17 Şubat 2014 Pazartesi 16:31
Osman Özgüven'den uyarı deklarasyonu
Partisi tarafından yeniden aday gösterilmemesine rağmen birleştirici ve sağduyulu açıklamalarıyla gündeme gelen Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, kendisi ile birlikte olan çalışma arkadaşları ve vatandaşlarla birlikte Atatürk Meydanı’nda bir bildirge yayınladı ve topluca CHP Dikili İlçe Teşkilatına giderek önerilerini dile getirdi. Atatürk Meydanı’ndaki buluşmaya bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri, bazı meclis üyeleri, partililer ve vatandaşlar katıldı.

CHP BİNASINA GİTTİLER

Dikili Atatürk Meydanı’nda çalışma arkadaşlarıyla bir araya gelen Dikili Belediye başkanı Osman Özgüven ve kendisine gönül verenler burada ‘Yerel yönetimden neler istiyoruz, nasıl bir yönetim olmalı’ konusunda istek ve önerilerini açıkladılar. Daha sonra kitle hep birlikte CHP İlçe binasına giderek bu önerilerini İlçe yönetimi ile paylaştı.

Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven; “Ben ve arkadaşlarım bir araya gelerek ‘nasıl bir yönetim anlayışı olmalı’ konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Yerel yönetimler ile ilgili Atatürk Meydanı’nda da açıkladığımız düşüncelerimizi ilçe başkanına sunmaya geldik. Asla şart koşmak gibi kaygımız olmadı. Hepimiz burada iktidara karşı mücadele etmek için bulunuyoruz. Bu mücadelemizi de her zaman göstereceğiz. Buraya gelmemizin nedeni, burada yaşadığımıza göre yeni gelecek yönetime önerilerimiz olmasıdır. Tabii burada yazılı olarak ta sunacağımız istek ve öneriler göz ardı edilirse yerel yönetimden hesabını soracağız” dedi.

“ADAY BİZE UĞRAMADI”

CHP’nin adayının bir hafta geçmesine rağmen kendisi ile bir türlü görüşmediğini dile getiren Özgüven; “Ancak aday belirlenmesinden sonra yerel seçim çalışmalarına ilişkin belediye başkan adayından randevu istedik. Bugüne kadar bu çağrımıza herhangi bir yanıt verilmedi. Biz de bunu başta ilçe başkanımız olmak üzere il başkanlığına ve CHP Genel Merkezine bildireceğiz. Ben belediye başkanı olarak 40 yıldır Dikili’ye hizmet veriyorum. Sadece Dikili’de değil Türkiye’de de sosyal demokrasinin, sosyal belediyeciliğin çeşitli örneklerini verdik. Meclis listesi yapılırken hiçbir arkadaşımıza danışılmadan, iki ya da üç kişi bir araya gelerek kendi görüşleri çerçevesinde bir liste oluşturdular. Burada ki yaşamımızın daha demokratik sürdürülebilmesi için, seçilecek olan yeni belediye meclis üyelerinin kim olacağı önemli. Ve bu kişilerin kimler olduğunu öğrenmek en doğal hakkımız. Ne yazık ki bu yapılmadı. Hâlbuki yerel yönetime talip olanlar ilçede bulunan tüm demokratik kitle örgütleri ile iletişim içinde olmalı önemli kararlar öncesinde söz konusu örgütlerin görüşleri alınmalıydı. Ben Dikili’de 20 yıl belediye başkanlığı yaptım. Bizim de görüşlerimiz alınmalıydı” dedi.

CHP İlçe Başkanı İsmail Hakkı Şener’in ‘Biz politikada acemiyiz, hatalarımız olabilir’ sözlerine ise Özgüven; “Hem acemiyiz diyorsunuz hem görüş almaya gelmiyorsunuz” sözleriyle cevap verdi.

Kent Konseyi Başkanı ve Meclis Üyesi Erdoğan Doğan ve Jeotermal A.Ş Başkanı ve Meclis Üyesi Hüseyin Çelik’in de söz aldığı toplantı sonunda CHP Dikili İlçe Başkanı İsmail Hakkı Şener önerilerin parti içinde değerlendirileceğini ifade etti. CHP İlçe Başkanına iletilen ve Atatürk Meydanı’nda okunan bildirge’de; “Politik duruşlarımız anlamında, sosyal demokrat bir parti olarak yerel yönetimlerimizin program ve eylemine ilişkin görüş ve önerilerimizi ilçe yönetimine ve aday arkadaşımıza ulaştırmayı bir görev biliyoruz. Seçim çalışmalarımızda ve belediye yönetimi süreçlerinde de bu önerilerimizin takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz. Bizler, yerel hükümet olarak adlandırdığımız belediye yönetimlerinin politik doğrultusunun emek, demokrasi, özgürlükler ve adalet değerleriyle örtüşmesi gerektiğine inanan ve bunu yerleştirmeye çalışan bir anlayışın takipçileriyiz” ifadelerine yer verildi.

