29 Ekim 2013 Salı 10:22
Rekor ceza
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar, İzmir’in Gaziemir ilçesinde bulunan Aslan Avcı Döküm Tesislerinde ortaya çıkan radyoaktif atıklar ile ilgili rekor bir çevre cezası verdiklerini açıkladı. Birpınar, “Elimizdeki raporlara göre buraya zehirli atıkların depolanmasından dolayı 5,7 milyon TL rekor bir çevre cezası keseceğiz. Bundan sonra herhangi bir tedbir almazlar ise aynı cezayı tekrar yazarız, ama bu çözüm değil” dedi.

Gaziemir ilçesinde 1940 yılında 70 dönümlük arazi içinde kurulan ve 2010 yılında tamamen kapatılan Aslan Avcı Döküm Tesislerinde toprağa gömülen radyoaktif ve tehlikeli atıklar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından denetime alındı. Denetimlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar, Vali Yardımcısı Hüseyin Demirciler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Genel Müdür. Yardımcısı Halit Yılmaz, Gaziemir İlçe Kaymakamı Şerafettin Tuğ, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü  Fethi Şahinoğlu ile AFAD’a bağlık ekipler de hazır bulundu. Bu tesisin sahibinin vefatının ardından varisleri tarafından işletilmeye devam edildiğini ve 2010 yılında da tamamen kapatıldığını aktaran Birpınar, bu süreçte bölgeye yüksek miktarda cüruf gömüldüğünü açıkladı. Bölgedeki radyoaktif atıkların kaynağını öğrenmek için araştırmalarına devam ettiklerini dile getiren Birpınar, “O dönemde Türkiye’de radyoaktif atığın olması mümkün değil. Muhtemelen yurtdışından gelen bir gemi ile Türkiye’ye gelmiş olabilir. Bunu net olarak bilmiyorum ama öyle gibi görünüyor. Burası daha önce de akülerden kurşun geri kazanımı yapılan bir tesis. Buraya getirilip geri kazandırılırken buraya gömülmüş bir akü olabilir çünkü burada ciddi manada aküden cüruflar var. Belli miktar da kurşun cürufları da gömülmüş. Bize ve ülkemize yakışmayan bu görüntülerin kaybolmasını ve bölgenin temizlenmesini, İzmirlilerin rahat etmesini istiyoruz” dedi.

Türkiye atık çöplüğü değil


Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın bu konuda çok hassas davrandığını ve Türkiye’nin bir atık çöplüğü olmadığını vurguladığını anlatan Birpınar, “Bu ülke bir atık çöplüğü değil. Bu yüzden ne radyoaktif atıkların, ne de tehlikeli atıkların çöplüğü olamaz. Masa başında çevrecilik değil, arazide çevrecilik olmasını istiyoruz. Onun için de buraya geldik. Biz bu konuyu çözeceğiz. Bu konuda kararlıyız. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu problemi kesinlikle çözecektir. Tabi bu arada bizim alanımız dışında olan radyoaktif atıklar var. Tehlikeli atıklar kısmı bize ait, radyoaktif atıklar kısmı ise TAEK’e ait. Dolayısı ile TAEK’in kontrolünde olması gerekiyor. Bu arazinin yetkililerinden bir firma ya da üniversite ile anlaşmalarını ve bize bir temrin planı vermelerini istiyoruz. Eğer yapmazlarsa önümüzdeki süreçte bu işi devlet olarak biz yaparız ve onlardan tahsil ederiz” diye konuştu.

Türkiye’de nükleer atığın olduğu başka bir yer bulunmadığına da dikkat çeken Birpınar, bölgede bulunan radyoaktif atıkların TAEK’in kontrolünde temizlenmesi gerektiğini belirtti. Bu bölgenin temizlenmesi için arazinin sahiplerinin de destek verip para ödeyeceğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak olaya el koyduklarını ifade eden Birpınar, “Bu maddelerin içindeki radyoaktivite bulaşmaya devam ediyor. Suya değil, daha çok toprağa bulaşıyor. Bu bulaşma belli yerlerde mevcut ve bu bölgelerin temizlenmesi gerekiyor. Sadece radyoaktivite değil, topraktaki kurşun, arsenik gibi ağır metallerin veya içerisinde bulunan cıva gibi maddelerin suya karışma ihtimali de var. Suda bu maddelerin olduğunu gördük. Dolayısı ile biz bölgede özellikle fabrikaya 500 metre yakınlıktaki bulunan evlerin yeraltı suyunu kullanmamalarını istiyoruz; çünkü çok büyük riskler taşıyor. Bu maddelerin bir an önce buradan temizlenmesi gerekiyor. TAEK, ve İzmir İl Çevre Müdürlüğü bu işi organize edecek ve bu problemi üniversite ile beraber en kısa sürede çözeceğiz” diyerek vatandaşları da uyardı.

"Arazideki ihmal fabrikaya ait"


Ellerindeki raporlara göre zehirli atıkların depolanmasından dolayı 5,7 milyon TL değerinde rekor bir çevre cezası keseceklerini açıklayan Birpınar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan sonra herhangi bir tedbir almazlar ise aynı cezayı tekrar yazarız, ama bu çözüm değil. Varisleri bu konuyu üniversite TAEK ve danışmanlığımız dışında çözmezlerse buranın tapusuna şerh koymak zorundayız. Yani varisleri burayı kimseye satamaz kiralayamaz ve devir edemez. Bunun anlamı da şu an burası devletin kontrolü altındadır. Ve gerekirse buranın maliyeti ne ise öder burayı satın alır ve vatandaşlarımızın sağlığı için burayı temizleriz. Daha önce toprağın altından alınan numunelerde ise risk daha yüksek boyutlarda bunların üstünü kapatmakla sorun çözülmez. Bir an önce temizlenmesi gerekiyor. Özellikle yağmur yağdığında radyoaktivite daha net şekilde hissediliyor. Fabrikaya kestiğimiz cezadan kaçış yok. Buraya radoyaktivite malzeme getirilmiş eritilmiş ve cürufları buraya gömülmüş. Bu süreçte TAEK’in herhangi bir ihmali söz konusu değil. Toprağın örtülmesi zırhlama dediğimiz bir bilimsel yöntem. Bu yöntem ihmalin üzerini örtmek değil tehlikenin yayılmasını önlem için yapılman bir yöntemdir.  Bu arazideki ihmal tamamen fabrikaya ait”
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.