11 Ocak 2014 Cumartesi 20:59
Kılıçdaroğlu Manisa'da Adayları Açıkladı
Kılıçdaroğlu, partisinin Manisa Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitingde, Manisa'nın, ülkenin en verimli arazilerinde kurulu olduğunu dile getirerek, bölgenin zenginliği pamuk ve tütünün bugün yok olduğunu, çiftçinin mutsuz olduğunu savundu.

Tek güçlerinin halk, tek inançlarının Allah'a olduğunu, halkla beraber yürüyeceklerini anlatan Kılıçdaroğlu, temiz siyaseti ülkeye getirmek için söz verdiklerini söyledi.

Kılıçdaroğlu, "birilerinin, geleceğini ayakkabı kutusunda bulabileceğini, kendi geleceklerinin ise çocukları olduğunu" ifade ederek, Türkiye'de halkın uyanış içinde olduğunu, artık halkın iktidarının ufukta göründüğünü ve bunun birilerini çok korkuttuğunu öne sürdü.

Türkiye'de çiftçinin, esnafın, emeklinin yüzünün gülmediğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Maalesef bir avuç haraminin yüzü gülüyor. Rahmetli Ecevit derdi ki, 'Ne ezen ne ezilen, insanca hakça bir düzen.' Aynısını savunuyoruz biz de. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye'yi, çatık kaşlı insanların değil güler yüzlü insanların olduğu bir Türkiye'yi özlüyorum" ifadesini kullandı.

Halka hesap veren bir siyaset istediklerini bildiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "17 Aralık, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde artık bir dönüm noktasıdır. 17 Aralık, kendilerine ak diyenlerin kara çıktığı bir tarihtir. 17 Aralık, halkın doğum günüdür, halkın günüdür, yolsuzluk ve rüşvetle mücadele günüdür. Bu hükümet bu ülkeye yakışmıyor, komşularımıza yakışmıyor, dünyaya yakışmıyor, Türkiye'nin bayrağını onurla dalgalandıracak yeni bir iktidara, halkın iktidarına ihtiyacımız var artık. Arkadaşlarım 'Manisa'yı hiç böyle görmedik' diyor. Doğrudur, Türkiye değişiyor, Türkiye uyanıyor, halk uyanıyor. Yeni bir ulusal hareket çıkıyor ortaya. Kendi haklarına sahip çıkan bir halk çıkıyor ortaya. Haramilerden hesap sorulmasını isteyen bir halk çıkıyor ortaya. Şimdi yeni bir sürecin içindeyiz. Türkiye, kendi çıkarları için kendi toplumunu
feda eden bir iktidarla yandaş zengin eden bir iktidarla karşı karşıya. Artık yeni bir düzen, halktan yana, halkçı bir düzen, ezilenin olmadığı, herkesin mutlu olacağı bir düzeni sağlamak için yola çıktık. Ben yaşamımı halkın çıkarlarına feda etmeyi namuslu, onurlu bir görev kabul ediyorum."

"Mağdur edebiyatı" iddiası
Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın, mağdur edebiyatı yaptığını, "dost darbesi yapıldığı" yönünde sözler sarf ettiğini ileri sürdü.

Kendisinin bu konuda meydanlarda 50 kez haykırdığını anlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Televizyona zaten çıkıyorsun, gazetelerin de var. Çık şu cümleyi kullan; 'Ben kul hakkı yemedim'. Diyebiliyor mu? Diyemiyor. Sen bu millete hesap vereceksin. Hesabını soracağım bunun. Efendim diyor, 'Seçim sandığında hesabını vereceğiz.' Seçim sandığında değil, bağımsız mahkemenin önünde bunun hesabını vereceksin. Efendim diyor, 'Tam seçime 3-4 ay kala böyle bir şey olur mu?' Yahu arkadaş 14 ay önce ihbar mektubu gitmiş. Cumhurbaşkanı'na, Maliye Bakanlığına, savcılığa gitmiş. Savcı ne yapmış? Araştırmış, bakmış, ihbar doğru, yolsuzluk var. 17 Aralık'ta düğmeye basmış, 'Şunları toplayın, ifadelerini alacağız' demiş. Bunlardan birisi de kim, Bilal Erdoğan, oğlu. Efendim, 'Çeteler bize tuzak kurdu' diyor. Manisa Meydanı'ndan söylüyorum; çeteyi merak ediyorsan, toplarsın Bakanlar Kurulunu, çeteyi orada görürsün."

Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce kendisi hakkında Silivri Cezaevi çıkışında yaptığı açıklamalardan dolayı fezleke hazırlanması sonrası dokunulmazlığının kaldırılmasını istediğini hatırlattı.

"Çünkü alnı temiz değil"
Başbakan Erdoğan'a çağrıda bulunan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Peki o, Bilal Erdoğan için ne yaptı? Senin çocuğunun ne ayrıcalığı var? Neden gidip bağımsız mahkemelerde hesabını vermiyor, neden kaçıyor? Alnın temizse kul hakkı yemediysen şunu söylemen lazımdı. 'Yolsuzluk yapan varsa sonuna kadar gidilsin, babam yapsa da sonuna kadar gidilsin, biz korkmayız. Oğlum sen gel, mahkemeye ifadeni ver' demez miydi? Demedi. Çünkü alnı temiz değil, eli temiz değil, dili temiz değil. Bunu herkes böyle bilsin."

Erdoğan'ın Manisa mitingi sırasında bir kadının, ayakkabı kutusu gösterdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "O kadının ellerinden öpüyorum, ona şükranlarımı sunuyorum. Allah aşkına bir ülkenin başbakanı, boş ayakkabı kutusundan korkar mı yahu. Niye korkuyor? Manisalılar yürekli, kadınları daha yürekli. Boş ayakkabı kutusuyla koskoca başbakanı sindirdi" değerlendirmesinde bulundu.

"Teklifi geri çekin"
Partisinin Manisa Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingin ardından parti otobüsünden halkı selamlayan Kılıçdaroğlu, bir kahvehanede vatandaşlarla sohbet etti.


Bu sırada gazetecilerin "HSYK'nın yapısında değişiklik öngören yasanın görüşmeleri sırasında çıkan arbedede Eski YARSAV Başkanı ve Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun darbebilmesini nasıl değerlendirdiği" yönündeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Eminağaoğlu önemli bir hukukçu, yıllarını yargının bağımsızlığı, tarafsızlığına harcamış birisi. Böyle birisinin parlamentoda HSYK ile ilgili yasa görüşülürken darbedilmesi en hafif deyimiyle ayıptır. Bu tasarı bir dayatmayla TBMM gündemine getirilmiştir. Bakanlar Kurulu'nda, Adalet Bakanlığında görüşülmeden parlamentoya yasa teklifi getirmek doğru bir şey değildir. Yürütmeyi yasama, yargı üzerinde baskı kuran bir organ konumuna getirmek doğru değildir. Demokrasinin temeli çatırdıyor. Siz kalkıp da tüm mahkemeleri, savcıları Adalet Bakanlığına bağlarsanız, bu ülkede huzur olmaz, düzen tutmaz, barış olmaz. O nedenle sayın Başbakan'a açık bir çağrı yapıyorum. Bu teklifi lütfen geri çekin."


 
Sarıgül ve Balbay'la geldi
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Manisa'da yapacağı miting ve belediye başkan adayları tanıtımına CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'la birlikte geldi.

Bir kıraathaneye giren Kılıçdaroğlu, burada İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Adayı Mustafa Sarıgül, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ve Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Adayı Özgür Özel ile vatandaşların sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, kıraathanedekilerden birinin "Bu ayakkabı kutusu ne olacak?" demesi üzerine, "Recep Bey'e soracağım meraklanma. Ama ben miting meydanında sorayım, siz sandıkta sorun olur mu, işbölümü yapmış olalım" dedi.

Şehit kardeşi olduğunu belirten biri ise inşaatta çalıştığını, şehit yakınları için neler yapacaklarını sordu.