SOSYAL BELEDİYECİLİKTE ÖZGÜVEN KURALLARI

Bildirgede; “Dikili yerel yönetimi, uzun yıllardır savunduğu bir yerel yönetimler programına sahiptir. Bu program ve ilkelerimiz şunlardır;

1. Amaç yasamdır. Yasam merkezdir. Kent insanı müşteri, belediye ticarethane değil, kamusal hizmet yeridir.

2. Yoksul ve ezilen kesimlere öncelik verilmelidir.

3. Emeğe ve sosyal adalete saygı esastır.

4. Beslenme, barınma, eğitim, sağlık, kolektif ulaşım insan hakkıdır. Su ve ekmek insan hakkıdır. Kamusal hizmettir.

5. kentin ve kent insanının her sorunu yerel yönetimin de sorunudur. Doğası, yolu, suyu, havası, yeşili, imarı ve güzellikleriyle, ‘temiz-sakin-ucuz- kaliteli’ yaşanabilir bir kent hedef olmalıdır.

6. Doğaya, çevreye ve tüm canlılara saygılı olunmalıdır.

7. Rüşvetin, kayırmacılığın, yolsuzluğun olmadığı, ‘Eşitlikçi-özgürlükçü-demokratik-katılımcı-açık-dürüst-temiz yönetim’ benimsenmelidir.

8. Hizmette adalet ve eşitlik… Barış içinde etnik köken, inanış, cinsiyet ve benzeri farklılıklarımızla bir arada yaşama ve karşılıklı saygın bir ortamın sağlanmasına katkıda bulunulmalıdır.

9. Çocuklar, gençler, kadınlar, yaşlılar ve emekliler her alanda olumlu ayrımcılığa tabi olmalıdırlar.

10. Engellilerimizi sosyal, gündelik yaşama katmak insanlık görevidir” denildi.

Bildirgede Dikili için yapılması gerekenler için ise; “Dikili yaşlılar için ‘kaliteli yaşam merkezi’ne kavuşturulmalıdır. Engelliler için projesi hazır olan, içinde her tür üretim faaliyetinin de yer alacağı ‘engelliler köyü’ yaşama geçirilmelidir. Dikili’ye gençleri sorumlu alanlara yöneltebilecek, eğitim dışı zamanlarını değerlendirebilecekleri, çok amaçlı bir kültür ve spor merkezi kazandırılmalıdır. Eğitim nedeniyle dışardan, özellikle köylerden gelen çocuklarımıza barınma olanağı sağlanmalıdır. Kadın dayanışma merkezi zenginleştirilmeli. Sığınma merkezi olabilecek olanaklara kavuşturulmalıdır. Buranın yaşatılması için emek sarf eden aktif arkadaşlar iş güvencesine kavuşturulmalıdır. Dikili yoksullar için bir aş evine kavuşturulmalıdır. Ayrıca bu aş evi yalnız yaşayan muhtaçlara da servis yapmalıdır. İhtiyacı olan yaşlı, hasta ve yalnız yaşayan ihtiyaç sahiplerine evde bakım ve destek hizmeti yaşama geçirilmelidir. Kimseyi dilencileştirmeden, ihtiyacı olanlara geçim yardımı adı altında destek olanakları yaratılmalıdır. Eğitim alanında ekonomik olarak zayıf kesimlerin çocuklarına burs ve benzeri olanaklar sağlanmasına çaba gösterilmelidir. Kadın el emeği pazarı daha zengin ve her anlamda daha uygun hale getirilmelidir. Kendi alanında uzman olan emekli insanlarımızın bilgi ve deneylerinden çeşitli biçimlerde yararlanılmalıdır. Bize oy versin vermesin herkese eşit biçimlerde yaklaşılmalı, ideolojik ve politik doğrultumuzu kaybetmeden, onların ihtiyaç ve beklentilerine cevap verme gayret ve çabasıyla çoğalmaya çalışılmalıdır” denildi.
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.