09 Şubat 2014 Pazar 16:23
Kılıçdaroğlu, Türkiye'deki yolsuzlukları anlatarak Parti Meclisini açtı.
"Büyük bir yolsuzluk olayları ile başbaşa kalan bir dönemden geçiyoruz. Türk vatandaşı olmayan Rıza Sarraf konuşmalı, verdiği rüşvetleri açıklamalı. Başbakan " paralel devlet operasyon yaptı" diyerek bu işten kendini kurtaramıyacaksın, peki kim kurdu bu " paralel devleti"..  Başbakan öncelikle genel müdürünün evindeki kutuları açıklamalı.

Bu kadar pisliğe , bu kadar yolsuzluğa bulaşmış bir başbakan halkın karşısına nasıl çıkıyo. ben buna hayretler içinde kalıyorum. Eve hırsıız girmiş, hırsızı yakalamak yerine " lambayı kim yaktı" diyor.

PM detayları için bizi izlemeye devam edin... EGEHABER.COM

........................................................


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM), toplantıları arasında basın toplantısı düzenledi.

Kılıçdaroğlu toplantıda şunları söyledi:

“ADAYLARIMIZN BÜYÜK KISMINI BELİRLEDİK”
Parti meclisimizin değerli üyeleri bir seçim sürecinin çalışmalarını yapıyoruz. Adaylarımızın büyük bir kısmını belirledik. Umarım güzel bir toplantı yaşamış oluruz.

“DÖRT BAKANI ELE GEÇİRDİ”
17 Aralık’ın üzerinden çok zaman geçti. 17 Aralık bizim tarihimizde rüşvet ve yolsuzluk açısından çok önemli bir tarih. Türkiye Cumhuriyeti’nde bu denli büyük bir yolsuzluğun yapıldığı hiç görülmemiştir. Sıradan bir yolsuzluk olayı değildir. Bildiğimiz türde bir yolsuzluk olanı değildir. Yabancı uyruklu birisinin dört bakanı ele geçirmesi vardır. Reza Zarrab’ın dört bakanı açıkça yönetmesi vardır, para karşılığında. Bakanlar Kurulu’nda görev yapan, başbakanın bilgisi dahilinde yürütülen devlete karşı bir operasyon vardır.

MİT BAŞBAKAN’I UYARMASAYDI ‘HABERİ YOK’ DERDİK
MİT eğer Başbakanı uyarmasaydı, derdik ki başbakanın haberi yok bu işte. Ama 18 Nisan’da uyarıyı yapıyor. Reza Zarrab’a dikkat edin diyor. Reza Zarrab bizim Türkiye’de holdingi olan bir vatandaşımız değil. sıradan bir yurttaş da değil. Parayla Türkiye cumhuriyeti vatandaşlığını da alan birisi. Bakanlar Kurulu’na sızan birisi. Parayla her türlü işi yaptıracağına inanan birisi. Bakana 700 bin liralık kol saatini armağan eden birisi. Bakanların çocuklarını yöneten birisi. Sıradan bir olay değildir.

“ZARRAB’IN KONUŞMASI LAZIM”
Bu sıradan bir yolsuzluk ve rüşvet operasyonu değildir. Uluslararası boyutu olan bir operasyon bu. Reza Zarrab’ın konuşması lazım ve başbakanın konuşması lazım. Bu kadar büyük bir operasyon yapılıyor. Dört bakanı istifa ediyor. Başbakanın kullandığı tek cümle var, paralel devlet bize operasyon yaptı. Senin bakanlarına rüşveti kim verdi? sen önceden uyarıldın. Neden konuşmuyorsun? Biz kutu diyoruz, o paralel devlet diyor. Kutunun içinde 4,5 milyon dolar diyoruz, o paralel devlet diyor. 700 bin liralık saat diyoruz o paralel devlet diyor. O kasaların içinde milyon dolarlar var diyoruz o paralel devlet diyor.

‘NE İSTEDİNİZ DE VERMEDİK’ DİYEN KİMDİ?
Hadi kasayı saati bir köşeye koyduk. Sen bana kutudan bahset arkadaş kutudan. Vatandaş senden bir cevap bekliyor. O genel müdürün evinde o milyon dolarlar niye vardı? Hiç konuşmuyor, bu konulara hiç girmiyor. Paralel devlet var, devlet bize müdahale ediyor. Şu sorunun yanıtını emin olun yeni dillenen çocuk şu sorunun yanıtını verir. Ne istediniz de vermedik diyen kimdi? Dönüp de bugün suçladığı kişilere siz ne istediniz de biz vermedik diyen kimdi? Kendisiydi. Peki sen neden şikayet ediyorsun? Sanki kendisi başbakan değil, başka bir ülkenin yöneticisi.

“BENİM AR DUYGUM BUNA İZİN VERMİYOR”
Bu tabloyu hiç kimsenin unutmaması lazım. Benim tabi merak ettiğim nokta şu. Bu kadar yolsuzluğa, özür dilerim bu kadar pisliğe batmış bir insanın hala milletin önüne çıkıp da ahkam kesmesini ben anlamıyorum. Benim ar duygum buna izin vermiyor. Nasıl yapıyor bunları? Utanma duygusu olur. Her gün çıkıyor televizyonlara bağırıp çağırıyor. Ne kadar bağırırsan senin o kadar hırsız olduğu anlaşılır. Eve hırsız girmiş bu hırsızı yakalamıyor. Lambayı kim yaktı diyor. Hırsız ortaya çıktı çünkü.

İstanbul’da geçen gün saygın hukukçular oraya geldiler. Birkaç gerçek vardı. Soruşturma sırasında savcıya müdahale edilirse, o yargıya müdahale kabul edilir. Bizde bırakın müdahaleyi savcıyı aldılar görevden. Yine ikinci bir not düşüldü. Soruşturma sırasında savcının bilgisi dahilinde polisler görevden alınırsa o yargıya müdahale sayılır. Bizde bir iki değil, iki binin üzerinde polis alındı. Yargı kararları uygulanmadı. Yargı kararının uygulanmadığı bir ülkeyiz biz.

“ADALET BAKANI ARIYOR, TEHDİT EDİYOR”
Adalet bakanı arıyor, tehdit ediyor dosyayı kapatacaksın diye. Bütün bunların üzerine parlamentoya yeni teklifler geliyor. Adına da demokratikleşme paketi diyorlar. Yasağı ön gören bir paket hangi isimle amaçla demokratikleştiriliyor. İnternet yasağı getiriyorsunuz. Müdahale getiriyorsunuz. Kamu görevlilerini yasayla görevden alıyorsunuz ki yargıya başvuramasınlar. Araya da biz itiraz etmeyelim diye bir iki şey sıkıştırıyorlar, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması.

“KUL HAKKI YİYENLER YARGILANACAK”
Günaydın Recep Bey. Biz bunu aylar önce söyledik. Neden kaldırmak istiyorlar? Ucu kendilerine dokunacak da onun için. Aynı mahkemelerde yargılanmak istemiyorlar. Ama sen meraklanma, CHP iktidarında, özel yetkili mahkemeler olmayacak. Kul hakkı yiyenler yargılanacak. Defterinde bir kenara yaz. Göreceksin kul hakkı yiyenler bu ülkede hesaplarını verecekler, bağımsız ve tarafsız yargıda verecekler.
Son Güncelleme: 09.02.2014 16:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.