Yaptığım araştırmaların sonuçları genelde aynı noktaya çıkıyordu. İlk bakışta bariz farklar yok. Fakat biraz detayına girdiğinizde, işin temelinde farkların belirginleştiğini görüyorsunuz.
Olumlu tavır
İlginç bir şekilde 2 taraf arasındaki farklar tavırlarda ortaya çıkıyor. Düşünce yapısında belirginleşiyor. Başarısız insanlar hayata daha eleştirel ve umutsuz bakıyorlar. Bu durum hayat kalitelerini etkiliyor.
Başarısız insanlara göre, başarılı olmak zor bir durum. Başarılı olmayı birçok nedene bağlıyorlar. Başarısızlığa dair onlarca bahaneleri var. Bu bahaneler onların içini rahatlatıyor.
Başarılı insanlar, özünde başarısız insanlarla aynı hayatı yaşıyorlar. Fakat hayata karşı daha iyimserler. Bardağın dolu tarafını görüyorlar. Özgüvenleri yüksek. Bir işin neden yapılamayacağını açıklamak yerine, yapılabileceğini göstermek için çaba sarf ediyorlar.
Alışkanlıklar
Alışkanlıklar hayatımızı ciddi oranda etkiliyor. Çoğu zaman kararlarımızı alışkanlıklarımıza göre veriyoruz. Alışkanlıklarımız hayatımızı şekillendiriyor. Başarı ve başarısızlık konusunda da durum böyle. Başarılı ve başarısız insanların alışkanlıkları birbirinden farklı.
Başarılı insanların alışkanlıkları bir işi takip etme, araştırma, sonuçlandırmaya yönelik. Başarısız insanlar ise ertelemeye, görmezden gelmeye yönelik alışkanlıklara sahipler. Bu alışkanlıkları her gün tekrar tekrar yaptıklarını düşündüğümüzde aralarındaki farklar derinleşiyor. Temelde 3-4 alışkanlık, tüm hayatlarını etkileyebiliyor.
Deneme Cesareti
Deneme cesareti aradaki ayrımın, en net olduğu yerlerden biri. Başarısız insanlar denemiyorlar. Denemeden kaybetmeye odaklanmış durumdalar. Denemeyi, çaba sarf etmeyi gereksiz buluyorlar. Zaten başarısız olacaklarını düşünüp, o iş için emek vermeyi gereksiz görüyorlar.
Başarılı insanlar, denemeyi çok seviyorlar. O işin olmayacağını, başaramayacaklarını bilseler bile ısrarla çaba sarf ediyorlar. Çünkü bir işi başaranların, denemekten vazgeçmeyenler olduğunu düşünüyorlar. Başlangıçta, başarılı ve başarısız insanlar aynı yerden başlıyorlar. Daha sonra başarısız insanlar vazgeçtiği için, denemeye devam edenler kazanıyor.
Kararlılık
Başarılı insanlar kararlılıkları ile ön plana çıkıyorlar. Er ya da geç bir karar veriyorlar. Ve bu kararlarının arkasından gidip, harekete geçiyorlar. Başarısız insanlarda ise kararsızlık hakim. Bir türlü ne istediklerine karar veremiyorlar.
Karar vermek sorumluluk istiyor. Çünkü verdiğimiz her kararın iyi ya da kötü bir bedeli oluyor. Başarısız insanlar bu bedeli ödemek istemiyorlar. Onlara göre bir kararın sorumluluğuna göre, başarısızlık daha kolay. Ayrıca başarısızlık hayatlarına sindiği için öğrenilmiş bir çaresizlik yaşıyorlar.
Dayanıklılık
Başarılı olmayı sağlayan en önemli unsurlardan biri dayanıklılık. Çünkü çoğu zaman başarı pes etmediğinizde geliyor. Vazgeçmenize ramak kala attığınız bir adım sizi başarıya ulaştırıyor.
Başarılı insanlar, başarısızlara göre daha dayanıklılar. Hayalleri ve hedeflerinin peşinden vazgeçmeden yürümeye devam ediyorlar. Moralleri bozuluyor, yenilgiyi, korkuyu hissediyorlar. Ama pes etmiyorlar. Bu da onları başarıya taşıyor. Başarısızlar ise, ilk fırsatta vazgeçmek istiyorlar. Zaten kaybedeceğiz, neden uğraşıyoruz diye düşünüyorlar. Çıktıkları her maça hükmen yenik başlıyorlar.Ve en büyük başarısızlıkları kendi hayatları oluyor.
İstikrar
Başarı, istikrar varsa anlamlıdır. Geçici başarılar bir önem ifade etmiyor. Kalıcı ve başarılı olmak için istikrar çok önemli bir yer tutuyor.
Başarısız insanlar, istikrar konusunda çok gerideler. Nadir de olsa başarılı oldukları dönemler oluyor. Fakat bu başarıyı sürdürebilir kılamıyorlar. Belki başarının en önemli özelliği sürdürülebilir olması. Bunu sağlayamadığınızda, başarınızın bir kıymeti kalmıyor.
Başarılı insanlar başarılarını zamana yayıyorlar. Dönem dönem başarısızlıklar yaşıyorlar. Fakat onları farklı kılan başarıda ısrar etmeleri ve başarılarının uzun soluklu olmasıdır.
Hayatta, kimi zaman başarılı kimi zaman başarısız oluyoruz. Bunların sıklığı hayatımızın yapısını belirliyor. O yüzden önemli olan başarıya olan bakış açımız ve bunun için ne yaptığımız. 
Sonuçta her insanda başarılı olma potansiyeli var. Bazıları bu potansiyellerini hayata geçiriyor. Bazıları ise bahanelere sığınıp, kurdukları yalan dünyalarında geçici hevesler peşinde koşuyorlar.
Hedefi olmayan insanlar, ne için yaşadıklarını bilmeyen insanlardır bana kalırsa. Mutlu bir emeklilik mi yoksa zengin bir emeklilik mi? Daha doğrusu mutlu ve zengin bir emeklilik mi?
Allah her insana zeka vermemiş elbette ama akıl vermiş ve bunu kullanman içinde mübarek kitabında "ikra" yani oku demiş. Eğer Allah bize "boşver" deseydi ilk sözünde, işte o zaman daha farklı düşünebilirdik...
Ne dersiniz? Okuyalım mı yoksa boş mu verelim?
Aklınızın duygularınızla karıştığı zeka düzeyinde olmanızı diliyorum... :) Hoşçakalın...

http://cumhurkucukkahveci.blogspot.com.tr/

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.