21 Temmuz 2015 Salı 10:46
Su Ürünleri Sektörünün Geleceği Yetiştiricilikte
Kültür balıkçılığı ise 235 bin tonluk üretimle en büyük dilimi oluşturdu. Kültür balıkçılığını, 231 bin ton ile deniz balıkları, 35 bin ton ile diğer deniz balıkları, 36 bin ton ile iç su balıkları izledi. Su ürünleri sektöründe avcılık yoluyla elde edilen üretim yüzde 19 azalırken, yetiştiricilik yüzde 1 seviyesinde arttı. Avcılıkla yapılan üretim 302 bin 212 ton olurken, yetiştiricilik üretimi ise 235 bin 133 ton olarak gerçekleşti.

Türkiye’de su ürünleri sektöründe kültür balıkçılığının payının yüzde 43.8 seviyesine ulaştığını belirten Su Ürünleri Tanıtım Grubu Başkanı Melih İşliel, 2023 yılında Türkiye’de su ürünleri üretiminde yetiştiriciliğin payının yüzde 50’yi geçmesini hedeflediklerini kaydetti.

Özellikle 2000’li yılların başından itibaren Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğine büyük yatırımlar yaptığına değinen STG Başkanı İşliel, “Su ürünleri sektörünün geleceğini yetiştiricilikte görüyoruz. Türkiye’nin 1986 yılında 3 bin ton seviyesinde olan su ürünleri yetiştiriciliği sonraki yıllarda sürekli artarak 2000 yılında 79 bin tona ulaştı. Su ürünleri yetiştiriciliği 2000 yılı sonrasında Türkiye’de yapılan büyük yatırımlarla üretim artışını devam ettirdi ve 2014 yılı sonunda 235 bin tona ulaştı. Toplam su ürünleri üretimindeki payı yüzde 43.8 seviyesine ulaştı. Yetiştiricilik sayesinde doğadaki av baskısı azalıyor ve doğal stokların korunması da sağlanıyor” diye konuştu.

Su ürünleri yetiştiriciliğinde iç sularda alabalık en fazla üretilen balık olurken, denizlerde ise levrek ilk sırada yer aldı. Levrek üretimini ise çipura izledi.

YETİŞTİRİCİLİKTEKİ ARTIŞ İHRACATA DA YANSIDI

Su ürünleri yetiştiriciliğindeki büyük artışın Türkiye’nin su ürünleri ihracatına da yansıdığına dikkati çeken Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan ise, Türkiye’nin 2000 yılında 59 milyon 655 bin dolar olan su ürünleri ihracatının sürekli artarak 2014 yılı sonunda 692 milyon 847 bin dolara ulaştığını, en büyük ihracat pazarımız olan Avrupa ülkelerinde daha sağlıklı olduğu için kültür balığının tercih edildiğini, 2023 yılı için sektörün ihracat hedefinin ise 1.5 milyar dolar olarak belirlediğini vurguladı.

İhracatta Türkiye’nin gururu sektörlerin başında gelen su ürünleri sektörü, 2015 yılında ihracatını arttırmasına rağmen, Avro/Dolar paritesinde Avro aleyhine gelişen tablodan olumsuz etkilendi. 2015 yılının ilk yarısında ihracatlarını miktar bazında yüzde 8 arttırarak 59 bin 616 ton’a çıkardıklarını anlatan Kızıltan, “Su ürünleri ihracatımız, Avro bazında ise 248 milyon 114 bin Avro’dan yüzde 22’lik artışla 303 milyon 64 bin dolara yükseldi. İhracatımız dolar bazında ise 339 milyon dolar ile geçen yılki seviyesinde kaldı. Yılın ikinci yarısında Avro/Dolar paritesinin etkisinin azalacağını ve ihracatımızın dolar bazında da artıya geçeceğini umuyoruz” diye konuştu.

İÇ TÜKETİMİ ARTTIRMAK İÇİN BALIK-EKMEK ŞENLİKLERİ DÜZENLENİYOR

Türkiye’nin su ürünleri ihracatını arttırmak ve iç tüketimi yükseltmek amacıyla 2008 yılında kurulan Su Ürünleri Tanıtım Grubu, ihracatı arttırmak için her yıl 15-20 arasında fuara katılırken, iç tüketimi arttırmak içinde okullarda balık-ekmek şenlikleri düzenliyor.

Büyümeyi ve gelişmeyi kolaylaştıran, kemiklerin gelişmesine yardımcı olan, Omega 3 deposu, kalsiyum, demir, fosfor, iyot ve vitamin yönünden zengin, merkezi sinir sisteminin gelişimine yardım eden, zihinsel sağlığa olumlu etki eden, öğrenim başarısını, beyin gelişimini destekleyen, kan ve dolaşım sistemi konusunda koruyucu etkisi olan, algılama ve dikkat yetisini güçlendiren, kilonun sağlıklı düzeyde tutulmasına yardımcı olan balığın iç tüketimini arttırmak ve bu çalışmalar sonucunda iç tüketimin kişi başı 15 kg.’a çıkması amaçlanıyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.