23 Kasım 2016 Çarşamba 08:28
Türkiye’de her altı yetişkinden biri obez
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; Türkiye’de günümüzde her üç yetişkinden birinin fazla kilolu, her altı yetişkinden birinin ise obez olduğu bildiriliyor. Yaklaşık beş milyon kişinin hastalık derecesinde obez olduğu ülkemizde obezite cerrahisi dikkatleri üzerine çekiyor.
Kronik bir hastalık olarak obezitenin ölüme yol açan nedenler arasında sigaradan sonra 2. sırada geldiğini söyleyen Op. Dr. Mehmet Güler laparoskopik tüp mide ameliyatıyla ilgili açıklamalarda bulundu. İleri derecede obezitede diyet ve egzersiz gibi tedavilerin kalıcı başarı şansının yüzde 10’un altında olduğunu belirten Op. Dr. Mehmet Güler, “Tıbbı istatistikler; son yıllarda yaygınlaşan obezite ameliyatlarıyla, obezite hastalarının büyük çoğunluğunda sağlıklı ve etkin zayıflamanın sağlanabildiğini ortaya koymaktadır. Ülkemizde ise halen, durumu tıbben ameliyat gerektirir sınırdaki obezite hastalarının sadece binde 1-2’si kadarı ameliyatla tedavi olmaktadır” şeklinde konuştu.
Obezitenin nedenleri ve tedavisi konusunda yanlış anlayışların hakim olduğunu söyleyen Güler, “Fazla kilolu olmak keyfi bir tercih gibi, obezite tedavisi olmak da kozmetik amaçlı bir işlem gibi algılanmaktadır. Hâlbuki ki obezitenin biyolojik, psikolojik ve sosyal nedenleri vardır. Obezite kronik ve ciddi bir hastalıktır. Obezitenin tedavisi ise, sağlıklı bir yaşam için tıbbi bir gerekliliktir” dedi.
Obezitenin birçok hastalığı da beraberinde getirdiğinin altını çizen Doktor Güler, obezitenin ruhsal ve fiziksel olarak daha konforsuz bir hayat yaşanmasına ve beklenen ömrün kısalmasına neden olduğunu söyledi. Op. Dr. Güler, “Obezite; tansiyondan şekere, eklem hasarından depresyona kadar vücutta birçok organ ve sistemde ek sorunlara yol açar. Bu nedenle obezite hastalarında her türlü tedavi için baştan sona birçok tıbbi branşın bir arada çalışması, bölümler arasında akıcı bir işbirliği ve her yönden donanımlı bir sağlık hizmeti sunumu gerekir” ifadelerini kullandı.
Op. Dr. Güler, “Tüm ameliyatlarda olduğu gibi obezite ameliyatlarıyla ilgili de sorunlar yaşanabilir. Ancak obez olarak yaşamaya devam etmenin risklerinin, obezite ameliyatlarının risklerinden çok daha yüksek olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Hastalık derecesinde obez kişilerin etkin bir şekilde tedavi edilmeleri halinde, büyük bir çoğunluğunun yüksek tansiyon, tip 2 şeker hastalığı, uyku apnesi gibi birçok ek hastalıktan kurtulduğu ve obez olarak yaşamaya devam edenlere oranla on yıl kadar daha uzun yaşadığı gösterilmiştir” dedi.
Obezitenin ölüme en çok yol açan nedenler arasında 2. sırada geldiğine vurgu yapan Op. Güler şöyle devam etti: “Obezite; meme, kalın bağırsak ve rahim kanseri riskini arttırır. Obezite, hayatı tehdit eden risklerden iskemik kalp hastalığı ve felç riskini yüzde 33 oranında, tip 2 şeker hastası olma riskini yüzde 75 oranında, yüksek tansiyon riskini ise yüzde 50 oranında arttırır. Obezite için ameliyat olarak zayıflayan hastalar yüzde 80 oranında tip 2 şeker hastalığından yüzde 60 oranındaysa yüksek tansiyon ve kan yağları yüksekliğinden kurtulur.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.