08 Ekim 2015 Perşembe 19:54
"Kaçaklarla dava adamlarını ayıracak mısınız?"
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun miting yapacağı Manisa Manisa Cumhuriyet Meydanı'na baygınlık geçirenlere ilk müdahale için UMKE tarafından çadır kuruldu. Miting başlamadan önce YSK tarafından yasaklanan 'Haydi Bismillah' şarkısı sıkça çalındı. Ayrıca daha önceki AK Parti mitinglerinde Türk bayraklarının yerlere atılmış görüntülerine önlem olarak görevliler tarafından "Bayrakları yere atmayalım" anonsu yapıldı.

Saat 16.00'da başlaması gereken 1 saat gecikti. Demir bariyerlerle kadınlara ayrılan bölüm dolmayınca yer daraltılarak erkeklere yer verildi. Manisa 8 Eylül Stadına helikopterle inen Başbakan Davutoğlu, seçim otobüsü ile Mustafa Kemal Paşa Bulvarı üzerinden halkı selamlayarak Cumhuriyet Meydanı'ndaki miting alanına geldi. Başbakan Davutoğlu meydana cepheli Manisa Valiliği'ne giderek, Vali Erdoğan Bektaş'ı ziyaret etti.

Valilik ziyaretinin ardından Başbakan Davutoğlu, 1 saat gecikmeli olarak eşi Sare Davutoğlu, eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı İzmir Milletvekili Adayı Binalı Yıldırım, Ak Parti İzmir Genel Başkan Yardıcısı, İzmir Milletvekili adayı Nükhet Hotar, Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Manisa Milletvekilleri Recai Berber, Uğur Aydemir, Murat Baybatur ve AK Parti Milletvekili Adayları İsmail Bilen, Güzide İçenkasap, Ergün Kararoğlu, Ozan Erdem ve Nevzat Büküm'le Manisalıları selamladı.

Bülent Arınç, Davutoğlu'ndan önce vatandaşa seslendi. Arınç, "5 dönem milletvekilliği yaptım. Bizim işimiz hizmet yapmaktır. Söylediğimiz her sözün hesabını verebiliyoruz. Şimdi aday değilim. 7 Haziranda da söyledim. 20 seneden sonra yeni kardeşlerimiz hizmet etmeli. Böyle kıytırık koalisyonlarla Türkiye bir şey kazanmaz. AK Parti hükümeti devam etmeseydi ekonomik krizlerle karşı karşıya kalabilirdik. Ama hükümetimiz var" dedi.

Daha sonra kürsüye çıkan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Manisa'nın tarihinden söz ederek başladığı konuşmasında “Merkez Efendi'ye şifa veren Manisa siyasete şifa vermeye hazır mısın?" dedi. Davutoğlu, şunları söyledi:

“Manisa'ya gelmeye doyamıyorum bu yıl içinde üçüncü gelişim. Helikopterle indik yol boyu sıra sıra dizilen Manisalılar 7'den 70'ye bize güldüler, kucakladılar. Her geldiğimde söylüyorum Manisa, ben aldığım devlet terbiyesi ile Manisalı'yım. Şehzadeler şehri Manisalı olmakla gurur duyuyorum. Efeler karşıladı beni ve 'Yörük Başbakan'a selam olsun' dediler. Biz de onlara selam ediyoruz. 17 şehzade Manisa'da bulunmuş, 7'si padişah olarak İstanbul'a gitmiş. Manisa daha pek çok fidan yetiştirecek. Bülent Arınç bir fidan olarak Manisa'da siyasete başlamıştı şimdi çınar olarak Türkiye'ye siyaset dersi veriyor. Milletvekili adayları belirlenirken bana 'artık genç arkadaşlara bu görevi devretme vakti' dedi. Bizde koltuk hırsı yok. AK Parti'yi iktidara getirme aşkı var. Manisa bizi sever mi? Bizimle aşkla yola çıkar mısınız? Ey Manisa Osmanlı devletine ruh veren Manisa, Merkez Efendi'ye şifa veren Manisa, siyasete şifa vermeye hazır mısınız?"

