Kamu Spotu İstatistik okuyacaklarını sanan 3 ünlü isme trafik kazasında hayatını kaybeden 18 yaşındaki Gökhan Demir'in otopsi raporu ve fotoğrafı verildi. Sanatçıların o an yaşadıkları duygular, #cankaybediyoruz başlığıyla kamu spotu videosu oldu.
21 Ocak 2015 Çarşamba 19:51
 Baro Başkanından Suç Duyurusu
Cumhuriyet gazetesi hakkında bireysel olarak suç duyurusunda bulunacağını söyleyen Afyonkarahisar Baro Başkanı Turgay Şahin, “Bütün medeniyetlerde, bütün hukuk sistemlerinde insanların kutsallarını, kutsal bildiği değerleri aşağılamak suçtur ve bu tasvip edilemez. Bu da ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez” dedi.

Afyonkarahisar Baro Başkanı Avukat Turgay Şahin, Fransa’da Hz. Muhammed’in (s.a.v) hakaret içerikli karikatürlerini yayınlayan Charlie Hebdo dergisindeki bazı bölümlerin ifade özgürlüğü adı altında Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmasının kabullenilemez olduğunu ve suç teşkil ettiğini öne sürerek, söz konusu gazete hakkında bireysel olarak suç duyurusunda bulunacağını ifade etti. Özgürlüklerin toplum hayatının düzeni için bir sınırının olduğunu ve sınırsız özgürlük kavramının bir ütopyadan ibaret olduğunu kaydeden Şahin, her şeye rağmen Charlie Hebdo dergisinde yaşanan ölümlerin de tasvip edilemeyeceğini belirterek, “Charlie Hebdo dergisinin Hazreti Peygamberi resmeden ve aşağılayan karikatürü üzerine onu gerekçe göstererek uğradığı saldırı neticesinde 12 kişi öldürülmüştü. Bunun tasvibi, normal karşılanması kesinlikle mümkün değil. İnsanlar, evet hakaret etmişlerdir. Kutsallarımızı aşağılamışlardır ama bununla hukuki çerçevede mücadele etmek gerekirken, şiddet eylemine konu olmaz. Hele de bundan dolayı o insanların öldürülmesini kabul etmek mümkün değil. Zaten bunu tasvip eden hiç kimse de çıkmadı. Bir kere her şeyden önce bunu bir prensip olarak ortaya koymamız gerekiyor. Fakat bu dramatik olay işin başka bir boyutunu da gözlerden gizlememeli. O da şu; bütün medeniyetlerde, bütün hukuk sistemlerinde insanların kutsallarını, kutsal bildiği değerleri aşağılamak suçtur ve bu tasvip edilemez. Bu da ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmez. Şimdi hepimizin ilkokuldan beri bildiğimiz bir şey vardır. Bizim özgürlüklerimiz başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde biter. Özgürlüklerin sınırı vardır. Biz bir toplum hayatı yaşıyoruz, sosyal bir hayat yaşıyoruz. Sosyal hayat kendiliğinden birtakım özgürlüklere kısıtlama getirir. Alabildiğine ve sınırsız bir özgürlük ütopyadan ibarettir. Toplum hayatı aslında özgürlüklerin kurallara göre kısıtlandığı bir hayattır. Özgürlükler eğer kuralsız kısıtlanırsa, bir baskı rejimini işaret eder, bu da arzu edilmez. Yani ne sınırsız özgürlüklerin olduğu ve kaotik bir sistemde anarşizm tasvip edilebilir ve beğenilen bir sistemdir ne de özgürlüklerin kuralsız olarak yasaklandığı baskı rejimleridir” diye konuştu.

“İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ BAŞKA İNSANLARIN KUTSALLARININ BAŞLADIĞI YERDE BİTMELİDİR”
Şahin açıklamalarına şöyle devam etti:
“Medeni hukuk sistemlerinde hukukun üstün olduğu, hukukun üstünlüğünün vurgulandığı ülkelerde hukuk, insanların özgürlüklerini ölçülü biçimde ve kurallara uygun olarak kısıtlayabilir. Yine özgürlükler hakların başladığı yerde biterler. Haklar, özgürlüklerin önünde yer alırlar. Örneğin kişi hak ve özgürlükleri içinde birinci sıraya konulan madde bir haktır, yaşam hakkıdır. Hiçbir şey bunun önüne geçemez. Yani sizin ifade özgürlüğünüz, mülkiyet hakkınız yani bir numaralı haktan sonra gelen hiçbir kategori, yaşama hakkının önünde değildir. Dolayısıyla insanların özgürlükleri, başkalarının haklarını ortadan kaldırmaya dönük olamaz. Şimdi sıkça zikredilen bir şey var. İfade özgürlüğü. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ifade özgürlükleri konusuna getirdiği kriter belli. Rahatsız edici olabilir, incitici olabilir. Yani bunlardan dolayı ifade özgürlükleri kısıtlanamaz. Fakat burada şimdi sözü edilmeyen bir şey var. İfade özgürlüğü başka insanların kutsallarının başladığı yerde bitmelidir. Eğer ifade özgürlüğü adı altında insanların inanç değerlerini, kutsal bildiği değerleri, kutsal varlıkları aşağılama noktasına gidiyorsa, bu tasvip edilebilir bir düşünce, ifade özgürlüğü anlamına gelmez.”

“HAZRETİ PEYGAMBER VE KUTSAL KİŞİLİKLER RESMEDİLEMEZ”
Gazetenin yayınladığı karikatürlerin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre suç teşkil ettiğini söyleyen Şahin, “Nitekim Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) iki yerde, iki ayrı maddede bu konu düzenlenmiş. Birincisi TCK’nın 125. maddesinde, ‘hakaret suçu, dini, siyasi, sosyal, felsefi, inanç, düşünce ve kanaatlerin açıklanmasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı işlenmesi halinde ağırlaştırılmış olarak uygulanır’ hükmünü getiriyor. Yani siz dinini yaşayan, o dinin kutsallarına riayet eden, kutsallarına saygı gösteren bir insanı aşağılarsanız, bu hakaret eylemi hakaret suçu olur ve hakaretin de nitelikli, ağırlaştırılmış hali karşımıza gelir ve bundan dolayı ceza alırsınız. Bir başka suç TCK’nın 216. maddesinde düzenlenmiş, ‘halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak’. Yani burada bir kişiye yönelmiyor hakaret eylemi. Bir soyut varlığa, yani halkın bir kesimi, çoğunluğun inandığı dini değerler değil. Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerler. Nedir bunlar? İşte o dinin kutsal kitabıdır, mekanlarıdır, o dinin yüce kişilikleridir, peygamberleridir, velileridir. Eğer siz bu halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılarsanız TCK’nın 216. maddesinde belirlenen suçu işlemiş olursunuz ve cezalandırılırsınız. Demek ki ifade özgürlüğü, sınırsız, mutlak bir özgürlük değil. Birtakım sınırları var. Yani bunu kavramak için çok da hukuk bilgisine gerek olduğu düşüncesinde değilim. İnsani değerlere sahip olmak, asgari saygı ölçülerine riayet etmek ve bunu önemsemek bence burada sınırların çizilmesinde yeterlidir. Yani insanlar neyin düşünce ifade özgürlüğü, neyin bu sınırların aşılması olduğunu aslında düşünerek bulabilirler. Çoğunluğunun dini değerlerinde Hz. Peygamber ve kutsal kişilikler resmedilemez. Böyle bir yasak var, beğenin ya da beğenmeyin. İnanmayabilirsiniz ama bu yasağa, Müslümanların bu hassasiyetini dikkat etmek zorundasınız. Nedir bu? Siz bu dinin peygamberinin resmini çizemezsiniz. Bırakın karikatürü, çok iyi niyetlerle bir tablosunu bile yapamazsınız. Yapmamalısınız. Çünkü bu din bunu yasaklıyor. O halde buna saygı göstermek zorundasınız” dedi.
Son Güncelleme: 18.02.2015 22:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.