Kılıçdaroğlu, bir toplumun şehit yakınları ve gazilerine saygı duyduğu ölçüde yükseleceğini ifade etti.

İngiltere'de bir gazi veya şehit yakını mağazaya gittiğinde isminin anons edildiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Halkın iktidarında göreceksiniz. Bu konuda çok sayıda teklifimiz oldu ama kabul edilmedi, mücadelesini yine vereceğiz" diye konuştu.

Bir gazetecinin Başbakan Erdoğan'ın 17 Aralık'ta gerçekleşen operasyonla ilgili "28 Şubat post-modern darbeydi, bu da dost-modern darbe" yorumunda bulunduğunu belirterek, bunu nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Ne söyleyeyim arkadaşlar. Bir başbakan düşünün, 4 bakanı yolsuzlukla suçlanıyor. Eski bakan değil, mesai arkadaşları. Hala kalkmış darbeden bahsediyor. Darbeyse sen bu millete darbe yaptın. Yolsuzluk darbesi yaptın. Bir başbakan ayakkabı kutusundan korkar mı ? O hale geldi. Ayakkabı kutusundan korkuyor. Şimdi mağdurları oynuyor. 28 Şubat bilmem kaç şubat. Bıraksın artık.

11 yıldır bu ülkeyi yönetiyor. Mağdurları oynamayı bıraksın artık kabak tadı verdi. Benim çocuklarımın gemileri yok ben mağdurları mı oynuyorum. Onun çocuklarının gemileri var. Ben başbakan değilim. Ben mağdurları mı oynuyorum. O başbakan hala ben mağdurum diyor. 7 sülalesi köşeyi döndü 'ben mağdurum' diyor. Mağdur olan buradaki vatandaş. Bakın şehit yakını, gaziler mağdur olan onlar. Az önce birisi geldi. '850 lira maaş alıyorum 550 lira kira ödüyorum' dedi. O mağdur değil ama ayda 20-30-40 bin lira geliri olan başbakan mağdur.

Bu mağdur edebiyatı kabak tadı verdi. 28 Şubat diyor. Kendisine muhtıra veren dönemin genelkurmay başkanına üstün hizmet madalyasını ben mi verdim ? O verdi. Dolmabahçe'de kapalı kapılar ardında görüşmeyi ben mi yaptım ? O yaptı. Ben mağdur değilim o mağdur.
Öyle saçmalık olmaz yahu."

Kılıçdaroğlu, bir vatandaşın, "size SSK'da hırsız dediler, kendileri hırsız, kendileri çalıyor" sözleri üzerine ise "Bizim verilmeyecek hesabımız yok. Biz dokunulmazlıkların arkasına saklanmayız. Kazandığımız her kuruşun altında alın terimiz vardır. Biz korkmayız çalışırız" dedi.


Bir vatandaşın yıllardır CHP'ye oy vermeleri nedeniyle gerekli yatırım yapılmayarak köylerinin susuz bırakıldığını iddia etmesi üzerine, "En büyük suçu işlemişsiniz" diyen Kılıçdaroğlu, bir diğerinin "10'dan sonra alkol satmak yasak. Kaçakçılık mı yapalım" sorusuna ise "Kaçakçılık yapmayın vallahi bombalanırsınız" diye karşılık verdi.

Kılıçdaroğlu, gazetecilerin İzmir'deki ilçe belediye başkan adaylarının belirlenme sürecine ilişkin sorusuna ise bu konuda özel bir çalışma yaptıklarını, 15-20 güne kadar hepsinin açıklanmış olacağını söyledi.

İzdiham yaşandı
Öte yandan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Manisa programına katılmak üzere havayoluyla İzmir'e gelişinde, Adnan Menderes Havalimanı VIP Terminali önünde izdiham yaşandı.

Kılıçdaroğlu, kendisini karşılamak üzere havalimanına gelen partililerin yaratığı yoğunluk nedeniyle terminal çıkışında ezilme tehlikesi geçirdi.

Son Güncelleme: 12.01.2014 01:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.