19 Haziran 2015 Cuma 11:08
İşkenceli cinayet davasında karar bozuldu

İZMİR'in Karşıyaka İlçesi'nde üç yıl önce, birlikte alkol aldığı arkadaşı 31 yaşındaki Nazım Kurtuldu'yu kırık şişeyle yaraladıktan sonra düştüğü yerde boğazını ve yüzünü keserek öldüren, yaptığı işkenceyi cep telefonuna kaydeden 32 yaşındaki Emin Atik hakkında 'nitelikli kasten öldürme' suçundan verilen ömür boyu hapis cezası, Yargıtay tarafından bozuldu. Yargıtay bozma kararına gerekçe olarak, sanığın, Kurtuldu'nun kendisine cinsel ilişki teklifinde bulunduğu yolundaki iddialarıyla ilgili eksik soruşturma yapılmasını gösterdi.

Olay, 20 Mayıs 2012 tarihinde, 6185/3 Sokaktaki trafo yanında ceset gören vatandaşların polise ihbarda bulunmasıyla ortaya çıktı. Ölen kişinin kuaförlük yapan Nazım Kurtuldu olduğu belirlendi. Olay yeri çevresindeki araştırmalar sırasında, Nazım Kurtuldu'ya ait olan ve yaklaşık bir kilometre boyunca yola damlayan kan izlerine rastlandı. Katil zanlısı Emin Atik, olayın ardından Karşıyaka sahil boyunda oturup konuştuğu kız arkadaşı C.H. tarafından yakındaki bir polis ekibine teslim edildi. Atik'in telefon kayıtlarını inceleyen polis, en son görüştüğü kişiler arasında Nazım Kurtuldu'nun olduğunu belirledi.

Cep telefonuyla, Kurtuldu'nun can çekişirken görüntüsünü de çeken Atik'in, olayın ardından evine gidip üzerini değiştirdiği, elbiselerini çöp konteynerine attığını ve kız arkadaşından yardım istemeye gittiği ortaya çıktı. Sorgusunda susma hakkını kullanan Emin Atik tutuklandı, hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Karşıyaka 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasına, tutuklu sanık Emin Atik, avukatı Ahmet Seyit Akyüz ile ölenin annesi Sakine Yenigelen, kardeşi Soner Kurtuldu ve avukatları Cihan Bayazıt katıldı. Soğukkanlı bir şekilde olayı anlatan Emin Atik, olay günü babasına ait işyerinde alkol aldığını, canı sıkılınca oradan ayrılıp gittiğini söyledi. Atik, "Cep telefonuyla Nazım'ı aradım. Marketten gidip rakı aldık. Bizim eve çıkıp birlikte alkol almaya başladık. Kendisi rakı içmezdi. İçkimiz bitince tekrar gidip yenisini aldık. Birlikte eve dönecekken, kendisi sahilde içmeyi teklif etti. Cüzdanından uyuşturucu hap çıkartıp verdi. Ben kabul etmedim, kendisi hapı içti. Eve gitmek için yola çıktık. Mahallede bulunan futbol sahasında kalan birer birayı içtik. Üzerime ağırlık çöktü. Orada uyuyakaldım. Bir ara vücudum gıdıklanınca uyandım. Gözlerimi açtığımda pantolonum yarıya kadar indirilmişti. Kendisi o anda bana cinsel temasta bulunuyordu. Kendisine vurmaya başladım. Vurmama rağmen ilişkiye girme teklifini yineledi. Bira şişesiyle koluna vurdum. O da bana vurmaya başladı. En son hatırladığım kadarıyla Nazım'ı eli kanarken, bir arabaya yaslanmış vaziyette gördüm. Kendisini daha sonra yerde kanlar içerisinde yatarken gördüm. Başında dua ettim. Ben boynunun kesildiğini dahi fark etmedim. Kalkması için dürttüm, seslendim. Baktım hareket etmeyince korktum şoka girdim. Eve gidip üzerimi değiştirdim. Nazım benim 20 yıllık arkadaşımdır, daha önceden aramızda husumet yoktu. Nazım her erkek gibi kadına kıza düşkündü, ama son zamanlarda hakkında bir dedikodu oldu. Bir erkekle bir şeyler yaşadığına dair söylenti oldu ama buna kimse inanmadı" dedi.

Acılı anne Sakine Yenigelen ise sanığın yalan söyleyip iftira attığını, oğlunun gayet sağlıklı bir erkek olduğunu söyledi. Yenigelen, sanıktan da şikayetçi olduğunu belirterek cezalandırılmasını istedi. Soner Kurtuldu da ağabeyinin gayet sağlıklı bir kişi olduğunu dile getirerek, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.

Sanığın avukatı Seyit Ahmet Akyüz, müvekkiline indirim maddelerinin uygulanmasını talep etti. Mahkeme heyeti sanığın duruşmalardaki iyi halini göz önüne alıp müebbet hapis cezasına çarptırdı. Avukat Akyüz, kararın temyizi için Yargıtay'a başvurdu. Avukat Akyüz, temyiz dilekçesinde, müvekkilinin gözaltına alındığı 20 Mayıs 2012'de Cinayet Büro Amirliği'nde görevli polis memurları Mustafa Şekerci ve Ünal Karataş'ın tuttuğu tutanağa dikkat çekti. Tutanakta, Emin Atik'in sözlü ifadesinde, Kurtuldu'nun kendisine cinsel ilişki teklifinde bulunduğunu söylediğinin yer aldığını belirtti. Ayrıca müvekkilinin cezaevinden, olaydan 4 ay sonra mahkemeye gönderdiği yazılı savunmasında, polis memurları tarafından tutulan tutanaktaki gibi aynı şeyleri yazdığını da vurguladı. Mahkemenin, haksız tahrikten yararlanmak için böyle bir savunma yaratıldığı yönündeki görüşüne katılmadıklarını, tutanak tutan polislerin tanık olarak dinlenmesini, Yargıtay'da duruşmalı inceleme yapılmasını talep etti.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi, Avukat Seyit Ahmet Akyüz'ün talepleri doğrultusunda karar verdi. Yerel mahkemenin avukatın taleplerini ve sanığın yazılı savunmalarını gözönüne almadığı, polislerin tanık olarak dinlenmediği belirtildi. İki polis memurunun duruşmada tanık olarak dinlenmeleri ve olay sırasında sanığın cep telefonuyla kaydettiği görüntülerin yeniden incelenerek, özellikle 'bana yanlış yapacak adamın sonu budur kardeş' dediği bölüm üzerinde durulmasından, sonra haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi için kararı bozdu.

Sanık Emin Atik, bu kararın ardından yeniden hakim karşısına çıkacak. Avukat Seyit Ahmet Akyüz, Yargıtay'ın talepleri doğrultusunda karar verdiğini söyledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.