Kamu Spotu İstatistik okuyacaklarını sanan 3 ünlü isme trafik kazasında hayatını kaybeden 18 yaşındaki Gökhan Demir'in otopsi raporu ve fotoğrafı verildi. Sanatçıların o an yaşadıkları duygular, #cankaybediyoruz başlığıyla kamu spotu videosu oldu.
15 Ekim 2015 Perşembe 18:30
"Kemal Kılıçdaroğlu'nda kendimi görüyorum"

 Öncelikle sizi daha yakından tanımak istiyoruz kendinizi tanıtabilir misiniz? Mehmet Şakir Başak kimdir?

1968 Mardin Ömerli Kayabalı köyünde doğdum ilkokulu Nusaybin’de bitirdim. 1979’un sonunda İzmir’e göç ettik. Evliyim iki kız bir erkek olmak üzere üç çocuğum var. 1979’un sonlarında buraya geldiğimizde Alsancak ortaokulunda eğitimime devam ettim ama babamın yaşamış olduğu ekonomik sorunlardan dolayı ve büyük bir ailemin olması, biz sekiz kardeştik ve en büyük kardeşte ben olduğum için okulu bırakmak zorunda kaldım. Evin bütün yükü bende olduğu için çalışmak mecburiyetinde kaldım. Çok işler yaptım.

Eskiden kese kağıtları vardı naylon gazeteler yoktu. Alsancak’ta plastik gazeteleri toplardım hamurla kese kâğıdı yapar pazarlarda satardım evi bu şekilde geçindirirdim. 1982-83’te balıkçılığa başladım. 13 yıl boyunca balıkçılık yaptım. 5 yıllık bir Avrupa tecrübesi yaşadım. İlkelerim ve değerlerimi orda bulamadığım için pılımı pırtımı topladım ve Türkiye’ye geri döndüm.

“O bölgeler bir zamanlar CHP’nin kaleleriydi.”

Cumhuriyet Halk Partisi ile ilişkiniz nasıl başladı?

Benim Cumhuriyet Halk Partisi ile ilişkim 8-9 yaşlarında babam CHP Nusaybin Gençlik Kolları Başkanlığını yaptığı yıllarda başladı. Cumhuriyet Halk Partililiğim ailemden geliyor. Başka hiçbir siyasi hareketin içinde yer almadım. Rahmetli eski Genel Başkanımız Bülent Ecevit döneminde seçim çalışmaları kapsamında Nusaybin’den araçları geçerken ben de yolların kenarında dururdum ve bayraklarla zafer işaretleriyle onları karşılardım.

O bölgeler tabi o dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nin kaleleriydi. Ömerli, Nusaybin, Cizre gibi bölgeler CHP’nin çok güçlü olduğu yerlerdi. Tabi bu noktada dönüp kendimizi sorgulamamız gerekiyor ne oldu da o kaleler artık kale değil diye eleştirmek gerekiyor. Zaten sorguluyoruz eleştiriyoruz bunun için daha çok çalışmamız gerektiğinin de farkındayız.

Ekonomik bağımsızlığımı aldıktan sonraki süreç içerisinde 1999’da ilk defa bir çalışmam oldu ama çok aktif değildim. 2002 yılında tam aktif bir şekilde siyasete girdim 2004 yılında beni İl Genel Meclis üyesi olarak aday gösterdiler. 2004-2009 yılları arasında İl Genel Meclis üyeliği yaptım. Burada çok köy dolaştım Konak’ın çok köyü olmadığı halde dolaşmaya devam ettim. Çevre köyleri gezdim sorunları birinci ağızdan dinledim. Bu da ban bu dört senede siyaset anlamında çok şey kattı çok şey öğretti. Bundan sonraki süreç içerisinde tabi bu dik duruşumuzdan, yaşadıklarımızdan, ilkelerimizden prim vermememizden, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakışır duruşu sergilememiz noktasında farklı duruşlarımız oldu.

Kendinizi gelecekte CHP’de Nerde görmek istiyorsunuz?

