16 Şubat 2016 Salı 11:11
Aydın; “Hastane Ve Yatak Sıkıntısı Kriz Boyutunu Çoktan Aşmıştır”
Aydın Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Metin Aydın, “Aydın’da hastane ve yatak sıkıntısı kriz boyutunu çoktan aşmıştır” dedi.
Dr. Metin Aydıni yaptığı açıklamada; “ Sağlıkta Dönüşümle hastanelerin gelirleri döner sermaye gelirlerine, yöneticilerin başarısı hastane karlılığına, sağlık çalışanların gelirleri de ürettikleri performansa yani baktıkları ve ameliyat ettikleri hasta sayısına göre belirlenir hale geldi. Bu nedenlerle de sağlık kuruluşları, sağlık yöneticileri ve sağlık çalışanları daha fazla kazanç elde edebilmek için ürettikleri işin kalitesine değil sayısına bakar hale geldiler. Bu kazançların olabilmesi içinde öncelikle rekabetin ön planda olduğu serbest ve özel sağlık piyasa ortamı oluşturuldu. Bu özelleştirilen sağlık ortamında müşteri haline getirilen hastaların hastanelere başvurusu kışkırtılarak yılda 3’den 8-9’a yükseltildi.
Hastanelerde daha fazla hasta bakılabilsin diye Sağlık Bakanlığı hastalara MHRS randevu sisteminde ayrılan muayene süresini 5 dk’ya, ultrason tetkik süresini 8 dk’ya düşürdü. Bu kadar kısa sürede bu kadar çok hasta bakılamayacağı için hekimler hastaları muayene edemeden tetkik ister hale geldiler. Bunların sonucu Türkiye şu an dünyada kişi başı en fazla MRI ve Tomografi istenilen ülke haline geldi. Bu muayeneler sonrası son on yılda yazılan reçete ve ilaç kutu sayısı beş kat arttı, ağır ve ciddi hastalığı olan hastaların ameliyat sayıları azaldı fakat basit hastalığı olan hastaların günübirlik ameliyat sayıları arttı, yatan hasta sayıları arttı fakat hastanede kalış süreleri azaldı. Yani hastaneler çok hızlı bir döngünün yaşandığı birer işletme haline getirildi” diye konuştu.
“ÇOK ZARARI HASTALAR GÖRDÜ”
Tüm bu uygulamalardan en çok zararı hastaların gördüğünü savun Dr. Aydın, “Sağlıkta Dönüşümle niteliksizleşen bu sağlık sistemine hastalar hem paralarını hem de canlarını verir hale geldi. Sağlık hizmetlerinde giderek kalitenin azalması, sağlık hizmetlerinin paralı hale getirilmesi yani herkesin parası ölçüsünde sağlık hizmeti alır hale getirilmesi nedeni ile vatandaşların sağlık hizmetlerinden memnuniyeti giderek azalmaya başlamıştır. Sağlık Bakanlığı vatandaşların sağlık hizmetlerinden memnuniyetinin 2011 yılında yüzde 76 olduğunu söylemiş idi. Sağlıktan halkın memnuniyeti 2012’de yüzde 74,8; 2013’de yüzde 74,7; 2014’de yüzde 71,2’ye inmiş ve bu iniş trendi devam etmektedir. Avrupa Birliği Bölgesel Politikalar Komisyonu Ocak 2016’da yayınladığı raporda Avrupa’da sağlıkta memnuniyetin en düşük olduğu ülkenin ve en fazla düşüşün yaşandığı şehirlerin Türkiye’de olduğunu açıkladı. Aydın iline baktığımızda halkın sağlık hizmetlerinden memnuniyetinin ve sağlık sonuçlarının Türkiye ortalamasından daha kötü olduğunu görmekteyiz. Bunun nedeni ise Aydın ilinin sağlık alt yapısının Türkiye ortalamasına göre daha kötü durumda olmasıdır. Aydın’da on bin kişiye düşen hasta yatağı sayısı, hekim sayısı, hemşire sayısı,112 istasyon başına düşen nüfus,112 ambulans başına düşen nüfus bakımından durumu Türkiye ortalamasından kötüdür. Kamu Hastaneleri Birlik Uygulaması ile de Aydın’ın sağlık alt yapısı olumlu yönde değişmemiştir. Aydın il merkezi ve ilçelerdeki hastaneler son aylarda yüzde 100 yatan hasta doluluk oranı ile hizmet vermektedir. Özellikle Aydın merkezde bulunan hastanelerde yeni yatacak acil hastalar için yatak bulmak büyük bir problem haline gelmiştir. Yatak yokluğu nedeni ile acile gelen hastalar yatırılamamakta, kendilerine sıra gelmesi için günlerce acilde beklemekte, hekim ve hastalar arasında ciddi münakaşalar yaşanmakta, yatırılamayan hastalar çevre ilçe ve illere yatış için yönlendirilmektedir. Bu yoğunluk ve hastanelerde boş hasta yatağı yokluğu nedeniyle normal ameliyat randevusu olan, kanser tedavisi kürü görmek için gelen, felç ve kalp krizi geçiren hastalar bile hastaneye yatamaz, tedavi alamaz hale gelmektedir. Aydın’da yaşanan bu durum ciddi bir sağlık krizi olmasına rağmen, bu krizi ortadan kaldırmak için sağlık ve idari yöneticiler kurum verimlilik seviyesi ve kendi şahsi başarıları adına soruna çözüm bulmak bir yana bu durumu görmezden, duymazdan gelmek için adeta kendi aralarında yarışmaktadır.
