21 Eylül 2015 Pazartesi 14:36
"Artık asker de söz sahibi olmalı"
Çintaş, gazetemizde gerçekleştirdiğimiz röportajda 1 Kasım seçimleri, terörle mücadele, koalisyon süreci, milletvekili adaylığı ve geçmişiyle ilgili açıklamalar yaptı. Röportaja ailesiyle beraber gelen Çintaş, gücünün kaynağının herşeyden önce ailesi olduğunu söyledi.

Mustafa bey öncelikle okurlarımıza kendinizi tanıtarak başlayalım.

Ben kendim emekli astsubayım. 1968 yılında Antalya’nın Alanya ilçesinde dünyaya geldim. Asker bir aileden gelmekteyim. Babam askeri sivil memur. Babamla birlikte Türkiye’nin çeşitli yerlerinde dolaştım. Sürekli askerlerin içinde olmamdan dolayı, 1987 yılında Astsubay Okulu’ndan dereceyle mezun oldum. İlk görev yerim Şanlıurfa’ydı. Zamanla ülkenin birçok yerinde görev aldım. Bu süreç içerisinde 1. Körfez Savaşı’na katıldım. Savaştan sonra farklı şehirlerde görev aldıktan sonra 2002 yılında İzmir’e tayin oldum.

İzmir’de ki yıllarınız nasıl geçti?

2002 yılında bizim açımızdan apayrı bir dönem ortaya çıktı. Düzenli bir hayata geçmeyi umut ediyordum ancak öyle olmadı. 2002 Ağustos’unda İzmir’e tayin olduktan sonra Eylül ayında ülkem için, vatanım için yurtdışı görevlerine dahil oldum. 2003 yılında Amerika-Irak Savaşı’nda Kuzey Irak’ta görev aldım. Bu süreç bende şunu oluşturdu, ciddi bir bilgi birikimi elde ettim. Kendim asker olmam haricinde aynı zamanda terörle mücadele uzmanıyım. Mesleğim nedeniyle eğitim hayatıma çok zor bir şekilde devam ettim. Üniversiteyi 2007 yılında bitirebildim. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) kendi eğitim programları kapsamında olan Arapça Dil Lisan Okulu’nu bitirdi. Bu sayede orta derecede İngilizce ve Arapça konuşabiliyorum.



“ESAS KONUŞMASI GEREKEN ASKERLER”

Kaç yılında emekli oldunuz emekliliğinizde neler yapıyorsunuz ?

2011 yılında emekli olduktan sonra ailemle birlikte İzmir’e yerleşme kararı aldık. Emekli olduktan sonra aktif siyaset hayatım başladı. Bir dönem Bornova Belediyesi Meclisi’ne aday oldum. Ardından 2015 Ocak ayında yapılan kongreyle MHP Bornova Yönetim Kurulu’na seçildim. Yönetim Kurulu’nda parti sekreterliği görevine getirildim.

Görev aldığınız o kadar yer içerisinden neden İzmir’e yerleştiniz ? Bu şehrin sizi çeken tarafı ne oldu ?

Çocuklarımın iyi bir eğitim alabilmesi öncelikli amacımızdı. Ayrıca İzmir’in Atatürkçü düşünce yapısına sahip olmasından dolayı, İzmir’de farklı motifte insanların biraraya gelerek birlik, beraberlik ve huzur içerisinde yaşadıklarını gördüğümüzden dolayı İzmir’de ikamet etmeye karar verdik.

Neden milletvekili adayı oldunuz ?

Benim gördüğüm şu, herkes konuşuyor. Ama esas konuşması gereken askerler, bugüne kadar hiç konuşmadı. Konuşan askerlerimizde malesef ki ihanetle suçlandı, mezheplerinden dolayı ayrıştırıldı, terör örgütüne hizmet etmekle suçlandı. Ama ben şunu biliyorum, bu TSK’nın ordusu içerisinde biz ülkenin birlik ve beraberliğini tesis ettik. Bu birlik ve beraberlik içerisinde en önemli konumuz şuydu, tek bayrak altında kardeşlik duygusunu paylaşmak. Dediğim gibi herkes konuştu ancak artık askerlerinde söz alma vaktinin geldiğine inanıyorum. Bu süreç içerisinde yaşananlar olaylar, olumsuzluklar ve terörle mücadele adı altında yapılan sözde müzakerelerle vatana ihanet edildiğini gördüğümden dolayı, Milliyetçi Hareket Partisi’nden 26. Dönem Milletvekili Seçimleri için aday oldum.

“MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ BU ÜLKENİN SİGORTASIDIR”

İzmirliler MHP’ye oy verirlerse ne kazanacaklar ?

İzmir halkı, Milliyetçi Hareket Partisi’ni tercih ederse şu gibi faydaları olur, İzmir daha rahat ve huzurlu bir şehir olur. Şunu sorabilirsiniz İzmir şu anda huzur içerisinde değil mi diye. İçinde bulunduğumuz süreç bunun tersini göstermekte. Mahallelerimizde otobüsler ve araçlar yakılmakta. Eğitim için İzmir’e gelen çocuklarımız katledilmekte. Geçtiğimiz yıl Ege Üniversitesi’nde kardeşimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu şehit edildi. Ege Üniversitesi’nin ihmalleri sonucunda bu kardeşimizin yaşam hakkı elinden alındı. İzmir’e gelen insan 2 sebeple gelir. Birincisi ekmeği için gelir, ikincisi çocuğunun iyi bir eğitim alabilmesi için gelir. Ben MHP olarak iktidar olursak şunun gerçekleşeceğine inanıyorum, çocuklarımızın okumasına fırsat tanınacak, çocukların eğitimini engelleyen terör olayları ve provakatif eylemler son bulacak. Bizim kürtle, lazla, çerkezle, doğuyla, batıyla hiçbir problemimiz yok. Bizim kürt kökenli ocak başkanlarımız, milletvekillerimiz var. Biz bölücülüğün karşısındayız. Kardeşliğimizin bozulmasına karşıyız. Ben MHP’nin İzmir’de böyle konular üzerinde duracağına inanıyorum. Milliyetçi Hareket Partisi bu ülkenin sigortasıdır. Genel başkanımızı biliyorsunuz, bazı cümleleri söyleyince çok tepki aldı. Ancak herkes gördü ki sayın Devlet Bahçeli dün ne dediyse, bugünde aynıları söylüyor. Ve önceden dediklerinin hepsi teker teker doğru çıktı.

İzmirliler neden Mustafa Çintaş’a oy vermeli?

Bana diyebilirsiniz “E sen İzmir’li değilsin, İzmir’li sana neden oy versin” diye. İzmir’in şöyle bir güzelliği var. İzmir hem öğrenci, hemde emekli şehri. Emekli askeri personellerin en fazla yoğunlukta olduğu şehir, İzmir’dir. Atatürk’ün birleştirici ve bütünleştirici düşünce yapısını benimseyen TSK personeli ve Türkiye halkı, kendilerine yaşamak için en uygun şehir olarak İzmir’i bulmuştur buranın sevdalısı olmuştur. İzmir’e zamanında bir tabir kullanıldı. Ben bu tabiri tasvib etmiyorum ve kullanmayacağım. Ben TSK’nın bir personeli olarak “Türk” İzmir’den milletvekili adayı oldum ve Türk İzmir’in bana oy vereceğini düşünüyorum.

“GÜVENLİK GÜÇLERİMİZ, KIŞLALARINA VE KARAKOLLARINA HAPSEDİLMİŞTİR”

Son dönemlerde yaşanan terör olayları ile ilgili düşünceniz nedir ?


Malumunuz bu çözüm sürecini hepimiz yakından takip ettik. AK Parti hükümeti, sözde müzakerelerin devam ettiği ihanet sürecinde PKK’nın rahat hareket edebileceği geniş alanlar açtı. Bunu yaparkende PKK’ya müdahale edenin provakatör olacağını, barışı baltalayacağı ve birlik beraberliğini bozacağını açıkça ifade ettiler.PKK’ya müdale ederlerse provakatör olarak suçlanacakları, Ergenekon, Balyoz gibi davalar ve tepelerinde sallanan darbeci yakıştırmaları, normalde komutanlara verilmesi gereken yetkilerin mülki amirlere verilmesi nedeniyle güvenlik güçlerimiz, kışlalarına ve karakollarına hapsedilmiştir. Malesef ki askerimiz ve polisimiz çok ciddi zaiyatlar vermekteler. Şunu açıkça söyleyebiliriz, bir istihbarat zafiyeti var.

Bu zafiyetten kimler sorumlu ?

