05 Kasım 2013 Salı 12:25
Gaziemir'deki radyoaktif alana bir tepki daha
Gaziemir’deki radyoaktif istif alanı hakkında çarpıcı bir açıklama yayınlayan parti, Almanya’daki uygulamalara, nükleer santral kurma eşiğindeki ülkedeki hayati aksaklıklara ve anayasal haklara vurgu yaptı.
 

İŞTE O AÇIKLAMA

Takke düştü kel göründü


02.11.2013 tarihin de cumartesi günü 1. Olağan Konferansını Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İzmir İl Örgütü, İzmir’de ekoloji ve doğa katliamlarına karşı mücadele hatlarından biri olan Gaziemir'deki nükleer ve ağır metal içeren atıkların sorumsuzca depolandığı Gaziemir Aktepe halkıyla birlikte yaparak mahallede yaşayan yurttaşların seslerini kamuoyuna duyurmalarını sağlayarak halkın, mağdurun, doğanın yanında yer aldığını bir kez daha göstermiştir.

İzmir-Gaziemir'de bir kurşun fabrikası, yıllarca tehlikeli atıklarını fabrika bahçesine gömmüş, devletin hiç bir kurumu da buna ses çıkartmamıştır.
2007 yılında Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından bu atıklarda radyoaktivite tespit edilmiştir. Bu tehlikeli durum Çevre Bakanlığı, İzmir Valiliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na hemen iletildiği halde, çevre ve toplum sağlığını korumakla görevli olan bu kurumlar hiç bir önlem almamışlardır. Halkın çeşitli şikâyetleri ve başvuruları görmezden gelinmiştir.
Çıkan gazete haberleri üzerine yalnızca göstermelik olarak sanki radyasyon tel örgülerin dışına çıkamazmış gibi tehlikeli atık bölgesinin çevresi tel örgülerle kapatılmış, atıkların üzerine bol miktarda toprak dökülmüş ve eski fabrika binası girişine radyasyon ölçen bir cihaz yerleştirilmiştir.
Oysaki Almanya'da nükleer atıklar 36 yıldır 1000 metre derinlikte saklanmasına rağmen güvenli depolama yöntemleri araştırması hala devam ediyor. Gaziemir’de ise üzerine bir toprak atılarak halk kandırılıyor.

Buna karşılık İzmir Gaziemir’de nükleer atık bulunduğuna dair haberin yayınlandığı gün Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi olayın peşine düşmüştür. Parti eş sözcüsü Av. Arif Ali Cangı, tehlikeli atık bulundurarak çevreyi kirleten şirket ve şirket yetkilileri ve önlem almayarak görevlerini yapmayan Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve TAEK görevlileri hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştur.
Suç işledikleri açıkça ortada olan kamu görevlileri hakkında İzmir Valiliği ve İçişleri Bakanlığı soruşturma izni vermeyerek, olayın üstü kapatılmaya çalışılmıştır. Gereken itirazlar yapılmıştır. İlgisiz kalınan ve hiç bir önlem alınmayan alanda toprağın yeniden zehir kusmaya başlamasının haber olması üzerine bu kez Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Müsteşar Yardımcısı’nı alana göndererek, firma hakkında 5,7 milyon liralık çevreyi kirletme cezası kesildiğini açıklamıştır. Ancak bu ceza ile sorunun çözülemeyeceğini herkes biliyor. Hatta bu cezanın tahsil edilemeyeceği de aşikârdır. Tek amaç, göz boyamadır, sorumlulukların ve suçların üstünü örtmektir.
Bundan bir gün sonra Sinop'ta nükleer santral kurulması için Japonya ile anlaşma imzalandığı duyuruluyor. Henüz santrali olmadan nereden, nasıl, kimler tarafından getirildiği belli olmayan atıkları ne yapacağını bilmeyen yöneticilerin nükleer santral yapacaklarını açıklamaları aymazlıktır, Türkiye insanı ile dalga geçmektir.

İzmir-Gaziemir'deki nükleer atıklar, nükleer santral yapılması halinde ne büyük felaketlerle karşılaşacağımızın ipuçlarını veriyor.
Yakın tarihte ilk kez ciddi ve kapsamlı olarak yapılan analizler sonucunda ise fabrika alanından alınan toprak numunelerinde nükleer santral ve nükleer denizaltılarda bulunan atom izotopu Europium 152 ve kurşun, arsenik, çinko ve mangan gibi toksik elementler bulundu. Ayrıca yine alandan alınan su örneklerinde yüksek konsantrasyonlarda ağır metal (arsenik, kurşun ve çinko) tespit edildi. Gömülü atığın belirli kesimlerde toprağa sızdığı ve bu kısımlarda ağır metal birikimi görüldüğü de saptandı. Bu sonuçlara göre en az Fukuşima kadar tehlikeli olan bölge halkı üzerinde henüz bir sağlık taraması gerçekleştirilmemiştir. Oysaki mahalle halkı ile yaptığımız görüşmelerde solunum yolu hastalıklarına, kanser vakalarına, gebe kadınlarda düşüklere sıkça rastlandığını öğreniyoruz.
Anayasa`nın 56. Maddesi 'ne göre;
Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Oysaki İzmir Gaziemir Aktepe Mahallesi bugüne kadar gelen yönetime gelen yerel yönetimler yetkili kamu kuruluşlarına yapmış oldukları şikâyetlerde yalnız bırakılmış adeta kanserin ve sağlıksızlığın kucağına itilmişlerdir.
Bölge halkı hiçbir şekilde tahsil edilemeyeceği aşikar olan kendilerine bir yarar sağlamayacağını düşündükleri bu ceza yerine atıkların derhal kaldırılmasını talep ediyor. Yani halk anayasanın 56.maddesinin hükümlerinin yerine getirilmesi ve en doğal hakkı olan yaşam hakkını istiyor.

2008 ve 2009 yılında açılan iki ayrı ve devam eden iki ayrı davadan birinin 3.Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 7 Kasım’da davanın duruşmasına Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi parti adına müdahale dilekçesi veriyoruz.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi olarak, Gaziemir'deki atıkların sorumluları yargılanıncaya kadar, atıklar güvenli bir şekilde bertaraf edilinceye kadar olayın peşini bırakmayacağız. En tehlikeli, pahalı ve kirli enerji kaynağı olan nükleer santrallere izin vermeyeceğiz;
Tehlike sınırları ulusal ve uluslararası tehlike düzeyi sınırının çok üzerinde olan bu tehlikeli atıklar bir an önce oradan temizlenmeli ve güvenli bir şekil de imha edilmelidir.
Halkın sağlığı ve doğanın korunması her şeyden daha önemlidir
Gaziemir Aktepe mahallesi Halkı yalnız değildir.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi
İzmir İl Eş Sözcüleri
Sevgi Çifter -Osman Doğan
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.