17 Kasım 2015 Salı 11:32
Suriyeli Çocuklar Okul Sırasında Değil İş Başında
New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HWR)’nün raporuna göre Türkiye’de 400 bin Suriyeli çocuk ekonomik zorluk ve dil engeli nedeniyle okula gidemiyor.

Türkiye’de yaşayan 2.2 milyon Suriyelinin yüzde 34’ünün okul çağındaki, yüzde 20’sinin de 0-4 yaş arası çocuklardan oluştuğunu belirten MülteciDer İdari Koordinatörü Pırıl Erçoban, sadece 212 bin civarında Suriyeli çocuğun okula gidebildiğini, bunların az bir bölümünün Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda eğitim görebildiğini kaydetti. Ekonomik nedenlerle okula gitmek yerine çalışmak durumunda binlerce Suriyeli çocuğun bulunduğunu ifade eden Erçoban, “Çocukların artık işten, tezgah başından, tekstil atölyesinden, ayakkabı makinesinin başından, inşaattan alınıp okullara döndürülmesi lazım. Bunun için hem devletin, hem sivil toplumun hem de uluslar arası kuruluşların öncelikli bir çalışma alanının olması lazım” diye konuştu.

“CİDDİ BİR KAYIP NESİL SÖZ KONUSU”

Okulsuz Suriyeli çocuk sorununun 5 yıldır süren bir sorun olduğunu dile getiren Erçoban, kimi çocukların okula hiç kayıt olmadığını, kiminin ise Suriye’de eğitim görürken Türkiye’ye döndükten sonra eğitimine devam edemediğini söyledi. Ciddi bir kayıp neslin söz konusu olduğunu vurgulayan Erçoban, şöyle konuştu: “Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okula gidenlerin oranı az. Büyük çoğu Geçici Koruma Merkezi veya ‘Suriye Okulları’ diye adlandırılan gözden geçirilmiş Suriye müfredatının okutulduğu, ağırlıklı olarak Arapça derslerin okutulduğu merkezlerde eğitim görüyorlar.”

“ÇOCUKLAR ÇALIŞTIKLARI İÇİN OKULA GİDEMİYOR”

Okul sorununun başında ekonomik nedenlerin geldiğini ifade eden Erçoban, pek çok Suriyeli çocuğun ailesindeki yetişkinler iş bulamadığı için veya iş bulsa bile geçinemediği için okula gitmek yerine çalışmak zorunda olduğunu kaydetti. Özellikle 12-13 yaşından itibaren ciddi bir çocuk işçi durumu ile karşı karşıya olunduğunu belirten Erçoban, şunları söyledi: “Çocuklar çalıştıkları için okula gidemiyor. Geçici Eğitim Merkezlerin bir kısmı ücretli. Kırtasiye masrafları, ulaşım masrafları var. Aileler bunları karşılayamadıkları için çocukları okula gönderemiyor. Geçici Koruma Merkezleri her ilde yok. 25 kampta faaliyet gösteriyor. Kamplardaki okullaşma oranı yüzde 99 civarında ama dışarıdakiler için bu oran yüzde 25-30 civarında. Kamplar dışında bazı illerde Geçici Koruma Merkezleri de var ancak alt yapı yeterli değil.”

“DEĞİŞEN MEVZUATTAN HABERLERİ YOK”

Okula gidebilen Suriyeli çocukların büyük bir bölümünün Geçici Koruma Merkezlerinde eğitim gördüğünü, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullardaki okullaşma oranının çok az olduğunu dile getiren Erçoban, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eylül 2014’te Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayınladı. Eylül 2014’ten önce çocuklarını okula kayıt etmek isteyenlere ‘hayır kayıt edemezsiniz’ cevabı verildi. İnsanların bu mevzuattaki değişiklikten haberi yok. Diyelim ki haberi oldu; çocukların zaten dil sorunu var, uzun süre okulsuz kalmışlar. Çocukların yaşı ve seviyesine göre sınıflar belirleme konusunda bazı sorunlarla karşı karşıya kalınıyor. Bazı yerlerde okul idarecileri kapıdan geri çevirebiliyor. Aslında böyle bir yetkileri yok ama insanlar bunu bilmedikleri için değişiklik yok deyip geri dönebiliyor. Ciddi bir bilgi eksikliği var. Milli Eğitim Bakanlığının okullarındaki alt yapının gelişmesi gerekiyor. Çocuklara Türkçe destek derslerinin verilmesi gerekiyor. Aradaki zamanın kapatılması gerekiyor ama buna yönelik çalışma yok denecek kadar az. Çocukların önemli bir kısmı ekonomik nedenlerden dolayı okula gidemiyor.”

“SERT DAVRANIŞLA KARŞILAŞABİLİYORLAR”

Mülteci oldukları ve dil bilmedikleri için Suriyeli çocukların okulda diğer çocuklardan ilgi görmediğini, sert tavırla karşılaşabildiğini anlatan Erçoban, “Bize gelen pek çok veli, çocuklarını okula yazdırdıklarını ancak birkaç ay sonra çocuğun okula gitmek istemediğini belirtiyor. Bütün bunlar bir araya gelince karşımızda kayıp bir nesil var gerçekten. Bu çocukların aradaki zamanı kapatması, okul çağına gelecek çocukların iyi, kaliteli ve uluslar arası standartlarda eğitim alabilmesi için yapmamız gereken çok şey var. Yaklaşık 500 bin çocuk 5. yıla girmelerine rağmen hâlâ okulsuzsa bu çocukların hayatını çalmak anlamına geliyor” dedi.

“DİL DESTEĞİ VERİLMELİ”

Ağırlıklı olarak Arapça eğitimin verildiği Geçici Koruma Merkezlerindeki dil sorunu hakkında da konuşan Erçoban, şu ifadeleri kullandı: “Anadilde eğitimde herkesin hakkı ancak şunu söylemek gerekiyor; bu çocukları bu topraklarda yabancı ama şuanki duruma baktığımızda kendi ülkelerine güvenli bir dönüş ortamının oluşması çok yakın gözükmüyor. Dolayısıyla daha uzun süre buradalar. O zamana kadar geçecek seneler içerisinde çocukların dönmek isteyeceklerini pek varsayamıyoruz. Bu insanları bu toplumun bir parçası olarak kabul edip birlikte yaşamanın pratiklerini geliştirmek lazım. Dil önemli bir rol oynuyor. Bu anadillerini unutsunlar anlamına gelmiyor ama Türkiye’de daha rahat yaşayabilmeleri için hem çocuklara hem de yetişkinlere dil desteğinin verilmesi gerekiyor.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.