01 Nisan 2014 Salı 11:41
CHP’DE Muhalifler KOCAOĞLU VE ENGİN’İ hefef aldılar!
MUHALİFLER önce Engin'i istifa ettirmek ardından kongreyi toplayıp Kocaoğlu'nun mutlak otoritesini kırmak istiyor. Muhaliflere dışlanan 7 vekil ile Kocaoğlu'nun reddettiği 7 belediye başkanı destek veriyor

İzmir'de elindeki 8 ilçeyi kaybeden ve 2009'a göre oy oranı düşen CHP'de parti içi muhalefet isyan bayrağını erken açtı. 31 Mart günü itibariyle harakete geçen muhalifler olağanüstü il kongresini toplamak için girişim başlattı. Muhaliflerin hedefinde aday belirleme sürecinde tek belirleyici olan Aziz Kocaoğlu ve İl Başkanı Ali Engin var.

Muhaliflerin önceliği İl Başkanı Ali Engin'i istifa ettirmek. Daha sonra olağanüstü il kongresini toplayarak Kocaoğlu'nun partideki mutlak otoritesini kırmak. Muhaliflere önümüzdeki günlerde aday belirleme sürecinde dışlanan 7 milletvekili ve Kocaoğlu istemediği için aday gösterilmeyen metropoldeki 7 belediye başkanı da destek veriyor.

Kayıplar kriz yarattı
CHP'de olağanüstü il kongresinin toplanabilmesi için 1200 delegeden beşte birinin imzası gerekiyor. Kongreye seçim maddesinin eklenmesi için ise delege sayısının yarıdan bir fazlasının imzasına ihtiyaç var.

CHP'nin İzmir'de yüzde 49.7 oyla ilk sırada yer almasına rağmen Aliağa, Torbalı, Ödemiş gibi metropol dışı ilçelerin yanı sıra Selçuk, Menderes, Kiraz ve Kınık'ta da seçimi kaybetmesi parti içinde kriz yarattı. Aday belirleme sürecinde genel merkeze istifa resti çekerek en önemli belirleyici olan Başkan Aziz Kocaoğlu ve ekibi, partide başarısızlık olarak değerlendirilen sonuçların ardından hedef tahtasına oturtuldu. Hatalar zincirinin aday belirleme süreciyle başladığını belirten partililer, Ali Engin'in derhal istifasını istedi. Öte yandan CHP kulislerinde partinin ileri gelen muhalif isimlerinin olağanüstü il kongresine gitmek amacıyla imza toplandığı kaydedildi. Partide uzun yıllar görev yapan isimler, başarısızlık analizinin kısa süre içerisinde hazırlanarak, kamuoyu ile paylaşılmasını istedi.

Parti tabanına 'posta koyarak' siyaset yapılamayacağını dile getiren partililer, CHP'nin 2009'da elde ettiği başarının gerisinde kalmasıyla ilgili hakkında Yeni Asır'a değerlendirmede bulundular.

'CHP İzmir'de yara aldı'"
CHP İzmir İl eski Başkanı Tacettin Bayır, CHP'nin İzmir'de ciddi bir yara aldığını belirterek, "İzmir'de gerileme var ve sorumlusu öyle sanıyorum ki 'ben bilirim' anlayışında olanlardır. Tüm sorumluluk Aziz Kocaoğlu'nundur. 'Her şeyi ben bilirim' diyen Aziz Kocaoğlu, Alaattin Yüksel ve Ali Engin yapısı, genel merkezi köşeye sıkıştırıp rest çekmiştir. Genel Merkez'in 'böyle olmaz, geri adım atın' demesine rağmen dinleyen olmamıştır. Belediye başkanı olmak başka, il örgütü başkanı olmak başkadır. CHP ciddi bir yara almıştır. Ali başkan Karşıyaka'ya aday olmak istedi, örgütü motive edemedi ve CHP İzmir'de geriledi. Ortada çok kötü bir tablo var " dedi.

