25 Ağustos 2015 Salı 18:22
“Yasayı yeniden düzenleyin”
 Kıyı ve sahil şeridinin kullanımına yönelik düzenlenen kanunda sahillerin halka açık olduğu belirtiliyor. Türkiye Otelciler Federasyonu’na , Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği’ne, Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’ne ve 81 ilin valiliğine 2012 senesinde dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından gönderilen genelgede kıyı ve sahil şeridinden halkın kullanımını kısıtlayıcı uygulamaların kaldırılmasına yönelik ifadeler yer almıştı. Kıyı ve sahil şeritlerinin halka açılmasına yönelik sosyal medyada çeşitli platformlar oluşturuldu, protestolar yapılmıştı.

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İşler bu konuya yönelik Yenigün’e değerlendirmelerde bulundu. Yasaların kendi içerisinde çelişki yaşadığını dile getiren İşler, “Hukuk her zaman haklı değildir. Bunun örneğini kıyı ve sahil şeritleri hakkında düzenlenen kanunda görüyoruz. Kanuna göre kıyı ve sahil şeritleri halka açıktır ama yine kanuna göre 20 milyon 50 milyon dolarlık tesisleri sahillerin kenarlarına oturtuyorlar. Biz otelciler olarak ne için gidiyoruz da bu paraları buralara harcıyoruz? O denizi kullanmak için. Daha sonra bu denizi kullandığımız zaman kalkıyorlar bize devlet ‘Şezlong koyacağınız için yılda 100 bin lira 150 bin lira para ödeyeceksin’ diyor. Biz otelciler olarak bu tesisi oraya kurarken oraya şezlong koyacağımız belliydi zaten” dedi.

Yatırım yaptıkları alana halkın gelerek turistleri rahatsız ettiğini söyleyen İşler şöyle devam etti: “Otellerde kalan turistler denize giriyor dolayısıyla biz sahile gereken donanımı yerleştireceğiz. Böyle dediğimizde de devlet diyor ki ‘Bu sahil halkın, halkın kullanımına açık. Sen burayı kullanacaksan bu parayı öde.’ Bu parayı da ödüyoruz. Bu sefer sahile koyduğumuz ve 150 bin lira yatırdığımız alana halk geliyor, ‘sahiller halka açıktır’ diyor ve denize giriyor. Denize girmekle de kalmıyor bütün pisliğini bırakıyor aynı zamanda rahat güneşlenmek isteyen turisti rahatsız ediyorlar. ‘Halka açılsın, halk mağdur olmasın’ mantığının geldiği nokta buralara kadar uzanıyor.”


“Tesise sahili kullanma hakkı da verin”


Ülkeye döviz getiren turistlerin rahatı için buraya geldiğini ifade eden İşler, “Siz orada milyarlık tesis yapmışsınız ve turizm adına şemsiyelerinizi koymuşsunuz, şezlonglarınızı koymuşsunuz, hergün denizin getirdiği ve halkın attığı pisliği toplatıyorsunuz ancak insanlar ‘biz anlamayız’ diyor, aldığı bir çarşafı arabasının kapısına asarak gölgelik yapıyor, içeceğini ve yiyeceklerinin bazılarını soğusun diye denize atıyor.

Bir tarafta elinde kitabı olan ve sessizlik isteyen, bunun için Türkiye’ye dövizle para vererek tatil yapmak isteyen insanlar var bir tarafta ise ‘deniz bizimdir halka açıktır’ diyerek gayri ciddi, son derece ve hakikaten günümüz şartlarına uymayan görüntü biçiminde denize giren, turistlerin sessizlik ortamında koşturan, top oynayan, turistleri rahatsız eden bir görüntü var. Neye göre halka açık, neye göre halka kapalı bunun belirlenmesi lazım. Eğer sen buraya bir tesis izni verdiysen ve sahili işlettiği için de para alıyorsan o tesise sahili kullanma izni de ver. Eğer madem her taraf halka açıksa bizden niye şemsiye ve şezlong parası alıyorsunuz. Burada bir tezatlık var. İşletmeci de haklı” dedi.

