08 Şubat 2015 Pazar 16:32

Yezidi kızı Vaha: "20 kişiyle birlikte Ebu Leyd adında birine satıldık. Sonra kurayla IŞİD militanlarına dağıtıldık. Bana sahip olmak isteyen bir kişiye önce karşı koymaya çalıştım. Ama beni döverek götürdüler ve her gün döverek tecavüz ettiler." Yezidi kızı Mırzo: "Üç aylık esaret hayatım boyunca sürekli tecavüze uğradım. Hamile kadınlara ilaç vererek düşük yapmalarına sebep oldular. Suçsuz günahsız insanlar zulmettiler. Acı çekmemiz onların hoşuna gidiyordu" IKBY Şehit ve Enfal Bakanı Salih: "Yezidilere uygulanan soykırımı herkes tanımalı"

Irak'ta terör örgütü IŞİD tarafından kaçırılan ve daha  sonra kendi çabalarıyla kurtulmayı başaran Yezidi kızlar, rehin kaldıkları  dönemde başlarından geçenleri anlattı. Yezidi kızların anlattıkları karşısında  dinleyiciler gözyaşlarına hakim olamadı. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Erbil kentindeki Saad Abdullah  Konferans Salonu'nda "Irak'taki Yezidi ve Hristiyanlara Uygulanan Etnik Soykırım"  paneli düzenlendi. Panele çeşitli din ve mezheplerden çok sayıda yetkili ve  vatandaş katıldı. Panele, terör örgütü IŞİD'in, aylar önce Şengal'den kaçırdığı ve daha  sonra kaçmayı başaran Yezidi kızların, anlattıkları damga vurdu. Güvenlik  gerekçesiyle gerçek isimleri açıklanmayan ve fotoğraf ve görüntülerinin  çekilmemesi için oluşturulan bir perde arkasında konuşan kızlar, anlattıklarıyla  katılımcıları gözyaşlarına boğdu.  Sincar'ın Tel Azer köyünden kaçarken Mezra bölgesinde ailesiyle  birlikte IŞİD esir düştüğünü söyleyen gerçek ismi yerine "Vaha" kod ismiyle  konuşan 17 yaşındaki kız, 5 otomobille gelen militanların, kendisini dakikalarca  dövdüğünü ifade etti. Vaha, IŞİD militanlarının genç, yaşlı demeden işkence  ettiğini belirtti.




"Erkekleri gözümün önünde öldürdüler"
IŞİD militanlarının daha sonra kendilerini erkek, genç kız ve  kadın-çocuk olmak üzere üç bölüme ayırdığını belirten Vaha, "Gözlerimizin önünde  17 erkeği Mazra bölgesinde vahşice öldürdüler. Vurulan insanlar, yakınlarının  gözlerinin içine bakarak canlarını teslim etti" dedi. Öldürülenlerin arasında babası, kardeşi ve amcasının da bulunduğunu  dile getiren Vaha, şöyle konuştu:  "Esir aldıkları 23 kadını önce araçlarla Musul'un Baac ilçesine  götürdüler. Baac'da diğer bölgelerden getirdikleri kadınlarla beraber yaklaşık  200 kişi olduk. Bizi buradan da kamyonlara bindirip Musul'a götürdüler. Civar köy  ve ilçelerden topladıkları kadınlarla beraber 500 kişi olduk. Bizi Musul'da  Galaxy Düğün Salonuna götürdüler. Salonda yemeksiz 10 gün geçirdik. İnsanlara çok  kötü davranıyorlardı. Kadınlara saldırıyorlardı. Çok korkmuştuk ne yapacağımı  bilemediğimiz bir ortamdaydık." Daha sonra kendilerini gruplara ayırarak evlerde tuttuklarını dile  getiren Vaha, yanlarına gelen kişilerin beğendikleri kızları satın alarak  götürdüğünü ifade etti.