Bir hastane yönetiminde hiç bir zaman hastaneler yüzde 100 yatak doluluk oranı ile hizmet veremez, vermekte ısrar eder ise de ciddi halk sağlığı problemleri olur. Normal hastane işletmeciliğinde kurum verimlilik göstergeleri açısından 100-499 hasta yatağı olan hastanelerde yüzde 65, 500-üstü hasta yatağı olan hastanelerde yüzde 70 hastane yatak doluluk oranı kabul edilebilir rakamdır. Fakat Sağlıkta Dönüşüm ve performans uygulaması ile kar hırsı sistem, kurum, hastane yöneticileri, hekimler açısından öylesine ön plana çıkmış durumdadır ki, karlılık ve verimlilik hevesleri hastaların sağlığını ciddi şekilde tehlikeye sokacak boyutlara gelmiştir” ifadelerini kullandı.
“AYDIN İLİ ADINA SÜRDÜRÜLEMEZ BİR HAL ALMIŞTIR”
“Mevcut sağlık hizmet sistemi Aydın ili adına sürdürülemez bir hal almıştır” diyen Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: “Aydın’daki hastanelerde ve acillerde yaşanan bu olağan üstü durumun cezasını ise sağlık çalışanları ve hastalar hep beraber çekmektedir. Gün geçmiyor ki Aydın’da hastanelerde hasta hekim arası sorun, hasta mağduriyeti yaşandığına dair haber çıkmasın, duyulmasın. TÜİK Ocak 2016 yayınına göre Aydın halkının kamu sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı Aydın sağlık hizmetlerinde her geçen gün giderek artan sorunlar nedeni ile Türkiye’de 81 il arasında 44’cü sıra olmuştur. TTB’nin Kamu Hastane Birliklerinin üçüncü yılında 2016 Ocak ayında 40 il arasında yaptığı değerlendirmede Aydın 38’ci sırada yer almıştır. Tüm olumsuz veriler nedeni ile Aydın 2016 yılında Türkiye’de yaşam endeksi sıralamasında iller sıralamasında 44’cü sırada ancak yer alabilmiştir.
Aydın ili kendisine reva görülen bu kötü kaderden bir an önce kurtulmalıdır. Akılcı ve kalıcı yatırımlarla Aydın ilinin sağlık alt yapısı, tıbbi donanım, sağlık çalışan sayı eksiklikleri giderilmelidir. Nerede ise on yıldır konuşulan Aydın şehir hastane ihtiyacı acilen giderilmedir. Bu hastanede yatak sayısı da denildiği gibi 800 değil en az 1000 yatak kapasiteli olmalıdır.Aydın’da yapılması düşünülen şehir hastanesinin yatak sayısı şu anda Aydın şehir merkezinde bulunan hastanelerin yatak sayısı üzerinden değil Sağlıkta Dönüşüm öncesi Aydın şehir merkezinde var olan hasta yatak sayıları üzerinden hesaplanması gerekir.
Sağlıkta Dönüşümle Aydın Atatürk Devlet Hastanesinin yatak sayısı iyileştirme gerekçesi ile 150 kadar azaltılmış olup şu anda Aydın’da yaşanan yatak sıkıntısının en önemli sebeplerinden biri budur. Şu anda tüm Aydın hastanelerin acillerinde en fazla hasta Aydın Atatürk Devlet Hastanesinin acilinde bakılmaktadır.150 kadar hasta yatağı azaltılması nedeni ile de şu an bu ve diğer hastanelere gelen hastalar yatak sıkıntısı çekmektedir. O nedenle yapılması düşünülen yeni şehir hastanesi kesinlikle 1000 yataklı olmalıdır. Bu da yetmez gelecekte Aydın’da tekrar sorun yaşanmaması adına Aydın şehir hastanesi projesi ile beraber her ilçede 10 bin nüfusa 10 hasta yatağı barındıran yeni İlçe Entegre Hastaneleri projesi aynı anda düşünülmeli ve kesinlikle uygulanmalıdır. Aydın’ın sağlık alt yapısının, şu anda tartışılan yatak sorununun, aile hekimliğinde nöbet sorununun, Aydın’ın olumsuz sağlık sonuçlarının iyileştirilmesinin tek çözümü budur. Aydın’da yapılması düşünülen yeni şehir hastanesi faaliyete geçirilene kadar hali hazırda var olan hastanelerin yatak ihtiyacının çözümü için kesinlikle ara çözümler bulunmalıdır. Çünkü Aydın’da yaşanan hastane sıkıntısı 2-3 yılı bekleyecek süre boyutunu çoktan aşmış, kriz düzeyindedir. Ayrıca bu geçiş döneminde mevcut hastanelerdeki acil poliklinik ve normal poliklinik fiziki mekanları düzenlenerek insana ve verilen hizmetin niteliğine yaraşır hale getirilerek sağlık hizmet sunumu kolaylaştırılmalı, iyileştirilmelidir”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.