Bu zafiyet hükümet tarafından, asker ve polisi kontrol edenler tarafından yönetilmekte. Bu istihbarat zafiyetini, hiçkimse bir başkasına yükleyemez. Bunun sorumlusu tamamen hükümettir. Şu anda PKK’nın gizlenmiş mayın sayısının 3 binin üzerinde olduğu söylenmekte. Bu mayın ve bombalar, süreç adı verilen bu zaman dahilinde yani son 3 yıl içerisinde yerleştirildi. Bu konunun en büyük sorumluları ise AK Parti iktidarı ve o bölgelerin mahalli yöneticileridir. Şimdi ben soruyorum, bu yollara ve asfaltlara mayınlar döşeniyor, bomba yapımında kullanılan gübrelerden tonlarla ifade ediliyor. 1 tonluk gübre için, 50’şer kiloluk gübre çuvallarından 20 tane gerekir. Siz bunları kazma gücüyle kazamaz ve yerleştiremezsiniz. Ama askeri kışlasına hapsedip operasyon izni vermezseniz, askeri kışladan çıkartmazsanız, asker bunları göremez. Çözüm süreci adı altındayken 20-25 gün kapatılan yollara, açılan hendeklere müdahale ettirmezseniz, bu zaman içerisinde o mayınlar ve bombalar gömülür, bunun sonucunda da gencecik mehmetçiklerimiz vatanı için şehit olurlar. Şunu demek istiyorum, bu mayınlar yollara, köprülere ve menfezlere yerleştirilirken bu ülkenin istihbarat görevlileri ve yöneticileri ne yapıyorlardı? Bu yolları yapan müteahhitler ve taşeronlar kimlerdi ? Bu firmaların HDP veya PKK ile ilişkileri varmıydı ? Bu yolların yapımında yer alanlardan herhangi biri hiç sorgulandı mı ? Bu firmaların araçları, mayın yerleştirilirken kullanıldı mı ?

 MHP iktidar olursa bu sorulara yanıt bulabilir mi?

Aslolan niyetimiz şu, evet bilinmezler var. Ama bunlarda emin olun biliniyor bazı kişiler tarafından. Yalnız bunlar dile getirilmemekte ve halka söylenmemekte. Genel başkanımızın ve genel merkezimizin politikaları çerçevesinde herşeyin MHP tarafından açıklanıp söylenebileceğine inanıyorum.

“KOALİSYON PROTOKOLÜ HAZIRDI”

Pek çok kişi MHP’yi ve Devlet Bahçeli’yi koalisyon hükümetinin kurulamamasının sorumlusu olarak görüyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sayın Devlet Bahçeli analitik görüşe sahip bir insan. Bu sayede olabilecek olan olayları çok önceden anlayabildi. Bu yüzden koalisyon görüşmelerinde kesinlikle taviz vermedi. Ancak bu durum bazı kişi kesimlerce insanlara ve topluma bilerek yanlış lanse ettirildi, MHP ve sayın Devlet Bahçeli üzerine bir algı operasyonu gerçekleştirildi. Bizim genel başkanımıza, koalisyon önerisiyle gidilmedi. Geçici hükümet teklifiyle gidildi. Basına yansımıştır, genel başkanımız o görüşmeye giderken sağ tarafında siyah bir çanta taşıyordu. O çantanın içerisinde koalisyon protokolü hazırdı. Ancak bunu yandaş medya, farklı lanse etti. Biz ülkemizin bütünlüğünün bozulmaması için elimizi taşın altına koymaya hazırız. Ama kusura bakmayın, geçici bir hükümette birilerinin maşası ve oyuncağı olmaya da hiç niyetimiz yok. Biz değerleri olan ve bazı çizgileri olan bir partiyiz. Biz 4 maddelik bir açıklama yaptık ve dedik ki bu 4 maddeyi kabul edin, koalisyon için hazırız. Bu maddelerde hepinizin malumu. Ne yazık ki kabul edilmedi.

Son bir kez hatırlatmak isterim. MHP olarak her zaman göreve hazırız. Eğer ki mevzu vatansa, gerisi bizim için teferruattır.



Son Güncelleme: 21.09.2015 15:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan 1 yıl önce

sen hala asker kafası yaşıyorsun emekli olmasaydın daha iyi idi senin için o kafayı deyiştir yoksa siyaset sen yer