“Sahillerin de koruması yapılsın”

Otellerde kalan turistlerin güvenliğinden sorumlu olduklarına dikkat çeken İşler şöyle dedi: “Tesislerimizde para ödediğimiz özel güvenlikçiler var. Böylece biz turistlerin güvenliğini sağlamış oluyoruz. Eğer madem sahil halka açık o zaman sahil şeridi güvenliği kurulsun ve asayişi sağlasınlar. Ancak asayişi de bize sağlatıyorlar. Örneğin gelip bir tane el bombası koysalar, sabotaj yapmaya kalksalar onun da sorumlusu biziz. Biz malımızı, paramızı ve canımızı koyduğumuz yer halka açıktır diye oranın asayişini teslim edemeyiz.

Eğer madem halka açıksa gelin, nasıl sokakların ve caddelerin koruması yapılıyorsa, sahillerin de korumasını yapın. Nasıl bir polis ekibi kuracaksanız kurun ve buradaki asayişi de sağlayın. Yabancı kitabını okuyarak sakin bir şekilde tatil yapmak istiyor ancak oradaki magandalar geliyor koşuyor, toplarını kaçırıyor, onlara abuk-subuk hareketler yapıyor, vücudunun yarısı denizin içerisinde yarısı dışında gelen turistleri seyrediyorlar. Buna kim dur diyecek?”

“Devlet kendi içinde çelişki yaşıyor”

Kıyı sahil ve şeridinin kullanımına yönelik yasanın tekrar düzenlenmesi gerektiğini söyleyen İşler, “Yasanın hem işletmeciyi koruyucu hem de halkın ihtiyaçlarını koruyucu bir yere getirilmesi lazım. Devletin orada bulunan sahil şeridine lokal halkın girebileceği bir alan oluşturması lazım ve diğer tarafta dinlenen turisti rahatsız etmeyecek şekilde, hem halkı hem işletmeciyi memnun edecek belirleyici mevzuat ve yönetmelikler getirilmesi lazım. Madem sahiller halka açık o zaman yaptırmayın otelleri, yaptırmayın bu sektörü. Ortak konsensus bulunup, toplumsal barışı sağlayacak yeni mevzuat ve yönetmeliklere ihtiyaç var. Bunların acil güncelleşmesi lazım, günün ihtiyaçlarını karşılıyor olması lazım ki hem sektör olarak hem vatandaşlarımız mağdur olmayalım” dedi.

“Tatil turizmcilere nefes verecektir”

Önümüzdeki Kasım ayında olacak seçimin tatile denk gelmesini de değerlendiren İşler bu tatilin turizmcilere faydası olacağını söyleyerek şöyle dedi: “Seçim olduğu zaman 4 günlük tatil var. İnsanlar da tatil olduğu zaman hemen tatile çıkalım ve bunu değerlendirelim şeklinde davranmıyorlar. Kasım ayı itibari ile hava koşulları otelcilik açısından uygun değil. Ancak Kasım ayı hava koşulları termal oteller açısından uygun ya da insanların başka yerlere giderek günübirlik seyahet yapması için uygun. Bu 4 gün içerisinde özellikle mevsimsel özelliği açısından yeme- içme ve termal tesislerine rağbet olacak.

Ancak buraların rağbet görmesi seçim sonuçlarına etkileyeceğini düşünmüyorum, bu seçimler ülkemizin kaderi açısından önemli olduğu için daha önce yaz aylarına denk gelen, sahil periyoduna denk gelen seçimler gibi olacağına inanmıyoruz. Turizmciler olarak biz 4 günlük tatilde Cumartesi günü herkesin döneceğini düşünüyoruz. Bu 3 günlük tatil sezon kötü gittiği halde turizmcilere bir nebze olsun soluk verecektir. İnsanlar hem tatillerini yapacaklar hem de mevsimsel özellikleriden dolayı oylarını kullanacaklar diye düşünüyoruz. Kullanılmayan yüzdesel oyun Haziran ayına göre daha az olacağına inanıyoruz.”

Batyr Berdiyev/EGE HABER
Son Güncelleme: 25.08.2015 18:43
Anahtar Kelimeler:
yasayı yeniden düzenleyin
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Halis İzmir 1 yıl önce

Gariban vatandaşın bi nefes aldığı oraları vardı onuda alın ellerinden dininiz imanınız para olmuş zaten sizin. Ama olmaz değilmi yakında garibanlar nefes almasın havayı kirletiyor da dersiniz siz Allah islah etsin sizin gibileri.