30 Haziran 2014 Pazartesi 11:20
Bypass Ameliyatı Sonrası Yaşam Tarzınızı Değiştirin

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Vedat Nisanoğlu koroner bypass ameliyatı sonrası tekrar kalp rahatsızlığı geçirme riskini azaltmak için yaşam tarzının değiştirilmesi gerektiği uyarısında bulundu.
Çoğu hastanın koroner bypass ameliyatı sonrası hastalığın tamamen ortadan kalktığını düşündüğünü ve bunun yanıltıcı olduğu işaret eden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Vedat Nisanoğlu “Bypass ameliyatı ile daralmış veya tıkalı damarda kan akımı yeniden sağlanır. Ancak koroner arter hastalığının asıl sebebi aterosklerozdur ve bu hastalığı ilerlemesini ameliyat ile durdurmak mümkün değildir. Ameliyat sonrası koruyucu tedbirler alınmaz ise bypass damarlarında da hastalık gelişebilir. Dolayısıyla koroner arter hastalığına yol açan sigara içiciliği, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol düzeyi, stres gibi düzeltilebilir riskleri azaltmak hayati önem taşır. Bu nedenle bypass ameliyatından sonra hastaların yaşam tarzlarını değiştirmeleri gerekir” dedi.
“HASTALAR 6-8 HAFTA SONRA TAMAMEN İYİLEŞİR”
Koroner bypass ameliyatı sonrası iyileşme sürecinden de bahseden Nisanoğlu, “Ameliyat sonrası ilk 24-36 sat kalp cerrahisi yoğun bakımında yakın takip altında geçer. Hasta ameliyattan ortalama 4-6 saat sonra solunum cihazından ayrılır ve konuşabilir veya bir şeyler içebilir hale gelir. Sonraki 12-24 saat içerinde vücudundaki damar yolları veya drenaj hortumlarından aşamalı olarak kurtulan hastalar kendi başlarına yürür hale gelirler ve yoğun bakımdan çıkarılırlar. Hastalar 4-5 gün servis odalarında takip edildikten sonra evlerine taburcu edilmektedirler. Ameliyat sonrası 5-6 gün hastanede kalan hastalar taburcu olduktan 6-8 hafta sonra tamamen iyileşir ve normal hayatlarına dönebilirler. Bu süre içerisinde vücut kaybettiği kan ve proteinleri yerine koyar, ameliyatta kesilen göğüs kemiği de tamamen kaynamış olur. Hastalar genellikle taburcu olduktan 1 hafta sonra ev dışında da yürüyüşlere başlayabilir, 6 hafta sonra araba kullanabilir, cinsel aktivitede bulunabilir, işlerinin başına dönebilir hale gelmektedir” diye konuştu.
“HASTANIN MORAL VE MOTİVASYONUNU YÜKSEK TUTULMALI”
Koroner bypass ameliyatı sonrasında iyileşme sürecinde hasta kadar hasta yakınlarına da büyük görevler düştüğünü ifade eden Nisanoğlu, “Hastanın yara yerlerinin bakımı, ilaçlarını zamanında ve düzenli almasını sağlamak, hastanın moral ve motivasyonunu yüksek tutmak hasta yakınlarının görevleridir. Hastalar 6 hafta boyunca sırt üstü uyumak zorundadır ve yük kaldırmalarına izin verilmez. İyileşme sürecinde hastaların kontrol muayenelerine düzenli gelmeleri istenir. Başarılı bir bypass ameliyatı sonrası hastalar ortalama 6-8 haftalık bir iyileşme döneminden sonra normal hayatlarına dönerler. Bu dönemden sonra hastalar genellikle ilaçlarını kullanmaya başlar ve düzenli olarak tıbbi kontrollerini ihmal etmezler. Ancak doktorlarının önerdiği yaşam tarzı değişikliklerini gerçekleştirmede isteksiz davranırlar. Oysa bypass sonrası kalp damarlarını korumak için hastaların kan basınçlarını, kan şekeri ve kolesterol seviyelerini kontrol altında tutmalarının yanı sıra düzenli egzersiz yapmaları, yaşamlarındaki stresi azaltmaları, aile fertleri ile beraber sigarayı bırakmaları ve uygun beslenme alışkanlığı edinmeleri gerekir” ifadelerini kullandı.