"Her gün döverek tecavüz ettiler"
Kendisiyle beraber 20 kişiyi Ebu Leyd adında birine sattıklarını  vurgulayan Vaha, götürüldükleri evde yapılan kura sonucu IŞİD militanlarına  dağıtıldıklarını kaydetti. Kura sonucu her militanın bir kadını alarak götürdüğünü aktaran Vaha,  "Bana sahip olmak isteyen bir kişiye önce karşı koymaya çalıştım. Arkadaşlarımın  yanından ayrılmak istemedim. Ama beni döverek götürdü. Her gün döverek tecavüz  ettiler" diyerek gözyaşlarına boğuldu. Terör örgütü IŞİD'in kadınları mal gibi alıp sattıklarını birbirlerine  ikram ettiklerini söyleyen  Vaha şunları kaydetti: "Beş yaşındaki bir kızı da 50 yaşındaki bir adamın götürdüğünü kendi  gözlerimle gördüm. O küçücük kızı götürdüler ona ne yaptılar hiçbirimiz  bilmiyoruz. Verilen yemeklerin içine bir şeyler karıştırdıkları için uyukluyorduk  sürekli. Onlar da bize istediklerini rahatlıkla yapabiliyorlardı. Çok sıkıntılı  günler geçirdik. Bir gün Musul'a yakın bölgeler uçaklar tarafından  bombalanıyordu. O sırada kapımızdaki nöbetçi yerinden ayrıldı. Biz de gece saat  11.00'de bulunduğumuz yerden kaçmayı başardık. Giden bizden gitti. Hala da  kabuslar görüyorum her gün. Sanki birileri beni kaçıracakmış gibi hissediyorum.  Irak ve Kürdistan hükümetleri biran önce esir olan insanları kurtarmalı."

"Hamile kadınlara ilaç vererek düşük yapmalarına sebep oldular"
Bir diğer Yezidi kızı olan 21 yaşındaki Hezal Mırzo ise esir  düştükleri sırada militanların, birçok Yezidi erkeği kurşuna dizerek öldürdüğüne  tanık olduğunu kaydetti. Mırzo, "Üç aylık esaret hayatım boyunca sürekli tecavüze uğradım.  Hamile kadınlara ilaç vererek düşük yapmalarına sebep oldular. Suçsuz günahsız  insanlar zulmettiler. Acı çekmemiz onların hoşuna gidiyordu" ifadelerini  kullandı. Bir süre Musul'da kaldıktan sonra Telafer'deki bir okula  götürüldüklerini anlatan Mırzo, şöyle devam etti: "Gittiğimiz farklı yerlerde farklı adamlar zorla bizimle birlikte  oluyordu. Çok direndiğimizde yemeklerimize ilaç karıştırıyorlardı. Yaptıkları  zulmü her gün sıkılmadan tekrarlıyorlardı. Halbuki bugün zulmettikleri insanlar  tarih boyunca kimseye karışmadan yaşamış insanlardır. Hayatımın en zor ve kirli  günlerini geçirdim orada. Birleşmiş Milletler, Irak ile Kürdistan hükümetlerinden  ricamız esir insanlarımızı, kadınlarımızı kurtarmalarıdır. Biz burada hayatımıza  devam ederken, IŞİD başka yerde birilerine zulmetmeyi sürdürüyor. Şerefimiz,  dinimiz ve namusumuzu kirlettiler."

"Yezidilere uygulanan soykırımı herkes tanımalı"
IKBY Şehit ve Enfal Bakanı Mahmut Salih ise Musul ve çevresini işgal  eden IŞİD'in azınlıklara verdiği zararın araştırılması için bir komisyon  kurduklarını söyledi.

Yezidilere yapılanların dünya çapında soykırım olarak tanınması için  çalıştıklarını dile getiren Salih, şunları aktardı: "Aylar öncesinde Şengal'in, işgal edilmesiyle yerlerinden olan  insanların dağa sığınması. Ardından günlerce süren yolcukta kaybedilen insanları  düşündüğümüzde. Yezidilere bir soykırım yapıldı. Bu soykırımı herkes tanımalı.  Bugün yapılan bu konferans sayesinde herkesin bu kızların anlattıklarını  duymasını istiyoruz. Irak ve Uluslararası Ceza Mahkemesinin yapılanları soykırım  olarak tanımlarını istiyoruz. Bu kapsamda Avrupa ülkelerini ziyaret ederek  elimizdeki belgeleri onlara sunduk. Çeşitli makamlarla 20'ye yakın toplantı  gerçekleştirdik. Ama önce Irak mahkemelerini soykırım kararını vermesi  gerekiyor."

Yezidi kızlar ve katılımcıların konuşmalarından sonra verilen arada,  farklı etnik ve mezheplere ait kıyafetlerle sahneye çıkan kişiler, yetkili  makamlara ulaştırılmak üzere ellerinde taşıdıkları yazılı mesajları zarflara  koyarak bir karton kutunun içerisine bıraktı. Toplanan zarflar daha sonra Irak ve  IKBY yetkililerine teslim edildi. İki gün sürecek panel, kapsamında çeşitli uzmanlar tarafından oturumlar yapılacak. panelde alınan kararlar ve varılan sonuç, bir rapor halinde ulusal ve uluslararası yetkililerle paylaşılacak.
(Milliyet)

Son Güncelleme: 18.02.2015 22:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.