“MÜBAREK HAYIR'DAN BAŞKA BİR ŞEY BİLMİYOR"

Başbakan Davutoğlu, 7 Haziran sonra koalisyon hükümeti kurma girişimleri karşısında muhalefetin tutumunu eleştirirken en çok MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yüklendi. Bahçeli'nin her teklife 'hayır' dediğini belirten Davutoğlu, "Mübarek hayırdan başka bir şey bilmiyor sadece 'hayır' diyor"dedi. Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Dört aydır geçici bir fetret dönemi yaşadık. Geçici bir nekahat dönemi yaşadık. Fetrete Manisa'dan son vereceğiz inşallah. Manisa'dan siyasete şifa ruhu yükselecek. Manisa'dan bir destan yazmaye milletten sorumluluk almaktan kaçanlara ders vermeye hazır mısınız? Madem şifa dedik şu bayrakları bir göreyim de meydan görsün millet. 7 Haziran'da millet dedi ki, bütün partiler biraraya gelin hükümet kurun. Tek başına iktidar şansı vermedi. Biz milletin kararını başımızın üzerine koyduk. Üstümüze düşen her şeyi yaptık. Türkiye'yi hükümetsiz bırakmamak adına koalisyon görüşmelerini sonuna kadar götürdük. 7 Haziran'dan sonra birlik ve uzlaşma siyaseti takip ettik. Muhatabımız olan siyasi partiler ne yaptılar? Uzlaşma arayışlarına yanıt vermedi. Bizimki birlik dili. CHP blok siyasetine soyundu. Dedi ki yüzde 60'lık blok var. HDP ile MHP'yi aynı kefeye koydu. Yüzde 40'lık AK Parti karşısındaymış gibi kutuplaşma siyaseti takip etti.
Onun dışında Bahçeli, MHP'li kardeşlerim istememesine rağmen her teklifimize 'hayır' dedi. Biz dedik ki, tabanlarımız yakın gelin sizinle kuralım. 'CHP ile konuşun' dedi. Konuşup geldik 'hayır' dedi. Seçim hükümeti kuralım, 'hayır'. Azınlık hükümeti 'hayır'. Mübarek hayırdan başka bir şey bilmiyor sadece 'hayır' diyor. Biliyorum ki bu ülkenin kaderi ile kendi kaderini aynı gören MHP'li kardeşlerimin çoğu Bahçeli'nin bu siyasetini benimsemedi. Terör vardı, küresel ekonomik kriz vardı. Gel elini taşı altına koy dedik. Terörle birlikte mücadele edelim dedik, yapmalı. HDP terör siyaseti izledi. 8 Haziran'dan itibaren silahlanmaya ayaklanmaya başladı. Bu terör siyasetine de biz hak ettiği cevabı iki polisimiz şehit edilince, Suruç'ta vatandaşlarımız şehit edilince verdik. Bu puslu havadan istifade etmek isteyen çakallara hadlerini bildirdik mi? Şehitlerimizi de Diyarbakır'da dağa kaçırılan çocuklarımızı da korur muyuz ?"

“İKİ AYLIK HÜKÜMETE GİREMEYENLER 4 YILLIK SORUMLULUK ALIR MI"

Başbakan Davutoğlu, iki aylık seçim hükümetine giremeyen partilerin dört yıllık sorumluluk da alamayacağını ileri sürerek, şöyle devam etti:

“Bu mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Telsizden geçen bir konuşmada 'halkı canlı kalkan yapın vurun sorumluluğu askerin üzerine atın' diyor. HDP terör örgütü ile selfie çekmekten vazgeç de meşru siyaset zeminine gel. Hükümet kurulmayınca Cumhurbaşkanı bana 'seçim hükümeti kur' dedi. CHP ve MHP 'biz bu hükümet girmeyiz' dedi. Pensilvanya söylese belki yaparlardı. 13 yıllık AK Parti iktidarından rahatsızlar iki ay bari gelin hep birlikte hükümet kuralım. Millet de sizi görsün. 2-3 aylık hükümete girmeye bile cesareti olmayanların 4 yıl yükü taşımaya yürekleri olur mu? Sınırlarımızda olaylar yaşanıyor. Her gün Suriye'de hükümet boşluğu hissediyor musunuz? Kim bu sorumlulukları üstlendi. Biz tereddüt ettik mi bir an durduk mu? Onlar üç ay dahi gelip bu işin ucundan tuttular mı? Terörle mücadele edilirken Bahçeli şimdi nerede? Kayıp. Eğer hükümette olsaydı Tuğrul Türkeş gibi diğer bakanlar da hükümete gelse taşın altına elini koyardık. Dört ay göstermiştir ki tüm bu sorunların karşısında dik duracak parti tek başına iktidar iddiasıyla çıkacak tek parti AK Partidir."

