07 Mart 2014 Cuma 18:41
Ali Engin'den Cemaat'e övgü
Hizmet Hareketi’nin 140 ülkede açtığı okullarla Türkçeyi, Türk kültürünü dünyaya tanıttığını, TUSKON’a mensup işadamlarının da 30 milyar dolarlık ihracat yaptığını ifade eden Engin, “Ne varsa Hizmet Hareketi’ne atmaya çalışıyorlar, bu doğru değil. Hizmet Hareketi’ni de kutluyorum. Hükümetin baskısına rağmen 30 milyar dolar ihracat yapan kuruluşları var, hükümetten korkmuyorlar, cesurca davranıyorlar, TUSKON’a sahip çıkıyorlar. Bu iyi bir şey. Buna direnmenin bir yolu var, o da arkasında pislik olmayacak, yoksa direnemezsin. Demek ki öyle bir pislik yok ve bu insanlar temiz. Bu cesur insanları hakikaten kutluyorum. Aklı olan, vicdanı olan bu hizmetleri takdir eder.” dedi.

Bir işadamı ve CHP İl Başkanı olarak, 140 ülkede okul açılmasını eskiden beri ayakta alkışladıklarını söyleyen Ali Engin, “Hizmet Hareketi okullarla, medya şirketleriyle, TUSKON’la ülkemize döviz kazandırıyor, 30 milyar dolar ihracat yapıyor. Bu ne demektir? İnsanlarımız iş buluyor, ülkemiz döviz kazanıyor, Türkiye’nin yurtdışında tanıtımı yapılıyor. En son düzenlenen Türkçe Olimpiyatları’na katıldım ve göğsüm kabardı. O ülkelerdeki çocuklar Türkçe öğreniyor. İleride Türkçe, dünya dili olacak. Bu okullardan mezun olan çocuklar birçok ülkede başbakan oldu, genelkurmay başkanı oldu, gazeteci oldu, işadamı oldu vs. bunlar önemli işler. O insanlar Türkiye’ye yakınlıkduyar, iş birliği yapar. Bu güzel bir şey. Akıl mizan sahibi olan adam bunu takdir eder. Bir yurttaş olarak, böylesi bir hareketi ‘Haşhaşi’ gibi göstermeyi vicdanla da bağdaşır bulmuyorum.” şeklinde konuştu.

Cemaat mensubu insanların Türkiye’ye hizmet ettiğini söyleyen CHP İl Başkanı Engin, “Eğer hukuksuzluk varsa sadece hizmet hareketinden değil, her kimse cezalandırılsın. Başbakan hizmet hareketine yönelik uzun süredir bu saldırıyı yapıyor. Hizmet hareketinin ne suçu varsa yargıya intikal eden bir şey çıkaramadı. Ne var? Bir yolsuzluk, ülkeye, rejime karşı bir düşmanlık, bir anarşi, bir terör, yok böyle bir şey. Belge de yok, varsa bekliyoruz kendisinden. MİT kendisinde, yargı kendisinde, hizmet hareketinin, hangimizin ne eksiği varsa yargıya intikal ettirsin. O da yok, yani kendisi istemesine rağmen yapamıyor.” dedi.

Hükümetin bu dönemde bazı Cemaat mensuplarına yönelik suç uydurma, delil üretme yoluna gidebileceğini ve bu konuda dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Ali Engin, “Bu dönemde bazı insanlara yönelik suç uydurarak, deliller üreterek suçlama yapabilirler. Bu ülkede Tayyip Erdoğan olduğu sürece hiç kimsenin can, mal, fikir güvenliği siyaset yapma güvenliği kalmamıştır. Hiç kimsenin, hiç birimizin bunlarla ilgili güvenliği kalmamıştır. İnsan gece ne olacağını bilemiyor. Başbakan, ülkeyi kurtarma derdini bırakıp kendini kurtarma derdini düşmüştür. Ülke insanı çalışkan, üretken. Ülkenin bu kaynağında böyle 140 ülkeye okul açan, 30 milyar dolar ihracat yapan bu insanların heyecanını azaltan, engelleyen bir motivasyon düşüklüğü de umarım olmaz.” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın, seçim meydanlarında vatandaşlara hitaben, “Çocuklarınızı bunların dershanelerine göndermeyin.” şeklinde konuşmasını da eleştiren Engin, “Başbakan, ‘Cemaatin dershanesine göndermeyin, biz kurs vereceğiz’ dedi. Hani kursa, dershaneye ihtiyaç yoktu? Hani eğitim sistemi düzelmişti? Bu yalanlara artık insanlar inanmıyor. ‘Türkiye üç misli büyüdü’ diyordu. Bakıyoruz herkes perişan, herkes işsiz. Tarlalar ekilemiyor, fabrikalar kapalı, her şeyi yurtdışından alıyoruz. Bu yalanlar ortaya çıktıkça hayali düşmanlar çıkarıyorlar.” dedi. 30 Mart yerel seçimlerinin büyük önem taşıdığına dikkat çeken CHP İl Başkanı Engin, “Önemli bir seçim. Başbakan, yüzde 50 de alsa artık orada oturmaz.” şeklinde konuştu.

AK Parti Milletvekili ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın, gittiği yerlere gazetecileri çağırmadığını belirten Engin, “Vatandaş da gittiği yeri bilmek ister, belki onu dinlemek ister ama gazetecileri çağırmıyorlar. Kapalı devre çalışıyorlar. Açıkhava toplantısı yapmıyor. Bacanağıyla ilgili soru işaretleri devam ediyor. Havuz medyası olayı zaten kabul edildi. İzmirli bunu kabul etmez.” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yıllık bütçesinin 5 milyar lira olduğunu ifade eden Engin, “İzmirliler böyle bir adama, Binali Yıldırım’a bu bütçeyi teslim etmez. Böyle bir adama bütçe teslim edilmez. Bütçe, vatandaşın vicdanıdır. Yoksul insanlardan aldığı vergilerdir.” dedi.

Türkiye’nin artık bir hukuk devleti olmaktan çıktığını savunan Ali Engin, krizi milletin aşacağını söyledi. Erdoğan’ın artık ülkeye vereceği hiçbir şeyin kalmadığını öne sürerek, “Başbakan’ın ruh hali, gerek partisinin vizyonu demokrasi anlayışı ülkeyi yönetecek durumda değil. Bu millet, geçmişte birçok krizi sandık yoluyla çözmüştür. Ben yine çözeceğine inanıyorum. Ya Tayyip Erdoğan’a güçlü bir destek verecekler, Erdoğan bugünkünden daha acımasız şekilde basının, yargının, rakiplerinin, muhaliflerinin, toplumun üzerine gelecek, yandaşlarını zengin etmeye çalışacak, ailece milyar dolarları götürmeye devam edecekler ya da Türkiye’nin önüne yavaş yavaş bir uzlaşma, yeniden hukuk devletine dönme, yeniden girişimcinin önünü açma, yeniden devletin her inanca, her şeye eşit yaklaştığı bir düzenin kurulmasının temelleri atılacak.” diye konuştu.

Zaman
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.