25 Mart 2016 Cuma 09:47
İzmir’de İki Savcı Ve Bir Hakime Fetö’ye Çalışmaktan Suç Duyurusunda Bulunuldu
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde, suç örgütü kurdukları iddiasıyla gözaltına alınan ve kamuoyunda ’Alabaylar’ davası olarak bilinen davada, sahte delil üretildiği uzmanlık raporu ile belgelendi. Sanıkların avukatı Kubilay Büber, soruşturmayı yürüten iki savcı ve yargılamayı yapan bir hakime ’Usulsüz dinleme kararları vermek’, ’Usulsüz dinleme yapmak’, ’Yapay delil üretmek’, ’Sahte delille yargı görevini yapanı etkilemeye çalışmak’ gibi suçlamalar ve bu suçlamaları FTÖ Terör Örgütünün yapılanması içerisinde gerçekleştirildiği iddiasıyla HSYK nezdinde suç duyurusunda bulundu.
Karşıyaka’da suç örgütü kurdukları ileri sürülen kişilere yönelik Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin 2012 yılında düzenlediği operasyonda, Avukat Devrim Alabay ile CHP Karşıyaka eski İlçe Başkanı olan amcası Adnan Alabay’ın da aralarında bulunduğu 40 kişi gözaltına alındı. Haklarında adam öldürme, tehditle iş yerlerini ele geçirme, yaralama olaylarına karıştıkları, sahte belgelerle dolandırıcılık yaptıkları ileri sürülen zanlılardan 18’i tutuklandı. Karıştıkları suç sonrasında lider konumundaki Devrim Alabay’a bin 653 yıl ve müebbet hapis cezası istendi. Özel yetkili mahkemelerin kapanmasının ardından 3. Ağır Ceza Mahkemesine devredilen davanın son duruşmasında tutuklu bulunan Devrim Alabay ile Kaplan Alabay ve Ali Alabay tahliye edildi. Alabaylar operasyonu olarak bilinen davada, son tahliyelerle birlikte tutuklu sanık kalmadı.
İLK HEDEF KARŞIYAKA BELEDİYESİYDİ
İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan Alabaylar adıyla anılan dava ile ilgili çarpıcı açıklamalar yapan Devrim Alabay’ın avukatı Kubilay Büber, ’’Albaylar ile ilgili soruşturma 2010 yılında başlatılmış 2012 yılının Aralık ayında tutuklama gerçekleştirilinceye kadar süreçte, tamamen usulsüz dinleme yapılmış, yapay, sahte deliller üretildi ve bu delillerle kişiler çeşitli suçlamalarla karşı karşıya bırakıldı. 2012 yılının Aralık ayında gerçekleştirilen bir takım tutuklamalardan sonraki süreçte kısa bir zaman dilimi olmamakla birlikte 2013 yılının Kasım ayına kadar soruşturma sürdürülmeye devam edilmiş, 2013 yılı Kasım ayında ilk duruşma gerçekleştirilmiştir. Bu süreç içerisinde gerçekte ilk hedefin Karşıyaka Belediye Başkanlığı bünyesindeki soruşturma dosyalarının yolsuzluk olup olmadığını saptanmak üzere ilk operasyonun Karşıyaka Belediyesine yapılması planlandığı anlaşılmaktadır. Ama Karşıyaka Belediyesinde herhangi bir usulsüzlük ve yolsuzluk tespit edilemediği için şahısların dinlenmelerine devam edilmiş, yapay suçlamalar, eski dosyalar karıştırılmak sureti ile insanları mağdur edebilmek adına birçok suçlamayla karşı karşıya bırakılmış olduğu görüldü."
FETÖ’YE ÇALIŞMAKTA İKİ SAVCI VE BİR HAKİME SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU
Davanın Alabay ailesine kurulmuş bir kumpas olduğunu ileri süren avukat Kubilay Büber, ’’Yapılan çalışmaların Fethullah Gülen tarafından oluşturulan suç örgütü bünyesinde, bu soruşturmayı gerçekleştiren Cumhuriyet Savcısı H.A. yine bu soruşturma içerisinde görev alan Cumhuriyet Savcısı S.T. hakkında suç duyurusunu HSYK nezdinde bulunduk. Yine aynı soruşturma bünyesinde haksız tutuklama kararları veren ve yine çeşitli incelemelerde tutuklamanın kaldırılması yönünde taleplerimizi, yasaya aykırı bir şekilde red eden ve şuan için hakkındaki başka bir soruşturma nedeni ile açığa alındığı duyumunu aldığım hakim S.E. hakkında da HSYK nezdinde suç duyurusunda bulunduk. Bütün bunların yanı sıra bu soruşturmada görev alan bazı polis memurlarını isim vererek isimlerini bilmediklerimizi ise soruşturmada görev alan polis memurları olarak nitelendirmek sureti ile bu kişiler hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Yaptığımız suç duyurusunun içeriği; ’Usulsüz dinleme kararları vermek’, ’Usulsüz dinlemeler yapmak’, ’Yapay delil üretmek’, ’Sahte delille yargı görevini yapanı etkilemeye çalışmak’ gibi suçlamaları, Fethullah Gülen örgütünün yapılanması içerisinde gerçekleştirildiği iddiasıyla böyle bir başvuruda bulunduk.’’
SAHTE DELİL ÜRETİLDİĞİ RAPORDA ÇIKTI
Soruşturmada yapılan sahte delilleri ortaya çıkarttıklarını ifade eden avukat Büber, ’’Devrim Alabay tarafından yapıldığı iddia edilen bazı konuşmaları, Devrim Alabay’ın avukatı olarak kendisi ile görüştüğüm de, ’Bu görüşmeyi ben yapmadım, bu görüşmeyi hatırlamıyorum, bu kişi ile kesinlikle görüşme yapmadım’ gibi açıklama yaptı bana. Devrim Alabay’ın ses analizini yaptırmak sureti ile iddianameye eklenmiş olan tapelerdeki karşılaştırılmasının yapılmasını istedik. Yapılan incelemenin ardından 7 tanesi Devrim Alabay’a ait olmadığı yönünde İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı tarafından gelen rapor mevcut. Bu bile bizim için önemliydi. Birçok konuşma Devrim Alabay’a ait olmamasına rağmen onun tarafından yapılmış gibi dosyaya yansıtıldı. Bu ciddi anlamda hukuk ayıbıdır’’ dedi.
SAVCIYA DAHA ÖNCE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMUŞ
Avukat Kubilay Büber, ’’Askeri Casusluk davası olarak bilinen İzmir’de görülen dava dosyasında mağdur edilen bir asker, savcı H.A. hakkında, bizim gibi benzer bir suçlamada bulunmuş. Hatta orada çok ciddi bir gerekçe koyarak savcı H.A.’nın yurt dışına kaçma hazırlığı içerisinde pasaport başvurusunda bulunduğu ve kendisi hakkında yurt dışına çıkma yasağı konulması yönünde bir başvuruda bulunduğunu duyduk’’ dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.