“KAÇAKLARLA DAVA ADAMLARINI AYIRACAK MISINIZ"

Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kaçaklarla dava adamlarını ayıracak mısınız? İşte bu. Net olarak ayırın. Biz elini taşın altına koymaktan çekinmedik görevlerden kaçmadık. 4 ay gösterdi ki AK Parti için mesele parti meselesi değildir. Mesele memleket meselesidir. Onun için tek başına iş başına diyoruz. Milleti bu anlamda geleceğe doğru yürürken yalnız bırakanlara bir ders verecek misiniz? Suriye'de savaş sürerken savaşın eşiğinde sınırlarımızda bu olaylar yaşanırken bizi yalnız bırakanlara bir ders verecek misiniz? Bahçeli 2002 yılında da bırakıp gitmişti. Memleket meselesi masa başında değil dağlarda ovalarda yaylalarda Hakkari'de Edirne'de çözülür."

“GÖRSELER GÖRSELER KABUS GÖRÜRLER"

Başbakan Davutoğlu, AK Parti'nin yaptıklarını ve yapacaklarını şöyle anlattı:

“AK Parti yenilenmenin adıdır. AK Parti bazı kesimleri sahiplenip bazı kesimleri dışlayan bir parti değildir. Çıkar gruplarının sermayenin partisi olmamıştır. AK Parti'den önceki Türkiye ile 12 yıllık sessiz devrimle gerçekleşen yeni Türkiye arasındaki farkı biliyorsunuz. Türkiye 13 yıl önce krizler ülkesiydi şimdi ilklerin rekorların ülkesi oldu. IMF kapısında bekleyen bir Türkiye vardı. Dünyanın 17. Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi olduk. Dünyanın ilk üç katlı tünelini boğazın altına yapıyoruz. Avrupa ile Asya'yı birleştiriyoruz. Dünyanın en büyük havalimanını İstanbul'a yapıyoruz. İzmit geçiş köprüsünü yapıyoruz. Dünyanın en büyük asma köprüsünü boğazda yapıyoruz. Kanal İstanbul ile Karadeniz ve Marmaray'ı buluşturuyoruz. Yeni anayasa ile birlikte reformlar geliyor. Rüyamızda değil hayalimizle birlikte hayata geçirdiğimiz projeler bunlar. Onlar bu hayali göremezler, görseler görseler kabus görürler. Vizyon diyorsanız ak parti vizyonu bu."

ANAHTAR TESLİM FABRİKA

Başbakan Davutoğlu, seçim vaatlerini şu sözlerle anlattı:

“Biz milletimizin sesine her zaman kulak verdik. 7 Haziran'dan sonra millet bizden ne talep ediyor milletimizin toplumsal kesimlerine ne vaat edebiliriz diye bir kez daha düşündük. Emekliler ellerini kaldırsın. Hepinize ayda 100 lira, yılda bin 200 lira ek ödeme yapılacak. Bağkur emeklilerine gelince prim kesintilerini kaldırıyoruz. Asgari ücret bin 300 lira olacak. Hepinizin eline değecek elimiz hepinizin yüreğine değecek yüreğimiz var. Çiftçi kardeşlerime yem ve gübrede KDV'yi kaldırıyoruz. Kılıçdaroğlu, Bahçeli gelip sizinle böyle konuşabilir mi? Öbürü zaten gelemez. Kırsal kalkınma desteklerini tüm illere yaygınlaştıracağız topraklarımız bereketlenecek. Çalışanların için asgari geçim indirimini esnaf için de uygulayacağız. Esnafa düşük faizli 30 bin liraya kadar faizsiz kredi vereceğiz. Manisa girişimcidir kendi işini kurmak ister. Gelin emek yoğun bir sektörde bir iş yeri kuracaksanız diğer Manisalılar'a iş vermek için fabrika kuracaksanız arsası dahil fabrikanızı kurup anahtar teslim size getireceğiz. Yatırım tasarruf artacak Manisa bereketlenecek. Kamuda çalışan taşeron işçi kardeşlerimi işe alacağız."

“50 BİN LİRA ANANIN AK SÜTÜ GİBİ HELAL OLSUN"