Aslında bu noktada bakmıyorum ben. Asla bireyselleşmedim bireyselleşmeyi de düşünmedim. Benim tabi ki de hedeflerim var. Bizim siyaset anlayışımızda hedefler şunun üzerine kuruludur, mesela bir örnek vereyim ben hiçbir yere aday olmadım şimdiye kadar. İl genel meclisine beni aday gösterdiler, il yöneticisi oldum kendileri yaptılar. İki dönem kurultay delegesi oldum ekip anlayışıyla orda da haykırı duruşlarım oldu. İlçe Başkanlığına aday oldum, bu kez ilk defa ben kendim adayım dedim.

Bunun bir nedeni vardı. Bir anlayışın yıkılması gerektiğini düşündüm. Yani en azından yapılan ilçe başkanlıklarını bu güne kadar yapan arkadaşlarımı eleştirmek için söylemiyorum bunu ama yapılmayan bazı şeylerin olduğunu gördüğüm için adaylığımı koydum. Bugüne kadar yapılananın üstüne bir şeyler katmak için geldim buraya.

Ben neler yapabileceğimi bildiğim için, beraber yürüdüğüm insanların neler yapabileceğini bildiğim için bir ekip anlayışıyla değerlendirerek aday oldum.
Uzun yıllardır bu noktada hiç taviz vermeyen inandığı ilkelerden ödün vermeyen bir anlayışla siyaset yapıyoruz. İlçe Başkanlığı bu noktada ne kattı? Diye soracak olursanız; mesela ben burayı Konak İlçe Başkanlığı’nı istedim; çünkü halkın yararına olan bu düşünce ve fikirleri ve ilkeleri daha fazla yaymak, daha fazla insana ulaştırmak adına bana çok büyük yararı olacağını düşündüm ve şu an görüyorum evet çok fazla yararı oldu.

“Konak İlçe Başkanlığı koltuğunda kendime güç devşirmek için oturmuyorum.”

Konak İlçe Örgütünde sizden önce eksiklik var mıydı?

Bana göre yapılmayanlar vardı, arkadaşlara haksızlık yapmak istemiyorum ancak benim bakış açım biraz daha farklıydı. O çocukluğumdan gelen, o anladığım yaşadığım kitle, o bulunmuş olduğum toplumdaki dışlanmışlık bir bütün halinde tez konusu olabilir. Şunu da söylediğimde kimse yanlış anlamasın tabi ki herkes bir işe girmelidir ama benim siyaset anlayışımda benim ailem ve çevrem ben siyaset yapamıyorum noktasında bakıyorum hep. Çünkü siyaseti buradan nemalanmak için yapmıyorum. Siyaseti meslek haline getirmiş bir anlayışla siyaset yapmıyorum.

Dolayısıyla ekonomik anlamda yani buradan bir siyaseti randa çevirmeye yönelik benden kimse bir şey talep etmedi. Ben ilkesel anlamda burada siyaset yapıyorum. Böyle bir şey olursa benim örgütüm var, bu teri döken gecesini gündüzüne katan insanlar var evinde çorba pişmiyor. Benim anlayışımda öyle bir şey olursa da ilk bu insanlara ayırmak gerekiyor.



Biz buradaki makam mevki için değil; ilkelerimizi, anlayışımızı yaymak için istedik başka bir şey için istemedik.
Ben bugün ilçe başkanıyım tabi ki fikir ve düşüncelerimi bundan önce bulunduğum konumdan çok daha fazla yere ulaştırabiliyorum. İnsanlarla çok daha fazla bir araya gelebiliyorum. Bu koltuğu kendime güç devşirmek anlamında kullanmıyorum. Bütün örgütüm de bunu biliyor. Örgütün dışında da kimseyi tanımıyorum zaten.

Dolayısıyla bundan sonraki süreç içerisinde oluşacak bir talep benim tarafımdan tamamıyla yine bu düşünceleri, bu fikirleri yaymakla ilgili olacaktır. Koltuk ve mevki güç devşirmeye yönelik kullanmak için asla hiçbir talebim olmaz söz konusu bile olamaz. Zor günlerden geçen bir hayatım oldu. Ekonomik anlamda çok sıkıntılar çektim açlığın ne olduğunu biliyorum.

