Günün Videosu
02 Ağustos 2014 Cumartesi 21:29
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş Afyonkarahisar'da

Cumhurbaşkanını milletin seçecek olmasının önemine değinen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, eski Türkiye’nin emniyet supabı Cumhurbaşkanlığı makamı olduğunu kaydederek, “Ahmet Necdet Sezer’in AK Parti’nin ilk iktidar döneminde nasıl devlet adına, seçkinler adına, ülkeyi yöneten oligarşi adına bir emniyet supabı vazifesi gördüğünü hatırlayınız” dedi.
AK Parti Afyonkarahisar İl Teşkilatı tarafından düzenlenen ve yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçim süreci ile ilgili kentteki sivil toplum örgütlerine bilgi verilen toplantıya katılan Kurtulmuş, süreç hakkında önemli açıkalamalarda bulundu. Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun da katıldığı toplantıda konuşan Kurtulmuş, bugüne kadar Türkiye’de Cumhurbaşkanını dar bir oligarşinin seçtiğini söyleyerek, ama 10 Ağustos ta yapılacak seçimle bunun değişeceğini kaydetti. Kurtulmuş şunları söyledi:
“Türkiye’de 150 yıldır bir tarafta millete rağmen, milleti yönetmeye çalışan seçkinler zümresi var. Bu millet bir şey bilmez diyen, ekonomiyi uzun yıllar elinde tutan bir seçkinler zümresi var. Türkiye’de tek parti döneminde de, ondan sonraki çok partili hayatta da seçkinlerin bu tavrı hiç değişmedi. Diyebiliriz ki millet başka telden çaldı, devleti yönettiğini düşünenler ise başka telden çaldılar. Hep millet-devlet uyuşmazlığı dediğimiz uyuşmazlıkla karşı karşıya kaldık. 1946’dan bu yana Türkiye’de hep sandık ortaya konuldu, ama sandıktan hangi irade çıkarsa çıksın bu iradenin önüne konulan süzgeçler vasıtasıyla bu seçkinler, bu elitler, Türkiye’yi yöneten bu azınlık zümre ne istiyorsa onu gerçekleştirdi. Eğer elinden gelmiyorsa, darbe yaptı. Türkiye 64 yıllık çok partili siyasi hayatında 5 tane askeri müdahale ile karşı karşıya kaldı. Bunlardan birinde Başbakan asıldı, birinde Başbakan’ın koltuğu elinden alındı, diğerlerinde hizaya getirildi. Buna rağmen eğer millet kendi iradesini yansıtacaksa, o zaman da Cumhurbaşkanlığı makamı, eski Türkiye’nin emniyet supabı olarak devreye girdi. 28 Şubat döneminde Cumhurbaşkanı olan Demirel’in nasıl devlet adına icraatlar yaptığını, millet iradesiyle Parlamento’ya gelen seçilmiş iradeye karşı birtakım operasyonlar yapanların elini ne kadar güçlendiğini hatırlayınız. Aynı şekilde Ahmet Necdet Sezer’in AK Parti’nin ilk iktidar döneminde nasıl devlet adına, seçkinler adına, ülkeyi yöneten oligarşi adına bir emniyet supabı vazifesi gördüğünü hatırlayınız. Hemen hemen AK Parti hükümetinden gelen her türlü teklif ve tasarı geri döndü. Birçok şey yapılamaz hale geldi. Eski Türkiye’nin emniyet supabı Cumhurbaşkanlığı makamı idi.”
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ ZİHNİYETİ: VALLAHİ BİLLAHİ BİZİM ADAYIMIZ DA DİNDAR”
Seçim sürecinde muhalefet partilerinin ‘Çatı Aday’ diye Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkardığı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun, Türkiye’deki 150 yıllık siyasi mücadeleyi millet kazandığının bir göstergesi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Cumhurbaşkanlığı makamı ise halka bırakılmayacak kadar önemliydi. Bütün Cumhurbaşkanlığı seçimleri sıkıntılı olmuş, Ali Cengiz oyunları ile Türkiye siyasetine müdahale edilmiştir. Rahmetli Ali Fuad Başgil, Cumhurbaşkanı adayı olmak için Ankara’ya gitti. Aday bile olamadı. Başbakanlığa götürdüler, silah zoruyla adaylıktan vazgeçirildi ve İstanbul’a döndü. ‘Cumhurbaşkanı adayını biz belirleriz’ diyen Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetinden şimdi çok şükür ‘Eklemeddin İhsanoğlu, vallahi billahi bizim adayımız da dindar’ diye ortaya çıkmak zorunda kalan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bunun bir anlamı vardır. Türkiye’deki 150 yıllık siyasi mücadeleyi millet kazanmıştır. Türkiye’de 64 yıllık çok partili siyasi hayatımızda siyasi mücadeleyi millet kazanmıştır ve inşallah zaferi 10 Ağustos’ta ilan edecektir. Bu kilit milletin elinde olacaktır. 10 Ağustos’ta bütün emniyet supablarını millet eline alacaktır. Bundan dolayı rahatsızlık duyuyorlar. Gezi olaylarından, hatta 2010’danrefarandumundna beri Türkiye’deki belli çevrelerin Türkiye’nin bu gidişatından nasıl rahatsızlık duyduklarını biliyorsunuz. 7 Şubat 2012’de MİT’e karşı yapılan operasyondan biliyorsunuz. Aynı şekilde gezi olayları, 17 ve 25 Aralık operasyonlarında Türkiye’nin nasıl bir türbülansa sokulmak istendiğini biliyorsunuz. Türkiye’nin yönetilmez hale getirilmek istediğini biliyorsunuz. İşte bunların artık sona ereceği bir döneme giriyoruz” dedi.

Son Güncelleme: 18.02.2015 23:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.