Başbakan Davutoğlu, iş kurmak isteyen gençlere proje getirdiğinde 50 bin lira hibe vereceklerini belirterek, “Fedakar polis kardeşlerim, 2 bin lira olan ek göstergeyi 3 bin liraya çıkaracağız. Ev sahibi olmak isteyen kardeşlerim özellikle kadınlar sizler evin direklerisiniz. Yüzde 15 evin bedelini devlet size verecek. İlk çocukta 300, ikincide 400, üçüncüde 600 lira doğum hediyesi veriyoruz. 286 bin 573 hediye verdik, vermeye devam edeceğiz. Kadın girişimciye 30 bin liraya kadın faizsiz kredi sağlayacağız. Gençler okuyorsunuz ya da çalışıyorsunuz. Kendi işinizi kurmak isterseniz diyoruz ki gel bana bir proje getir sana 50 bin lira cebine koyacak. Al sermayen olsun hayırlı olsun diyeceğiz. Dünyada böyle bir uygulama yok. 100 bin lira da faizsiz kredi veriyoruz. 50 bin lirayı geri istemiyoruz. Alanın ak sütü gibi helal olsun. Kredi almak için gereken teminatım yok. Yüzde 25 teminatı kredi garanti fonundan vereceğiz. Gençler dediniz ki ben birinin yanında çalışacağım. İşverene diyoruz ki bu gencin bir yıllık maaşını devlet ödeyecek. Muhalefete böyle fikirler gelir mi? Onlar fikirleri bizden alırlar sonra bize satmaya çalışırlar ama satamazlar. Gençler işi kurdunuz ya da işe girdiniz. Ne lazım şimdi? Eş lazım. Babanıza annenize gideceksiniz. Benim işim var artık, diyeceksiniz. Kız istenecekse ben gelir dünür başılık yaparım ama kız tarafı olurum bilmiş olun. Bizim kızlarımız kıymetlidir. Kadına karşı şiddette hep birlikte olalım" diye konuştu.

“YÜKSEKÖĞRETİMDEKİ SINAVLARIN SAYISI ARTACAK"

Başbakan Davutoğlu, yükseköğretimdeki sınavların sayısının artırılacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çiftçisin, üzüm bağın var. Sana 30 bin lira faizsiz ve geri ödemesiz doğrudan sermaye. Böyle bereketli bir devlet olur mu? Olur. Ne zaman olur? AK Parti tek başına iş başına geldiği zaman. Yaşlılara hürmet ederiz gençlerin önünü açarız. Gençler, AK Parti ile yol yürümeye hazır mısınız? İnternete ilgili talep geldi sizlere ücretsiz internet hizmeti sunacağız. Nerede olursa olsun. 'Gençdes' programı ile kültür sanat spor faaliyeti yapan gençlere destek vereceğiz.
Yükseköğretimdeki sınavların sayısını artıracağız. Bir kez sınav var. Biz, gençler üzerinde baskı olmasın diye iki ya da üç kez yapılmasını sağlayacağız. Gençlerden pasaport harçlarını kaldırıyoruz. Türk Hava Yolları'nda da indirim yapıyoruz. Gençler çalışmak istersen çalış burs ve kredin kesilmiyor mezun olduktan sonra iş bulamıyorsan iki yıl sağlık hizmetin karşılanacak. Bunlar halkın her kesimine değiyor mu?"

MANİSA YATIRIMLARI

Manisa yatırımlarından da söz eden Başbakan Davutoğlu, kente 13 yılda 11.7 milyar lira yatırım yapıldığını, 44 sağlık tesisi, 64 taşkın koruma, 2 OSB, 3 adalet sarayı ve 3 bin 726 konut inşa edildiğini 336 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, 1.7 milyar lira tarımsal kredi verildiğini, 65 milyon fidan dikildiğini, içme suyu sorununun çözüldüğünü, sulanabilir tarım alanının yüzde 78'inin sulamaya açıldığını belirterek, yapacaklarını şöyle anlattı:

“6 bin 442 yeni konut, 20 gölet ve sulama ile 6 OSB yapıyoruz. Aralarında iki dev stadyumun olduğu 56 spor tesisi 560 yataklı şehir hastanesini yapıp Manisa'yı şifa merkezi yapacağız. 18 sağlık tesisi 2 büyük barajın yanında iki baraj daha yapacağız. Dört yıl içinde 410 bin araziyi sulamaya açacağız. Sabuncubeli Tüneli'ni en kısa sürede tamamlayacağız ve Manisa İzmir arası 15 dakika olacak. Manisa Ankara'ya yüksek hızlı trenle bağlanacak. Söz veriyoruz ve sözümüzü yerine getiriyoruz. 13 yıl boyuca ne dediysek yaptık bundan sonra da yaparız. Kuru üzüm alımı sözü vermiştim okullarda kuru üzüm dağıttık. Kuru üzüm alımlarına devam edeceğiz. Manisa'ya verdiğimiz sözlerin yine yerine getirebilmesi için bize tek başına iş başına diyecek misiniz? Memleket meselesine sahip çıkacak mısınız? İnşallah 1 Kasım'da rekor kırarak en yüksek oy oranı ile tekrar AK Parti diyecek misiniz? Arkadaşımıza destek vermeye hazır mısınız ?"