“EN İYİ EGZERSİZ DÜZENLİ YÜRÜYÜŞLERDİR”
Günlük düzenli olarak yapılan egzersizlerin kalp sağlığının korunmasında yardımcı olduğunun altını çizen Nisanoğlu, “Düzenli egzersizlere alışan kalp ve damar sistemimizde faydalı değişiklikler başlar. Kalp fonksiyonları iyileşir, istirahat ve egzersiz esnasında kalp hızı ve kan basıncında artış oluşmaz, böylece kalp hastalığı ve buna bağlı komplikasyon gelişme riski azalır. Bypass ameliyatı geçiren hastalar için en iyi egzersiz düzenli yürüyüşlerdir. Haftada en az 3 gün ve günde en az 45 dakikalık bir yürüyüş programı kalp sağlığınızı korumanıza yardımcı olacaktır. Günde 45-60 dakikalık sürede 3-5 kilometre yol yürünmelidir. Yürüyüşün ilk 5-10 dakikası yavaş tempoda ısınma amaçlı, sonraki 20-25 dakikası hızlı tempoda ve son 5-10 dakikası soğuma amaçlı yavaş tempoda olmalıdır. Bu basit egzersiz kalp sağlığınızı korumada oldukça etkilidir. Yürüme dışında, hafif koşular, bisiklet sürme veya merdiven çıkma egzersizleri de yapılabilir. Ancak unutulmamalıdır ki ağır ve yoğun egzersizlerin faydasından çok zararı olabilir” dedi.
“SİGARA İÇİLEN ORTAMDA BULUNMAK DA SAKINCALIDIR”
Sigara kalp ve damar sağlığının en büyük düşmanı olduğunu kaydeden Nisanoğlu sözlerine şu şekilde devam etti: “Bypass sonrası sigara içmeye devam edenlerde yeni damarların kısa sürede tıkanma olasılığı oldukça yüksektir. Günde bir adet ile 1 kutu içme arasında fark yoktur. Hatta sigara içilen ortamda bulunmak da sakıncalıdır. Sigara dumanındaki maddelerin vücuda girmesi ile kan pıhtılaşması tetiklenir, bu da kalp krizi ve ölümle sonuçlanabilir. Bu noktada hasta kadar hastanın ailesi ve arkadaşlarının da sorumlulukları büyüktür. Bypass ameliyatı, hasta ve ev halkının sigarayı bırakması için önemli bir fırsattır”
“YENİ BESLENME TARZI KALBİN YÜKÜNÜ AZALTACAKTIR”
Bypass ameliyatı sonrası beslenmeye de dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Nisanoğlu, “Beslenme tarzını değiştirmek hepimiz için zordur. Ancak öğünlerimizde kademeli olarak yapacağımız küçük değişiklikler ile bu geçiş sürecini kolaylaştırabiliriz. Kalp koruyucu beslenme alışkanlığı edinmeniz bypass damarlarınızın daha uzun ömürlü olmasını sağlayacaktır. Yeni beslenme tarzınız kan şekeri, kolesterol ve kan basıncı kontrolüne de büyük fayda sağlayacaktır. Ayrıca kilo vermenizi sağlayarak kalbin yükünü azaltacaktır. Hastalar aşırı kilolu ise, şeker hastalığı, hipertansiyon veya yüksek kolesterol gibi ek rahatsızlıkları varsa uygulanacak beslenme programı bir diyetisyen eşliğinde yapılmalıdır. Genel olarak bypass ameliyatı sonrası günlük gıda tüketimi 1600 kalorinin altında olmalıdır” şeklinde konuştu.
“HASTALARIN ÜÇTE BİRİNDE RUHSAL DEPRESYON OLUŞUYOR”
Bypass ameliyatı sonrasında hastaların çoğunda stres ve depresyon oluştuğunu öne süren Nisanoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: “Bypass ameliyatlarından sonra hastaların üçte birinde ruhsal depresyon oluştuğu gözlenmiştir. Depresyon, hastanın kişisel aktivite ve egzersiz kapasitesini azaltır, yorgunluk, halsizlik, duygusu oluşturur. Bu yakınmalar aile iş ve ortamında sorunlara yol açabilir, evlilik ve cinsel hayatı etkileyebilir. Bu durumda bir psikiyatri veya psikologdan profesyonel destek almak gerekir. Depresyon ile mücadele hastanın iyi hissetmesi ve kalp koruyucu yaşam tarzına uyum sağlamasını kolaylaştırır”.

Son Güncelleme: 18.02.2015 23:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.