13 Kasım 2013 Çarşamba 15:14


Ekibiyle birlikte göreve geldiği 2011 yılı Mayıs ayından bu yana, İzmir’deki üye sayısını yüzde 120’lik bir artışla 180 bine taşıyan AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Özen Kızılırmak, Merkezden en uzak ilçelere kadar kapı kapı çalarak kadınlarla birebir iletişim içerisine girdiklerini anlattı. Kızılırmak, kızlı-erkekli yurtlardan kadınların politikada daha fazla yer almasına kadar gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Kadınlar artık kocalarının partisini desteklemiyor

Özen Kızılırmak, kadınların artık korkmadığını ve daha bilinçli olduğunu, oy kullanma haklarını bile özgürce kullandıklarını belirterek şöyle konuştu: “Şu an üye sayımızın 180 bini geçtiğini biliyorum. Dün teşkilat başkanımız 200 bine dayandığını söyledi. 2011 mayıs ayında kongremiz yapıldı, martta atanmıştık. O günden bu yana yüzde 120’ye yakın bir artış sağladık üye sayısında. Kadının ideolojik bakışı fazla yok, belli kesimin dışında. Kadınlar genelde iyiliğe, güzelliğe ve hizmete yöneliyor. Türk kadını ideolojik bakmaz.

Kadınlar kocam başka partiyi destekliyor ama ben size vereceğim, herkese de söylüyorum diyor. Kadınlar korkmuyor artık. Eskisi gibi değil kadınlar. Türkiye’de uzun süre tek parti olmuş, alternatif partiler olmamış ya da darbelerle gitmiş. Ama o süreç bitti. AK Parti kurulduktan sonra insanlar evet burada çok parti olabilir herkes oyunu kullanmakta özgür diyor. Kim daha fazla hizmet veriyorsa, kim ülkemi zenginleştiriyorsa, yaşam standardımı kim artıracaksa ona veriyor. Dikkat edin AK Parti’de kadınların oyu daha fazla.”

Özen Kızılırmak, teşkilat içinde yüzü aşkın kadının meclis üyeliği ve belediye başkan adaylığı için başvurduğunu, bunun kendileri için sevindirici olduğunu belirtti.

AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Kızılırmak, üye sayısında Türkiye genelinde ilk dört kentten biri olduklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadınlarımız, ilçelerimiz çalışıyor. Tire üye sayısında birinci. Beydağ, Kiraz, Foça, Ödemiş devam ediyor. Seçmen sayısı her yerde aynı değil. Konak ile Çeşme’nin farklı. 30 ilçemizdeki çalışmanın sonunda şu an performans noktasına baktığımızda İzmir dördüncü sırada ülke genelinde. Bizim teşkilat dışını saymıyorum, çok bayan var. İnşallah hedeflerine varacak. 60’a yakın da bayan meclis üyesi için başvurdu. 100’ü geçmiş durumda. Ben de katkımı sunmak istiyorum diyor bu kadınlar. İnşallah daha da çoğalır. Üç kişiden biri mutlaka kadın olacak. İlçe yapılanmalarında adayların aynı hassasiyeti göstermesini umut ediyoruz.”

Kadınların eğitimde, kamu ve mecliste yaşadıkları başörtüsü sorununun partileri sayesinde tarihe karıştığını dile getiren AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Özen Kızılırmak, mağduriyetin kalkmasıyla birlikte ortada sorun da kalmadığını söyledi.

Mağduriyeti çözdükten sonra artık konuşacak bir şey kalmadı

Kızılırmak, kadınlar üzerinden siyaset ve pirim kazanma çalışmalarının sona ermesi gerektiğini aktararak sözlerine şöyle devam etti: “Belli kesime özgürlük, belli kesime ‘hayır sen burada bu şekilde olamazsın’ şeklindeki yaklaşım vardı. Bu çifte standardı çözen şu an AK Parti. İnsan ve eğitim özgürlüğü ön planda olmalı. Kadınlar üzerinden tartışmalar doğru değil. Uzun süredir varolan bir sorundu. 30 yıl önce fakültede iken de başörtü konusu vardı. Barışçıl çözüm gerekiyordu. AK Parti bunu gerçekleştirdi. Başı açık bir bayan olarak muhafazakar bir aileden gelen bayan olarak her zaman o arkadaşlarımın düştüğü duruma üzüldüm.

