05 Mayıs 2014 Pazartesi 11:26
Stres, Adet Düzensizliklerine Sebep Olabiliyor
Yoğun iş yaşamı ve yorgunlukla birlikte ortaya çıkan stresin kadınlarda adet düzensizliklerine sebep olabildiği belirtildi.
Kadınların adet düzensizliği sorununun çocukluk, ergenlik, doğurganlık, menopoz öncesi ve menopoz olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Serdar Koç, “Adet düzensizliğini tanımlamadan önce normal adet düzenini tanımlamak gerekir. Adet düzensizlikleri genellikle organik sebeplerden ve hormonal sebeplerden kaynaklanır. Organik sebep denildiğinde kadın üreme organlarının anatomik yapısındaki değişikler akla gelmelidir. Bunların başında rahimden kaynaklan ve iyi huylu tümör olarak kabul edilen myomlar gelir. Rahim duvarının kalınlaşmasına sebep olan adenomyozis, rahim zarından kaynaklanan polip ya da doğum kontrol amacıyla uygulanmış spiraller diğer sık sebeplerdir. Organik sebepler adet düzensizliklerinin yüzde 25’ini oluştururken 40 yaşın üzerine çıkıldığında bu oran artar. Yumurtalıklardan salgılanan hormonlardaki bozukluk, doğum kontrol hapları gibi ormon içeren preperatlar ve tabii ki gebelik ise hormonal kaynaklı adet düzensizliklerinin önemli sebebini oluşturur. Tiroid bezindeki hormon bozuklukları da sıklıkla adet gecikmelerine neden olabilir” dedi.

Adet düzensizliklerinin tedavisi hakkında da bilgiler veren Dr. Koç, “ Problemin kaynağını ortaya koymak için sırasıyla jinekolojik muayene, ultrasonografik muayene ve aynı anda yumurtalıktan ve vücudun diğer bölgelerinden salgılanan hormonların ölçümü gerekir. Hormonal ölçüm yaparken adet döngüsünün belirli dönemlerinin tercih edildiği unutulmamalıdır. Sorun ortaya konulmadan sadece adet düzenleyeci ilaçların kullanılması doğru değildir. Bu tür preperatları kullanarak 80 yaşındaki bir kadına dahi adet gördürtebiliriz, ancak gerçekte asıl hastalığın üstünü örtmüş oluruz. Detaylı bir incelemeden sonra eğer sorun bir anaotomik problem ise tercih edilecek tedavi biçimi cerrahi yaklaşımdır. Bu tür problemlerin hemen hepsinde kapalı yöntem olarak adlandırılan laparoskopik yöntem tercih edilmelidir. Açık cerrahi, sebep olduğu yan ve ters etkilerden dolayı modern tıp da terk edilmeye başlanmıştır. Sorun spiral ise 3 ay bekleme dönemi önerilmeli, gerekli ek tedaviler düzenlenmeli başarısızlık durumunda çıkarılmalıdır. Doğum kontrol haplarının kullanımı sırasında ilk 1-2 ay ara kanamaların olabileceği akılda tutulmalı, sabırlı olunmalı, bu süreyi aşan kanamalarda preperat değişikliği önerilmelidir. Her türlü vajinal kanamada gebelik ve onun getirebileceği problemler hiç bir zaman akıldan çıkarılmamalıdır” diye konuştu.

“ADET DÜZENSİZLİĞİ HAMİLE KALMAYI ZORLAŞTIRIYOR”
Adet düzensizliğinin yumurtlama bozukluğunun göstergesi olabileceğinden bu sorunu yaşayan kadınlarda hamile kalmada güçlükleri olmasının çok normal olduğuna vurgu yapan Dr. Koç, şu uyarılarda bulundu: “Adet düzensizliği olan bir kadın özellikle çocuk sahibi olmayı istiyorsa mutlaka bir üreme sağlığı merkezine başvurmalıdır. Burada düzensizliğin nedeni saptandıktan sonra bu nedene yönelik tedavi uygulanması gereklidir. Bazen çok basit tedaviler ile gebelik sağlanabilirken bazı durumlarda ileri üreme teknikleri olarak adlandırılan tüp bebek yöntemine başvurulması zorunlu olabilir. Stres ve sıkıntının yanı sıra iklim değişiklikleri de zaman zaman adet düzensizliğine neden olabilmektedir. Eğer düzensizliğin altında yatan tek neden bu ise zaman içinde kendiliğinden düzelebilir. Öncelikle her kadına tavsiyem, ergenlik çağından itibaren adet takvimini düzenli olarak tutmalarıdır.Adet düzensizlikleri görülmeye başlandığında adet düzensizliklerinin çeşitliliklerine dikkat edilmelidir.Bu düzensizlikler birkaç ay boyunca tekrarlayıp artıyorsa mutlaka hekime başvurmak gerekiyor”
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.