'Çiftlik gibi yönetilemez'
İzmir Büyükşehir Belediye eski Başkanı Yüksel Çakmur, CHP'de parti içi özgürlük ve demokrasinin olmadığını belirterek, "İzmir'de bir takım başkanları değiştireceğim diyeceksiniz, meydan okuyacaksınız. Böyle bir şey var mı? Siz de atamayla geldiniz. İnsanları harcamak bu kadar kolay mı? Bir genel başkan, tehdit edilecek, o da diz çökecek. Böyle bir şey olabilir mi? Çiftlik yönetimi gibi parti yönetilir mi? CHP'de oligarşi olabilir mi?" dedi. Menfaate dayalı birlikteliklerin çabuk biteceğini vurgulayan Çakmur, şöyle devam etti: "CHP önce kendi içinde değişim yaşamalı. İzmir'de politika kişiselleşti, kişilere bağımlılık arttı. Uydurma, temeli olmayan temayül yoklamaları ve anketler yapıldı, demokrasinin yükseltilmesi gerekirken hainlere dayandı ve örgüt hırpaladı."

'Engin CHP'ye daha fazla kötülük yapmak istemiyorsa istifa etmeli'
CHP İl eski Başkanı Kemal Karataş, yerel seçimleri 'başarısızlık' olarak niteleyerek, İzmirliler'in aptal yerine konulduğunu söyledi. Karataş, başarısızlıktan Ali Engin'in birinci derece sorumluğu olduğunu belirterek, "Ali Engin ve ekibim dediği Aziz Kocaoğlu ve Alaattin Yüksel birlikteliği süreci çok kötü yönetmiştir. Örgütün yapısını bozma noktasına getirerek, kendi adamlarını aday gösterme çabasıyla tahribat yarattılar. Bu tahribat ucuz bile atlatılmıştır. İlkeli politikacıya yakışan, sosyal demokrat insana düşen görev bu başarısızlığı kabul etmektir. Rakamların ardına sığınarak, bahaneler uydurarak kendileri hala başarılı sayıyorlarsa İzmir'de, insanları aptal yerine koyuyorlar demektir. İnsanlar aptal değildir" dedi.

Karataş eleştirilerini şöyle sürdürdü: "Gözümüze baka baka yalan söyleyerek, rakamları dolaştırarak başarılı sayıyorlarsa yanlıştır. CHP 8 ilçeyi kaybetmiştir. Aslında il başkanı Ali Engin, Başkan Aziz Kocaoğlu, Milletvekili Alaattin Yüksel ekibi kaybetmiştir. Ali Engin CHP'ye daha fazla kötülük yapmak istemiyorsa görevinden istifa etmelidir. İzmir halkı ve CHP'liler kendisinden bunu bekliyor."

'Dışlama politikasının sonucu'
CHP Parti Meclisi eski Üyesi Levent Eyipişiren, "Aziz bey, Alaattin bey ve Ali bey İzmir'de kadro, yakın arkadaşlık, yakın ilişkiler siyasetiyle örgüt yönetmeye çalıştılar" diyerek görüşlerini şöyle diye getirdi: "Onların dar kardolu siyasetlerinden hem parti, hem de ülkeyi kurtarmamız gerektiğini söyledim. Bir çok ilçeyi ve büyükşehiri çantada keklik olarak görmenin yanlış olduğunu söyledim. İzmir'de alınan oylardan ve başarısızlıktan kendileri sorumludur. İl ve ilçe kongrelerinde adaylar belirlenirken herkesi dışlayacaksın sonra belediye seçimlerinde 'aman oyları bölmeyin, geri gelin' diyeceksin. Bu kalp kırıklıkları ilçeleri kaybettirdi. Ali bey posta koydu, Aziz bey posta koydu. BÖyle siyaset yapılmaz. Bunların hepsinin hesabının sorulacağı yer olağanüstü il kongresidir."

