27 Kasım 2015 Cuma 13:21
Bodrum İş Dünyasına ’Res’ Brifingi
Bodrum’da Yalıkavak Geriş tepeleri ile Akyarlar’a yapılması planlanan rüzgar enerjisi santralinin inşaatına başlayan şirketle mücadelesini sürdüren Bodrum Yarımadası Çevre Koruma Platformu üyeleri, Bodrum Ticaret Odası’nda işadamlarını RES süreci ile ilgili bilgilendirdi.
Toplantıya BODTO Meclis Başkanı İlhan Ersan, BODTO yönetim kurulu üyeleri ve işadamları katıldı. Bodrum Yalıkavak’ta arazileri kamulaştırılmaya çalışan mülk sahiplerinin ve Bodrum Yarımadası Çevre Koruma Platformu üyelerinin hukuki temsilciliğini yapan Avukat Remzi Kazmaz, RES projesinde neye karşı olduklarını ve bir yıllık süreçte neler yaşandığını BODTO üyelerine anlattı. BODTO Meclis toplantısı öncesinde, işadamlarına konu ile ilgili brifing veren Kazmaz, Bodrum Yarımadası’nda Akyarlar ve Geriş tepelerine kurulan RES’lerin yerleşim yerlerine 250-350-500 ve 700 metre gibi mesafelerde olduğunu, RES türbinleri için seçilen bölgelerin 1. derece arkeolojik ve doğal SİT alanları olarak tescillendiğini ve en önemlisi de şirketin proje dosyasında RES türbini için seçilen arazilerin ’farklı amaçlarla da kullanılabileceği’ yönünde ayrıntılar yer aldığını anlattı. Av. Kazmaz, Bodrum’da RES projesine değil, kurulacak olduğu alana karşı olduklarını vurgulayarak, süreçle ilgili şunları söyledi:
"10 milyon metrekare alan üzerinde sadece 1 milyon metrekareyi kullanmak kaydıyla RES türbinleri yapacaklar. Sormaya devam ediyoruz. Geri kalan 9 milyon metrekare ile ilgili ne yapacaksınız? Biz bugüne kadar cevap alamadık. Sormaya devam ediyoruz. ÇED gerekli değildir raporuyla birlikte, tarihi ve kültürel varlıkların bulunduğu, 1. derece SİT alanı olan bölgede RES türbinleri yapmaya çalıştıklarını fark ettik, hukuki mücadelemizi başlattık. Biz her zaman hukuka saygılıyız. Ama bir de halkın meşru müdafaası vardır. Bu insanlar buraya iş makineleriyle geldiler. Neden girdiniz buraya diye sorduk. Cevap alamadık. Belge gösterin, izin belgelerinizi gösterin dedik. Gösteremediler. Geri adım attılar. Kaymakamımıza gittik. O da şirket yetkililerinden belge istedi. Acele kamulaştırma kararı ile ilgili yürütmeyi durdurma kararını gösterdik. Mülki amirin hukukun ’dur’ dediği durumla ilgili görevini yapmasını istedik. Ne yaptı şirket? İl Müdürlüğüne gittiler, yazı aldılar. Kaymakam’a verdiler. Hazine arazilerinde çalışıyoruz dediler. Yine çalışmaya başladılar. biz yine engel olduk. Sonra Bodrum Belediyesi geldi zabıt tuttu. Dozerlerini mühürledi. Bir saat sonra yeniden çalışmaya başladılar. Gece gündüz orada insanlar nöbet tutuyor. Akyarlar, Geriş halkı RES istemiyor."
Şirketin acele kamulaştırmasının Danıştay tarafından durdurulduğunu ve ÇED raporunda da ’kamulaştrıma bitmeden çalşma yapılmaz’ ibaresi olduğunu söyleyen Kazmaz, şirketin aynı zamanda İmar Kanunu’na da aykırı davrandığını ileri sürdü. Belediyeden çalışma ruhsatı almadan iş makineleriyle bölgeye girdiklerini kaydeden Kazmaz, "Sayın Mehmet Kocadon, kendine ve Bodrum’a yakışanı yaptı, yürekli davrandı ve bugün sabah 10.00’da mühürlendi o iş makineleri. İmar Kanunu’nun 6. maddesine muhalefetten dolayı. Ama bu hukuk tanımazlar, midesi doymaz bu sermaye çalışmaya devam ediyor. Biz bu ülke yararına, kamu ve halkın yararına mücadele eden kişiler olarak buradayız. Biz sermaye düşmanı değiliz. Asla ve asla. Biz, turizm kentinde, böyle bir yatırıma karşıyız. İnsanları yoksullaştırmaya, fakirleştirmeye çalışan sermayeye karşıyız" dedi.
