Değişim ama neden?
Erdemli insanlar, düşüncelerine katılmadıkları kişilere saygı duyarlar diyordu bir düşünür.
Saygı gerçekten küçük büyük hepimizin sahip olması gereken ama toplumun bir kesiminin seçim sonrası yitirdiği bir değer.
Neyse ki sanal medyanın yarı entellerinin seçim sonrası heyecanları yavaş yavaş azalmaya başladı da o çirkin hakaretamiz laflar neredeyse sona erdi.
Ülkeyi terk etmek için hazırlık yapanlar, hatta sayfa sayfa vize sorunu olmayan ülke ilanları dahi bitti.
Sanırım şimdilik herkes memnun yerinden.
Şimdi sıra yitirilen seçim hesabının birine kesilmesine geldi.
HDP hariç iki muhalefet partisinde fırtınalar esiyor.
MHP deki kargaşa haziran sonrası hızlandı, kasım seçimleri de üzerine tuz biber ekti.
Dördüncü parti olmanın tek faturası ‘hayır’ cı Bahçeliye kesildi.
Ortalıkta birkaç isim dolaşmaya başladı.
Bir iki çıkış yapan varsa da aday adayları genel olarak sessiz.
Ama kafamı kurcalayan şu.
Bahçeli koalisyona hayır deme dışında nerede hata yaptı? ( MHP’nin genel siyasi politikası açısından ve MHP ye göre.)
Veya nasıl bir politika güdülmeliydi?
Bu konuda hiçbir düşünce yok.
Yani iktidar nimetlerinden niye faydalanmadık konusuna dayanıyor her şey.
Zaman ne gösterir bilemem ama MHP’ yi biraz tanıyorsak; bu partide lider değişimi pek olası görünmüyor.
Gelelim CHP’ye.
CHP’de fırtınalar koptu
Davul zurna ile gelen gelen Genel Başkan’a muhalefet ayyuka çıktı.
22 Mayıs 2010 Genel kurulundan bu yana girdiği her kongre ve seçimden bir öncekine oranla daha yüksek oy oranı ile çıkan Genel Başkan topun ağzında.
Neden?
Parti için farklı bir politika öneren var mı? 
Yok.
Sadece ben daha iyi yaparım diyenler var.
Oy oranlarında az da olsa bir yükselme olduğuna göre, iktidara hep uzak olma nedeni üzerine hiçbir öneri yok.
Peki niye bu değişim isteği? 
Aday adaylarının ben daha iyiyim söylemleri dışında ne var duyduğumuz?
Hele hele Kılıçdaroğlu toplum içerisinde bunca yer edinmiş, belli kesimlerin saygınlığını kazanmışken.
İdeolojisi olmayan, alevi vatandaşların çoğunlukta olduğu bu partide neyin üzerinde yenilikçi kavramlar üretilerek parti iktidara taşınabilinir?
Kültürel ve siyasal değerler arasındaki çatışma ile iktidar yolu açılabilir mi?
CHP’nin şahlandığı dönemlere bakın, kimlik değil siyasal kavgaların, ideolojilerin öne çıktığı dönemlerdir.
Meseleye buradan bakıp da ona göre bir yönetim ve liderle yola çıkılırsa, çok şey değişeceğine inanıyorum.
Yoksa.
Kürtlerle barışamayan MHP ile,
Dinle, dindarlarla barışamayan CHP ile AK Partiye karşı iktidar yolu aramanın pek anlamı olmayacak. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zuhal newman@hotmail.com 1 yıl önce

Biktik artik ikiside gitsin,taze kana ihtiyac var, tuttugunu koparan agresif,yirtici,guvenilir karekterde gecmisi temiz topluluklarin,nabzina gore serbet verip,bukalamun gibi renk degistire bilen biraz yalanci inkarci,muhtarlarin dilinde halk evlerinede konusabilecek mutavazi postalla,kursuye cikabilecek......baskanlara ihtiyac var.