13 Kasım 2013 Çarşamba 09:15
Kazdağı köylüleri bu kez Ankara’dan seslendi; Yaşam alanlarımızı kurtarmak için harekete geçin
Çanakkale Kazdağları köylüleri, yaşam alanlarına dönük saldırıların yoğunlaşması ve yaşam haklarının kuralsız bir şekilde devam eden altın madeni işletmelerine kurban edilmek istenmesine karşı Ankara’da seslerini yükselttiler.

Sabah saatlerinde Ankara’ya ulaşan köylüler, saat: 12:30’da Ankara Emek ve Demokrasi Güçleriyle TBMM önünde buluştular. TBMM Dikmen kapısı önünde, “ALTINCI FİLO KAZDAĞI’NDAN DEFOL – KAZDAĞLARINDAN  TAKSİM’E DİRENİŞ – SAĞLIĞIMIZI ONURUMUZU ÇEVREMİZİ KENTİMİZİ SAVUNUYORUZ” pankartı açan köylüler eylem süresince; “HER YER KAZDAĞI HER YER DİRENİŞ – ELİNİZİ DAĞIMIZDAN ÇEKİN – DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ” sloganlarını haykırdılar.



Ankara’ya gelen Kazdağları Köylüleri adına konuşan Ayşen GÖNENÇ şunları söyledi;

“Bizler Kazdağı Köylüleri;

Neden buradayız, niçin Ankara’ya geldik. Bunca yıl bekledik, haykırdık, isyan ettik, hastalandık kimse sesimizi duymadı, bizleri görmedi. Bizim vekillerimiz, sadece yöremizin vekilleri değil, ülkemizin tüm vekilleri bizi duysun, bizi görsün, bir şeyler yapın diye taa Çanakkale’den ayağınıza geldik.


Köylü olarak, yurdun efendisi olarak, zaten birçok sorunumuzun olduğu herkes tarafından biliniyor. Tüm sıkıntılarımızın üstüne son yıllarda, çok önemli olaylar yaşıyoruz; dağlarımızda, köylerimizde, Çanakkale’de.

Bol pınarlı vahşi hayvanlar anası, oksijeni çok dağımızda meyve bahçelerimizde, meralarımızda, ormanımızda, tarlalarımızda ekmeğimiz için çalışırken, birkaç yıldır, bilmediğimiz, tanımadığımız adamlar, ellerinde devletimizden aldıkları, resmi kâğıtlarla, izinlerle, ağaçlarımızı kesmeye, dağlarımızı kazmaya başladılar. Büyük büyük kamyonetler, iş makineleri ile gürültü çıkararak sondajlar yaptılar. Şahinli’de, Ağıdağı’nda, Kirazlı’da, Söğütalan’da, Etili’de, Kızılelma’da, Serçiler’de, Evciler’de, Karaköy’de, Kuşçayırı’nda, Muratlar’da, Yeşilköy’de, Gedik’de son olarak da Kurşunlu’da köylerimizi başımıza yıkmaya başladılar. Bugüne kadar daha sondajlar sırasında köyümüzün içinden geçen dereler, çeşmelerimizden akan sular bulandı. Çocuklarımız ishal oldu, keçilerimiz hastalandı, büyükbaş hayvanlarımız üremez oldu.

Jandarmaya gidiyoruz tutanak tutturuyoruz, Kaymakam’a gidip şikayet ediyoruz, Valimizle görüşüyoruz, dilekçeler yazıyoruz. Hiçbir sonuç yok. Hayvanlarımızı otlattığımız meralar, kestane, ceviz ağaçlarımız, köknarlarımız, meşe ağaçlarımız, kayınlarımız toplu halde gözümüzün içine baka baka kıyılıyorlar, kesiliyorlar. Bizler bir dal kestiğimizde en büyük cezalar alırken, elin oğlu yüzlerce, binlerce ağacımızı kesiyor. ‘Bizim iznimiz var, parasını da verdik’ diyorlar.

Biz köylülere niye böyle davranılıyor, bizler gözden çıkarıldık mı? Bizler gözden çıkarıldıysak, yaşadığımız köyler, ürettiğimiz ürünler de mi gözden çıkarıldı?

Bizim Kazdağı’nın verimli topraklarında, temiz hava içinde, temiz sular ile yetiştirdiğimiz, elmalar, kirazlar, şeftaliler, sütümüz, yoğurdumuz, peynirimiz, helvamız, şifalı otlarımız, domatesimiz her yere ulaşıyor, herkes bunları yiyor. Kestanelerimiz, cevizimiz, ıhlamurlarımızı herkes biliyor.

