği kalmamış demektir. Belediye ve taşeron işçilerine zorla ve baskıyla adaylık broşürü zimmetleyip, dağıttıran bir zihniyetin seçildiği takdirde İzmir’e sunabileceği katkı da bu zihniyetiyle sınırlı kalacaktır. Ülkemize ve İzmir’e yıllardır gönül vererek, samimi, dürüst ve paylaşımcı siyaset anlayışından bugüne kadar asla ödün vermemiş Milliyetçi Hareket Partisi; İzmir’in AKP ve CHP kutucuklarına ayrılıp, oy deposuna çevrilmek istenmesine karşıdır. Bu durumu İzmirlilerin de fark ettiğini düşünüyoruz. Çünkü İzmir kenti, insanı, girişimci kimliği, çalışkan ruhu, nitelikli yapısı ile ülke ekonomisine çok ciddî katkılar sunmaktadır. 18 adet Organize Sanayi Bölgesi, 2 Serbest Bölgesi, Küçük Sanayi Siteleri ve Çarşıları, limanları, 9 üniversitesi, Teknoloji Geliştirme Bölgesi, verimli havzaları, fuar alanı, tarihi; kültürü ve kentteki ekonomik enstrümanların varlığı ile İzmir geleceğe umutla bakmaktadır.”
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.