Çünkü üniversitede biz derse girerken, sınıfın kapısına kadar geldiğimizde arkadaşımın başını açması ve açarken o yüzündeki ifadeyi gözlerimin önünde taşımışımdır. Cevabını bulamamışımdır. Mağduriyeti çözdükten sonra artık konuşacak bir şey kalmadı. Kimse diyemez artık ‘ben başörtümden dolayı eğitim alamıyorum’, kimse diyemez ‘ben başörtümden dolayı okuyamadım, çalışamadım’. Diğer gruplar da bunu sürekli gündeme getiremeyecek. Devlet, hükümet gereğini yapmıştır. Kadınların üzerinden siyaset yapılmasını kadınlar olarak ben de istemiyorum.”

CHP’lilerin samimi olduklarını düşünmüyorum

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) mecliste başörtülü vekiller konusunda sorun çıkarmamasında ‘samimi’ olmadığını savunan Özen Kızılırmak, şunları söyledi:

“Rahmetli Ecevit’in TBMM’deki gününü çok iyi hatırlıyorum. Oradaki bayan, Merve Kavakçı bir simgeydi. Onun yüz ifadesini de çok iyi hatırlıyorum. Ama son meclisteki gerçekleşen ortama baktığımda şunu gördüm; artık yapacak birşeyleri kalmadı. Çok yoğun bir talep ve istek ve halkın buna karşı açık ya da kapalı bir sürü kadının buna desteği var. Biz açık olabilsek, bence bir kadını engellememeliyiz. Okuyacaksa okuyacak, meslek sahibi olacaksa olacak, milletvekili olacaksa olacak. Şunu düşündüm ben o gün; hapisteki bir milletvekilini savunuyorsun. Hapiste, daha cezası kesinleşmemiş, belki de çok büyük ceza alacak. Çıkıp o insanı harıl harıl savunuyorsun. Devletine karşı çıkmış, çetelerle işbirliği içine girmiş, ülkesine düşmanlık yapmış birini savunuyorsun ama orada ülkesi için birçok girişimde bulunan, beyniyle çalışan, üretebilen kadını sadece başörtüsü nedeniyle uzaklaştırıyorsun. Yok böyle bir şey. Orada aslında zorunlu kaldıklarını düşünüyorum. Çok samimi olduklarını da düşünmüyorum. AK Parti’ye karşı, MHP’nin de desteğiyle zorunlu kaldıklarını düşünüyorum.“


Öz İzmirli diye bir kesim çok az kaldı

İzmirli kadınların rahat olmasını, düşkün oldukları yaşam tarzlarına kimsenin karışmadığını ve karışmayacağını vurgulayan AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Özen Kızılırmak, şöyle konuştu: “İzmir’de kadın arkadaşlarımızın, partili ya da partisiz. Bu konularda takıntılı haline gelmesinden kurtulmalarını rica ediyorum."

Ak Parti'nin özgürlükler partisi olduklarını anlatan Kızılırmak, şunları söyledi: "11 yıldır hiçbir kimsenin ne giyimine, ne kuşamına, ne etek boyuna, ne koltuk altına karıştık. Onlar da lütfen bir başka kadının ne giydiğine karışmasın. Tek istediğimiz bu. Siz de özgür olun, bizim insanlarımızda özgür olsun. Belli kesim, yüz kişinin beşini kenara koy zaten. Onun zaten kafa gitmiş. Kemikleşmiş yani, çıkamaz oradan. Ama 95’i doğal olduğunu ifade edebiliyor. İzmir’deki kadınlar kim? Ağrı’dan, Kars’tan, Van’dan gelen var, Türkiye’nin her yerinden burada yaşayan kadın var. Burada sadece belli bir kesim, öz İzmirli diye bir kesim çok az kaldı. Düşkün olsunlar yaşam tarzlarına. Ama yani biz karışmıyoruz ki! Bakın birahaneler açık, isteyen istediği yere gidiyor yiyor, içiyor, istediği gibi giyinebiliyor. Yolda tutup kimse sen niye bunu giydin, niye taktın demiyor. Ama bir başörtülünün başörtüsü çekilebiliyor bu ülkede. İnsan hakları noktasından bakın. Hiç duydunuz mu siz, bir kadının durdurulup senin etek boyun neden bu kadar denildiğini, itilip kakıldığını. Duydunuz mu? Duymadınız. En büyük kaygı aslında diğer arkadaşlarımızın kaygısıydı ve var hâla. Yolda gördüklerinde çok istismar edilen kapalı kadınlarımız var. Bunu hak etmiyorlar. İçlerinde çok donanımlı, tahsilli, gerçekten beynen üreten insanlar var bunların aralarında. Hele hele biz kadınlar birbirimizi dış görünüşlerimizle dışlamaya devam edersek, kadının gücünü azaltırız. Kadının gücünü daha fazla hissettirmek istiyorsak, bunlardan vazgeçmeliyiz.”