Madenciler işletmeye geçerler ise, dağa siyanür emzireceklerini ve altın, gümüş, bakır, kurşun sağacaklarını söylüyorlar. Tüm bunları söylerken köylümüzü, bizleri iş vaadi ile kandırıyorlar. Sondajlarda bir süre çalıştırdıktan sonra, işleri bitince bizi kapı önüne koyuyorlar. Yani her şekilde kandırılıyoruz. Böyle giderse bizi köylerimizden de sürecekler, ya da köylerimizin üstüne taş ve toz yığılacak, biz kaçacak delik arayacağız. Bize hak görülen bu mu?

Kazdağı, Kuzey Egenin Efesi, her yerden görülür. Gökçeada’nın, Bozcaada’nın suyu Kazdağı’ndan gider. Kazdağları sadece Çanakkale’nin, Balıkesir’in değil bütün Türkiye’nin dağıdır. Ona çok borcumuz var, bu borcu ödememiz için ömürlerimiz yetmez.

Son olarak bahsetmek istediğimiz bir şey daha var. Bayramiç Kurşunlu köyündeki maden çalışmasına karşı köyünü, ağaçlarını savunmak için 17 gündür açlık grevi yapan Bülent Özüren’den bahsedeceğiz size. Kendisi sizlere selamlarını iletti. Açlık grevinin bugününde de dimdik ayakta. Bugün Bayramiç’te doktorlarımız onu yine muayene etmişler, iyilik haberlerini aldık. Ancak yine de çok kaygılanıyoruz. Gün gün sağlığında değişiklikler yaşanıyor. Çanakkale’deki doktorlarımız sağlığını çok yakından takip ediyorlar, ama sizlerin desteğinize de çok ihtiyacımız var. Kurşunlu Köyü’nde açlık grevi yapan Bülent Özüren dün bir çağrı yaptı. ‘Herkesin çadırlarını bulundukları yere, evlerinin önüne kurmalarını, kendisine, köyüne ve Kazdağlarına destek vermelerini’ istedi.

Sayın milletvekilleri, sayın büyüklerimiz sizlerden istediğimiz, sesimize ses bize güç vermeniz. Kazdağı’nı ve köylerimizi, yaşam alanlarımızı kurtarmak için harekete geçmenizi istiyoruz…”



Ayşen GÖNENÇ’in ardından konuşan Çanakkale Çevre Platformu Sözcüsü Hicri NALBANT ise şunları söyledi;

“Kazdağları’nda sondajlar sürüyor. Bu sondajlar sırasında çevreye çok ciddi zararlar veriliyor. Sondaj alanları büyük şirketlerine tekellerine verilmiş durumda. Çokuluslu tekeller coğrafyamıza büyük zararlar veriyor. Bizim bunlara karşı mücadelemiz sonuna kadar sürecek. Bizler coğrafyamıza sahip çıkıyoruz.”

Hicri NALBANT’tan sonra TTB Merkez Konseyi Başkanı Özdemir AKTAN’da yaptığı kısa konuşmada, Kazdağları’nda doğayı katleden zihniyetle ODTÜ’yü katleden zihniyetin aynı olduğunu söyledi.

Kazdağları’nın bu ülkenin  akciğeri olduğuna dikkat çeken AKTAN, Kazdağları’nda altın madenciliği aramacılığıyla birlikte doğa katliamı yaşandığını, kendileri açısından bunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, köylülerle dayanışma içinde olduklarını ve bu katliamı engellemek için bütün güçlerini kullanacaklarını söyledi.

KESK Genel Başkanı Lami ÖZGEN’de yaptığı konuşmada, maden arama iddiasıyla Kazdağları’nda eko sistemin yok edilmeye çalışıldığını, yapılan katliamın aynı zamanda bir insanlık suçu olduğunu hatırlattı.



Yapılan işin ekonomik getirisi ne olursa olsun sonuçta binlerce bitki ve hayvan türünün yok olacağına işaret eden ÖZGEN, konuşmasını şu sözlerle tamamladı;

“Kazdağları’nda yaşayan yurttaşlarımızın gelecekleri ortadan kaldırılmak isteniliyor. Tıpkı Hasankeyf’’de olduğu gibi Kazdağları’nda da doğa katlediliyor. KESK olarak Kazdağları köylülerinin yürüttükleri mücadeleyi destekliyoruz ve her zaman yanlarında olacağız.”

Kazdağları köylülerinin TBMM Dikmen kapısı önündeki eylemine muhalefet partilerinin milletvekillerinden bazıları da katılarak destek verdi. Milletvekillerinden bazıları yaptıkları konuşmalarda yörede yaşayan insanların iradelerinin hiçe sayıldığını belirterek tepki gösterdi.
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.