Avukat Remzi Kazmaz, RES şirketlerinin Bodrum Yarımadası’nad sadece Yalıkavak ve Akyarlar’ı değil, Güvercinlik ve Karaova tarım bölgelerini de gözüne kestirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tıpkı Çeşme Karaburun gibi, burayı da res çöplüğüne döndürecekler. Oraya da 13 adet RES türbini diyerek başlamışlardı. Çeşme halkı da, ’ne olacak 13 türbinden, estetik görünüyor’ diye karşı çıkmamıştı. Bugün 80 türbin var orada ve artık çalışmıyor. Ve bu türbinleri sökecek bir inşaat firması aranıyor, ama bulunamıyor. Bodrum’da bu doğa katliamına tanık olmamak için bu mücadeleyi birlik olarak sürdürmemiz şart. RES gölgesinde ne tarım yapılabilir, ne turizm. Bütün bunların ötesinde, yapacakları 13 RES türbininin Bodrum’a hiçbir faydası olmayacak."
ŞEHİR PLANCILARI TEKNİK BOYUTUNU ANLATTI
BODTO’daki toplantıda, işadamları da RES konusunda merak ettiklerini platform üyelerine sordular. Şehir Plancıları Odası Temsilisi Banu Özberk, işadamlarının ’RES şirketlerinin rant beklentisi ne olabilir’ şeklindeki bir sorusuna, "Akyarlar’da santral sahası içinde 553 parsel var. Teknik olarak hepsinin kamulaştrılıması gerekiyor. Ama sırf bu projeyi bir an önce yapabilmek için inşaat firmaları, kaç türbin varsa, o parselleri acele kamulaştrıyor. Geri kalanları kamulaştırabilir, ama yapılmıyor. Şu hesabı yaptık. 49 yıllık üst hakkı irtifakı veriyor. 49 yıl sonra ne olacağı belli değil. Yüzde 40 kapasiteyle işlettiğinde kazanacağı para, yaptığı yatırımı karşılamıyor. 5 yıl sonra, parayı kazanamıyorum dediğinde, 49 yıllık bir kullanım hakkı kalıyor ona. İmar Kanunu’na göre şu anda enerji yatırımı için kamulaştrılan yer farklı bir amaçla kullanılamaz. mevzuatta yok. enerji lisansı olarak kalıyor. Ama bu kamulaştırmaların parasını devlet ödemyior, RES firması cebinden ödüyor. Neden ödüyor? İnşaat rantı için. Üç gün sonra bunu yapamadım deyip, orayı turizm alanına çevirmeyeceğinin hiçbir garantisi yok" şeklinde yanıt verdi.
RES mücadelesini sürdürenlerden Mustafa Tanışık da, Bodrumlu işadamlarının "Bodrum rüzgarı neden tercih ediliyor?" şeklindeki bir sorusuna şöyle yanıt verdi: "Türkiye’nin rüzgar haritası ortada. Gelibolu yarımadası ve Karadeniz’in bir kısmı en güçlü rüzgarların olduğu yer. İKincisi Ege’nin kuzeyi ve AKdeniz. Bodrum, rüzgar kademesinde sondan bir önceki yer. Türkiye rüzgar elektrik potansiyelinde Avrupa’nın açık ara birinci ülkesi. Rüzgardan elde edeceği elektrik 166 milyon terabaytlık bir kapasitesi var. Bunu Almanya izliyor 24 milyon terrabayt ile. Bu firmalar, Datça, Bodrum gibi yerleri tercih ediyor. Aynı rüzgar Erzurum’a kadar uzanan bir hatta var. Ama bu firmalar nedense, buraları seçiyor. Neden? Rüzgarı iyi diyor. En önemlisi, türbinlerin ekonomik ömründen sonra bu alanlar farklı amaçlar için kullanılabilir diyor. En iyi ihtimalle türbin ömrü 15 yıl. Geri kalan 35 yılı farklı amaçlarla kullanabilir. Çok büyük bir tehlike var bunun arkasında. Ve biz bunun artık görülmesini istiyoruz. Bu firmalar, Bodrum’u, Çeşme’yi, datça’yı bunun için tercih ediyorlar."
Brifingi dikkatle dinleyen iş adamlarından bazıları, bugüne kadar RES türbinleriyle ve Bodrum’a yapılmak istenen yatırımlar konusunda yeterli bilgi sahibi olmadıklarını belirterek, RES mücadelesinde, Yalıkavak ve Akyarlar halkına bundan sonra destek olacaklarını söylediler.
BODTO’daki RES toplantısının ardından, bugüne kadar açılan davalar, alınan bilirkişi raporları ve Bodrum Çevre Koruma Platformu tarafından yürütülen RES mücadelesiinn her aşamasının yer aldığı birer dosya, BODTO üyesi iş insanlarına dağıtılarak, konunun hukuki boyutu hakkında ayrıntılı bilgiler verildi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.