Bu koltuğu halkıma, milletime, ülkeme nasıl fayda sağlarım diye kullanıyorum. Halk için mücadelem var burada. Bugün belki insanlar bunu görmeyebilir görmezden gelebilirler ama ben inanıyorum ki beş sene sonra benim burada neler yaptığımı bileceklerdir ve mutlaka takdir edeceklerdir. Ben günü kurtarma siyaseti yapmıyorum tribüne oynamıyorum. Yapmam gerekenleri yapıyorum. Ben şuraya aday olacağım ben şu olacağım bu olacağım diye bir derdim yok böyle bir zihniyetim de yok zaten.

“Cumhuriyet Halk Partisi kimsenin babasının evi değil.”

“Adaylığım bir halk projesi başlangıcıdır ve beni kale grubu desteklemiyor” demiştiniz bunu biraz açar mısınız?

Evet beni Kale grubu desteklemiyor beni CHP kalesi destekliyor. Kale grubu derken birileri bunu kullanmaya çalıştı. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin temelinde bunlara asla yer yok.

CHP bunları tavsiye etmez örgütü tavsiye eder. İnsanları memleketiyle kökeniyle ayrıştıran insanlar vatanperver olamazlar. Mustafa Kemal Atatürkçü olamazlar. İhanettir Mustafa Kemal’e. Mustafa Kemal’in etrafına baktığınızda her kesimden insanın bir araya geldiği bir düşünce, bir yapı bir ilkesel duruş sergilemiş ve bu düşünce Mustafa Kemal’e bütün inançlarıyla yanında durmuşlar ve bununla Cumhuriyetin temellerini atmışlar.

Bugün kimin haddine ki bir inanıştan dolayı birilerini dışlasın bu partiden, kimin haddine ki etnik kökeninden dolayı dışlasın birilerini. Burası Mustafa Kemal’den bize miras, burası kimsenin babasının evi değil, kim olursa olsun bu noktada bunu yapan insanların da karşısına dikilirim. Göğsümü gererim buna müsaade etmedim etmemde.



“İnsanları ayrıştırdılar, insanları birbirlerine kırdırdılar.”

Bugünkü İktidarı ve ülkenin şu anki durumunu nasıl görüyorsunuz?

Bir sorun vardı, bir Kürt sorunu vardı sivilce derecesinde halledebilecek bir derecedeydi. Ama bu ülkeyi yönetenlerin, ülkeyi sağlıklı yönetemediklerini düşünüyorum. Bu ülkenin hiçbir tarafına fayda sağlamadıklarını düşünüyorum. Ekonomik sosyal kültür, bütün yürütmüş oldukları anlayış bu ülkeyi bu gün insanların ayrışmasına dışlanmasına kötü algılara sebebiyet verdi. Bugün insanlar birbirlerine baktığında kimi memleketi neresi diye bakıyor, kimi kökeni nere diye bakıyor, hangi mezheptendir diye bakıyor. Bu Mustafa Kemal’in kurduğu Cumhuriyet anlayışında yok. Mustafa Kemal’in Cumhuriyetinde yurttaşlık anlayışı var.

Ben senin insan olmana bakarım, senin kişiliğine karakterine bakarım, senin yaptıklarına bakarım senin memleketinden inancından etnik kökeninden bana ne? CHP ilkeleri bunlardır.

“Türk bir ırk değildir.”

CHP’nin temel anlayışında Mustafa Kemal’in ortaya koymuş olduğu Ne Mutlu Türküm ilkesi bu ülkede yıllarca yanlış yerlere çekildi ve bunun sonucunda da ne yazık ki yıllarca Mustafa Kemal’e ve CHP’ye zarar verdi. Ben Kürt kökenli bir Türküm diyebiliyorum çünkü Türk bir ırk değildir. Benim bunu demem aynı bir İranlı’nın ben İran asılı Amerikalıyım demesi gibidir. Ben de Kürt asılı bir Türküm diyebiliyorum. Ama Türklüğü bir ırk gibi sen Türk’sün gibi dayatırlarsa etki tepki meselesi gibi karşı da kendi etnik kökenini ortaya koyacak ve bu şekilde ayrımcılık ortaya çıkar.