O evlerde fuhuş, uyuşturucu ve terörist yapılanmalar söz konusu

Özen Kızılırmak, günlerdir konuşulan kızlı-erkekli yurtlarla ilgili sorun hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Kızılırmak, bu evlerde terörist faaliyetler, uyuşturucu ve fuhuş kullanımının olduğu açıklamalarına katıldığını belirterek, birçok anne ve babanın bu durumdan haberdar olmadığını söyledi.

Başbakanın anne babaların dikkatini çekmeyi de amaçladığını belirten Kızılırmak, şu ifadeleri kullandı: “Yıllardır bu evlerde terörist ve başka olaylar, yapılanmalar sözkonusu. Ayrıca fuhuş sözkonusu. Ben, bir kız annesi olarak, ben insanları, empati yaparak düşünmeye davet ediyorum. Benim kızım da dışarıda okudu, ben gidip kendisine ev tuttum, en yakın arkadaşıyla kaldı. O evde bırakın hiç tanımadığı yabancı bir erkeğin olduğunu düşünün. Ben bir anne olarak düşünemedim. Çok ev var. Anne babaların haberi yok, olsa izin vermezler diye düşünüyorum. Karşı dairemi gözlemliyorum, üç tane erkek çocuk kiralamış. Kira onların üzerine ama orada üç tane kız da yaşıyor. Yaşar mı? Yaşar. Bana ne. Ne isterse yapsın. Bir kız bir erkek sorumluluğu alıyorsa, bazı şeyleri göze alıyorsa zaten yaşar. Ama biz de diyoruz ki bundan haberi olmayan anne babalar var. Anne babaların dikkatini çekmek zorundayız. Resmi yurt adı altında açılmış ama denetimsizlik yaşanan yurt ve evlerden bahsediyor Başbakanımız. Burada gerçekten tehlike var, bunu görmezden gelemezsiniz. İlle AK Parti söylüyor diye, Başbakan söylüyor diye, siz doğru olan bir şeyi yok saymaya çalışırsanız, yanlışa gidersiniz. Bence düşünülmesi gereken bir konu. Kimsenin yaşam tarzına karışacak değiliz. Gelsin annesi desin ki, ‘evet ben kızımın burada üç erkekle kaldığını biliyorum, onaylıyorum’. Sorun yok. Tamam o zaman. Ha tercihi ise eyvallah. Ailesi onay veriyorsa eyvallah. Onunla ilgili sorun yok. Ama başbakanın işaret ettiği yerler bunlar değil. Erkek kız öğrenci yurdu deyip de tabelasını asan ama hiçbir denetime tabi olmayan birçok şeyin gerçekleştiğini biliyor başbakan. Aslında herkes biliyor. Ama sırf başbakan söyledi diye bildiği halde niye itiraz ediyorlar? Bu çocukları ateşe atmaktır. Olmamalı. Doğruysa doğru diyebilmeli. Bu bir haslettir.”

Özen Kızılırmak, bazı üniversitelerde kürtaj patlaması yaşandığı açıklamalarının da bir gerçeği yansıttığını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Sosyal devlet görevini yapıyor, yapacak. 18 yaş derken, biz Türk Milleti, yüzde 99’ü Müslüman olan bir ülkeyiz. 18 yaşına kadar değil 45-55 yaşına kadar onlarla bağımızı koparmayacak bir geleneksel yapıya sahibiz. Biz Amerika’da, İngiltere’de değiliz. Bunların sonucunda belli üniversitelerde kürtaj patlaması normal mi? Ben şahsen normal görmüyorum. Yani kürtaj patlamasından tutun, çöpe atılan bebeklerden tutun bunları hep yaşıyoruz. Bunlar doğal şeyler mi sizce? Ben doğal görmüyorum. Bunları doğal gören bir anne baba, bir kadın varsa buyursun gelsin konuşalım.”
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.