'Aday belirlemede çok hata yapıldı'
Çeşme Belediye eski Başkanı Faik Tütüncüoğlu, bu seçimlerde muvakkaf olamadıklarını belirterek, "Önceden kaybettiğimiz ilçe olmazdı, şimdi 6 ilçe kaybettik. Daha çok çalışmamız gerektiği ortaya çıktı. Aday belirme sürecinde çok hata yapıldı. Bir çok kişiyi aday yaptılar sonra değiştirdiler, hiç etik olmadı. Aziz Kocaoğlu, Ali Engin ve Alaattin Yüksel'e gösterilen tepki doğrudur. Tüm başarısızlık onlara aittir. İzmir'de bir düşüş varsa bunların yüzündendir" dedi.

CHP'de konuşma yasağı
CHP İzmir İl Başkanı Ali Engin CHP'nin metropol dışında istediği sonucu elde edememesinin ardından dün sabah yaptığı il yönetim kurulu toplantısında seçim sonuçlarıyla ilgili konuşma yasağı getirdi. Yasağı il yöneticilerine açık bir dille bildiren Engin, oluşan tablo hakkında sadece İzmir milletvekilleri ve kendisinin görüş bildirebileceğini açıkladı.

'İstifa etmiyorum'
İl Başkanı Engin, istifa etmesi yönündeki açıklamalara yönelik olarak, "istifa beklentisi içine kimse girmesin. Birileri istedi diye istifa etme zaafı göstermem" dedi. Engin, çalışmalardan memnun olduğunu kaydederek, "Hükümet olanakları, parti için de beklemediğimiz olumsuz tavırlar, küçük ilçelerdeki manüpülasyonlar, vaatler, karalamalar, yalanlar. Bunların etkisi oldu. CHP'den ayrılıp DSP'ye gidenlerin küçük ilçelerde manipülasyonlar etkili oldu. Onları tarihe havale ediyorum. Adayların performanslarından memnunum. Arkadaşlarımız çabaladı. Kaybettirmek için uğraşıldı. Adaylarımızın yapacak bir şeyi yoktu" ifadelerini kullandı.

Kocaoğlu: Daha çok çalışacağız
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na 3. kez seçilen Aziz Kocaoğlu, yeni döneme ilişkin yaptığı açıklamada, "Yeni dönem için öngördüğümüz projelerimizi hızla hayata geçirebilmek, öncelikli hedefimiz olacak. Yaşayan ve yaşanacak şehir İzmir için daha çok çalışacağız. Parti ayrımı gözetmeksizin el ele vererek kentimize, ülkemize, geleceğimize sahip çıkacağız" dedi.

Büyükşehir oylarındaki fark bu seçimde azaldı
İktidara yönelik paralel darbe girişimlerinin ardından girilen yerel seçimlerde İzmir'de CHP'nin ipi yeniden göğüslemesine rağmen yaşadığı kan kaybı rakamlara da yansıdı.

İzmir'de 2 milyon 787 bin olan seçmen sayısı bu seçimde 3 milyon 30 bine çıktı. Büyükşehir seçimlerine katılan ilçe sayısı 21'den 30 çıktığı için Büyükşehir seçiminde oy kullanacak seçmen sayısı da 2 milyon 422 binden 3 milyon 30 bine yükseldi. Buna rağmen bu seçimde cemaat oylarını da alan Başkan Aziz Kocaoğlu'nun oylarındaki 5 puanlık düşüş dikkat çekti. 2009'daki seçimde yüzde 55 oranına ulaşan Aziz Kocaoğlu, 1 milyon 108 bin oy alırken AK Parti adayı Taha Aksoy 616 bin 156 oy toplamıştı.
Aradaki fark 491 bini geçmişti. Kocaoğlu, bu seçimde ise 1 milyon 296 bin oy alırken Yıldırım da, partisinin oyunu 941 bin 188'e çıkardı. Böylece fark 354 bin civarına indi.
(Yeniasır)
Son Güncelleme: 01.04.2014 11:46
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.