Yani etnik üzerine siyasetinin ne kadar tehlikeli olduğunu herkes biliyor. Irkçılığın bir hastalık olduğunu bütün dünya biliyor. Mustafa Kemal ırkçı değildi dolayısıyla bu temel düzen üzerine ülkeyi yeniden inşa etmemiz lazım. Kardeşlik, yurttaşlık anlayışını yeniden inşa etmemiz lazım ve bunu yapabilecek tek parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Ben bütün benliğimle bunun için siyaset yapıyorum. Herkesin kendi rahat ifade edebileceği, özgür düşüncesini dile getirebildiği yerdir burası. CHP Kardeşlik hukukunun inşa edilebileceği tek adrestir. Bu temelin varsa eksikliğini bizler çalışarak bu eksiklileri tamamlamaya çalışıyoruz. Gücümün son damlasına kadar bunun mücadelesini vereceğim.

“Ben bu toplumun genlerini biliyorum.”

Demin bahsettiğim bütün olumsuzlukları ortadan kaldırmak için bir hamleyi başlatmak istiyorum. Genel Merkeze sunacağım projelerim var. Görev talep edeceğim. Bir kıvılcımın nerelere geleceğini bilenlerden birisiyim. Buna inancım var kendime de güveniyorum. Bütün bölgeleri bilen gören gezen biriyim.

Türkiye’nin herhangi bir bölgesinde herhangi bir ilinde, ilçesinde köyünde örgütleme yapabileceğimi düşünüyorum. Ben bu toplumun genlerini biliyorum. Analizini çok iyi yaptım. Ayak basmadığım bölge yok. Bütün bölgeleri dolaşmış hassasiyetleri bilen bir insanım. O açıdan Yozgat’ından Edirne’sine Kars’ından Mersin’ine nereye görevlendirme yapılırsa ki yapılsın ben oralara gidip bahsetmiş olduğum algıları ortadan kaldırmaya yönelik bir halk hareketi bir örgüt hareketi başlatmak istiyorum.

“Sahil boyuna sıkışmış dar bir ideoloji ile siyaset yapan kadrolarımız vardı.”

Genel Başkan, Genel Merkez bana böyle bir görevlendirme verirse on kişilik bir ekiple belki ayları bulacak Anadolu’da bir hareket başlatmak istiyorum. Bunu ilk adımını attım. 7 bölge 7 ilçe bir kardeşlik hareketi projesi adı altında 9 bin kilometrelik yol yaptık.

Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile beraber halka indik halka gidiyoruz. Üzülerek söyleyeceğim biz daha önce dar bir bölgeye sahil boyuna sıkışmış dar bir ideolojiyle, anlayışla siyaset yapan kadrolara sahiptik. Hatalarımız vardı, şimdi diyecekler ki Başkan ne hatalarımız var? Ee hatalarımız var. Hatalarımız olmamış olsa 60 yıldır iktidar olurduk kardeşim bu kadar basit.

Biz halkın analizini iyi yapmış olsaydık, halkı anlasaydık halkın tamamıyla temasa geçseydik, o analizin sonucunda bana göre tedavisi de çok iyi olurdu.

“Kemal Kılıçdaroğlu’nda kendimi görüyorum.”

Sayın Genel Başkanımızda kendimi görüyorum, yoksulluğu görüyorum, yaşantılarımı görüyorum. Benim otuz sene önce yaşadıklarımı şimdiki halk yaşıyor dolayısıyla vatandaşlar da Genel başkanımızda kendini görüyor, onda yaşıyorlar, işçi kendini görüyor, memur görüyor, çiftçi görüyor. Üçüncü dünya ülkeleri ve bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde liderler halkı azarlarlar ve bu halkın hoşuna gider.

Ülkemizde Genel Başkanımız yeni bir tarz getiriyor sakin, halkı azarlamayan ama halkının yanında olan sorunlarını bilen ve çözmede sıkıntı yaşamayan bir liderlik tarzı geliştiriyor.

NURETTİN BAKİ/EGE HABER

Son Güncelleme: 15.10.2015 18:47
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.