Kime sorarsanız sorun fark edersiniz “emanet” denince akan suların durduğunu. Herkesin en çok üstüne titreyeceği konudur;  emanetler, emanet ettiklerimiz, emanet bırakılanlar. Kelime anlamı en yüklü olandır belki de emanet şu hayatta. Altında ezile de bilir insan. Alnının akıyla taşıya da bilir güvenilir olmanın haklı gururunu.

Emanet etmek için en başta güven gerekir. Hem de öyle bir güven ki emanet eden bilmelidir ki karşısındaki canı pahasına da olsa sahip çıkacaktır emanet bırakılana. Kendisini, menfaatlerini gözü kapalı arkasında bırakabilmelidir emanet edilen. Ne para pula değişecektir emanetini ne de nefsi emanetinin önünde kukla edebilecektir kendini. Şeref, haysiyet ve onur en çok onun için önemli olmalıdır.

Ne olursa olsun emanet edilen gözden sakınılmalıdır. Makamsa makam, paraysa para, insansa insan her neyse emanet bırakılan ateşle imtihanıdır emanete sahip çıkma sözü verenin. Söz vermişsindir bir kere. Verilen sözün adamı olmak gerekir o saatten sonra. Söz insanın namusu madem namusuna leke getirmemek en önemli görevdir. Bu böyle bilinir ve buna göre hareket edilir.

İnsan değerleriyle, kıymet verdikleriyle, sözünün arkasında duruşuyla insandır. Sana güvenenleri yarı yolda bırakırsan, emanetine el sürmeye kalkarsan, namusuna göz dikersen sen çoktan ölmüşsündür de ağlayanın yoktur. Aldığın her nefes sana ziyan, yaşadığın her mutlu an sana haramdır.

Ezkaza bir leke sürüldü mü emanet bırakılana artık hiçbir şey temizleyemez ondaki bu çirkin damgayı. Her şeyini kaybetmiştir artık insanlığı adına sahip olduğu. Emanetine sahip çıkamayan, emanetine ihanet eden aklınıza gelebilecek tüm kötülükleri de yapabilir demektir çünkü. Güvenilir oluşuna ve sözün eri sıfatına  dair en büyük darbeyi almıştır. Zaten güvenilemeyecekse ve verdiği söz namusudur denilmeyecekse  de eğer  bir insana hayatta sadece cüssesi yaşıyor demektir boşu boşuna.

Sana inanan ve güvenen insanların sana emanet ettiği makamı yağmalıyorsan, eti senin kemiği benim, senden bir yanlış gelmez diye sana  emanet edilen insana yan gözle bakıyorsan ar damarın çatlamış demektir. Bir kere de çatladıysa o damar daha da geri dönüşü mümkün değildir. Haysiyetini,şerefini böyle iki paralık ettiysen de  artık herkes senden tiksinecektir. Kutsallığını hiçe sayıp da emanetini lekelediysen zaten bunu da hak etmişsindir.

İnsan, mala, makama, şan ve şöhrete de sahip olur. Ama haysiyetten eser yoksa yaptıklarında anca kölesi olur sahip olduğunu sandığı şeylerin. Onların hepsi gün olur da kayıp giderse elinden geriye sadece şerefi varsa kalır ayakta. Şerefi, onuru, ahlakı yitip gitmişse hiç bir şey kurtaramaz onu düştüğü çamurdan. Üstünden başından akan yanlışlarla lanetler okunur ardından yalnızca. 
İşte bu yüzden emanet önemli. Emanet ederken dikkat etmeli. Kendine sahip çıkamayana teslim edilmemeli. Arkanızı döner dönmez iş çevirene değil, gözü kapalı bırakılabilecek olanı seçmeli.Maazallah yanılır da sıfatına, şanına inanıp kanarsanız seçtiğiniz kişinin dizinizi de döversiniz sonra. Emanetinizi emaneti sayacaklarla karşılaşmanız umuduyla.

Sevgiyle kalın, ağız tadıyla kalın…

Aykut Yenice
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.