İZMİR'E HAREKET ETTİ

Manisa'da halka seslenen Başbakan Ahmet Davutoğlu, ardından Valiliğe geçti. Bir süre Valilikte kalan Davutoğlu, akşam namazını Hatuniye Camii'nde kıldı. Cami çıkışında Sadık Ahmet Caddesi'ndeki kuyumcular çarşısında eşi Sare Davutoğlu ile esnafı ziyaret etti. Davutoğlu çifti, daha sonra kendilerini bekleyen seçim otobüsüne binerek karayoluyla İzmir'e hareket etti.

DAVUTOĞLU: TAŞERONU İNŞALLAH ÇÖZECEĞİZ

İzmir'de, Soydaş ve Akraba Toplulukları Milletvekilleri ile bir araya gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu Balkan zirvesinin ardından Başbakanlık Ofisi'nden çıkarak Kordon'da gezdi. Bu sırada bir işçinin taşeron işçilerle ilgili yasayı sorması üzerine Davutoğlu, "Taşeronu inşallah çözeceğiz" dedi. 

Manisa mitinginden sonra İzmir'e geçen AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık Ofisi'nde Soydaş ve Akraba Toplulukları'na mensup milletvekilleri ve Balkan kanaat önderleri ile bir araya geldi. Balkan zirvesi sonrasında konuşan Başbakan Davutoğlu, "İzmir'e uzun zamandır gelmek istiyorduk. İlk defa gelme fırsatı bulduk. İçeride güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Bütün Balkan ülkelerinden gelen soydaş milletvekillerimizi ağırladık. Çok dostane anların yaşandığı bir yemek oldu. İnşallah bunu her yıl gerçekleştireceğiz. İzmir'in Balkan mübadelesi sırasındaki rolü ve Girit'ten Tuna'ya kadar Balkan coğrafyasından kardeşlerimizi misafir ettik" dedi. 

BAŞBAKAN'A TAŞERON SORUSU 

İzmir Valisi Mustafa Toprak, AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican ve adayların eşlik ettiği Davutoğlu, beraberindekilerle birlikte Saat Kulesi'nde basın mensuplarına poz verdi. Bu sırada taşeron işçi olarak çalışan Mehmet Halim Barış, korumaların engellemelerine rağmen Başbakan Davutoğlu ile konuşmayı başardı. Barış, taşeron işçilerle ilgili yasayı sordu. Başbakan Davutoğlu, taşeron işçi sorunu ile ilgileneceklerini belirtti. Barış daha sonra Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu'nu eşi Emine Barış ile telefonla görüştürdü. 

Kordon'da eşi Sare Davutoğlu ile bir süre yürüyen Başbakan Davutoğlu, kendisini takip eden basın mensuplarına gevrek ikram etti. Simitçiyle bir süre sohbet eden Başbakan Davutoğlu daha sonra Kordon'da vatandaşlarla birlikte fotoğraf çektirdi. 

"İZMİR'İN KURTULUŞUNU BURADA KUTLAMAK İSTİYORUZ" 

İzmir'den ayrılmadan önce basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başbakan Davutoğlu, Başbakanlık Ofisi'nde İzmir'in kurtuluşunu kutlayacaklarını dile getirdi. Başbakan Davutoğlu, "İzmir'i bundan sonra bu tür uluslararası toplantıların yoğun olarak yapıldığı bir yer haline getirmek istiyoruz. Bazı yabancı misafirleri burada ağırlamayı planlıyoruz. Başbakanları, heyetleri inşallah milletimiz 1 Kasım'dan sonra da yetki verirse İzmir'e Başbakanlık Ofisi anlamında en etkin şekilde kullanacağız. Açılıştan hemen sonra yoğun koalisyon görüşmeleri hükümet faaliyetleri dolayısıyla Ankara'dan ayrılamamıştık. İlk fırsatı kolluyorduk. Hem Manisa'da mitingimizi yaptık hem de bu vesileyle buraya geldik. İzmir'e verdiğimiz sözü tutacağız. İnşallah en az ayda bir kere devlet işlerini burada yürüteceğiz. Bu organizasyonu 8 Ekim'de yineleyelim dedik. Bir arkadaşımız 9 Eylül hem İzmir'in kurtuluşu kutlamasını da yaparız dedi. İnşallah gerçekleşir" diye konuştu. 
Davutoğlu Ankara'ya gitmek için Adnan Menderes Havalimanı'na hareket etti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.