14 Mart 2016 Pazartesi 13:55
Aydın Tabip Odası, Tıp Bayramını Buruk Kutladı
Aydın Tabip Odası, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle Aydın Devlet Hastanesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Tıp Bayramı kutlaması, Ankara’da yaşanan terör saldırısı nedeniyle buruk şekilde gerçekleşti.
Aydın Devlet Hastanesi’nde yapılan açıklamaya Aydın Tabip Odası Başkanı Metin Aydın, CHP Aydın Milletvekili Prof Dr. Metin Lütfi Baydar, Aydın Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası yönetim kurulu ve üyelerinin yanı sıra Aydın’da görev yapan doktor, hemşire ve sağlıkçılar katıldı.
Bir 14 Mart’ın daha sağlığın çok uzağında geçtiğini belirten Aydın Tabip Odası Başkanı Metin Aydın, "Bu yıl 14 Mart’a maalesef acı, kan, gözyaşı içinde giriyoruz. Ülkemiz bir yangın yeri. Barış, huzur ihtiyacındayız. Bunun vurarak, kırarak sağlanamayacağını görüyoruz. Ülkemizde barışı, öldürerek değil yaşatarak temin etmenin yollarını mutlaka bulmak zorundayız. İçinde bulunduğumuz ortamda emeğin taleplerinin karşılık bulması da zorlaşıyor. Bir 14 Mart’ı daha sağlıksız bir Türkiye’de karşılıyoruz" diyerek Ankara’da yaşanan terör olayını lanetledi.
METİN AYDIN, "SAĞLIK ÇALŞANLARI BASKI ALTINDA VE MUTSUZ"
Uzun yıllardır 14 Martları artık bayram olarak yaşayamadıklarını belirten Metin Aydın, "Sağlık alanındaki sorunlar, hastalara müşteri gözüyle bakılması, hekimlerin, sağlıkçıların uğradığı baskı, şiddet, insanlık dışı çalışma şartları, sömürü düzeni buna engel. İşte bu günlerde bizler bir araya gelerek, dayanışma içinde sağlık alanındaki sorunları kamuoyunun dikkatine getirmeye çalışıyoruz. Bu yıl sağlık çalışanları arasında yaptığımız bir çalışmayla öncelikli sorunlarını belirledik. Çalışmamıza 4bin 369 sağlık çalışanı katıldı. Sonuçlar şu 5 sorunun öne çıktığını gösterdi: Geleceğim için kaygılıyım, emekli aylıkları çok düşük. Dinlenemiyorum, kendimi sürekli yorgun hissediyorum, iş yüküm çok ağır. Nitelikli sağlık hizmeti sunamamaktan dolayı mutsuzum. Yıpranıyorum, yıpranma payımı alamıyorum. Yöneticiler adaletsiz, baskıcı, kayırmacı. Bütün diğer sorunlar bir yana meslektaşlarımıza “Bugün nasılsın?” sorusunu soran birisinin alacağı samimi yanıt demek ki ağırlıkla; “Baskı altında çalışıyorum, yıpranıyorum, karşılığını alamıyorum, dinlenemiyorum, sürekli yorgunum, geleceğim için kaygılıyım, nitelikli sağlık hizmeti veremiyorum” olacaktır.
BAŞKAN AYDIN, SAĞLIK SEKTÖRÜNDEKİ SORUNLARA DEĞİNDİ
Sağlık hizmetini verenlerin, durumunun iyi olmadığını belirten Aydın, "Sağlık Bakanlığı’na sesleniyoruz. Bu şartlarda iyi sağlık hizmeti verilebilmesi de maalesef mümkün değildir. Biliyorsunuz önde gelen sorunlarımızdan birisi de şiddettir. Sağlıkta dönüşüm programı ile sağlıkçıya yönelik şiddet her geçen gün artmaktadır. Meslektaşlarımız görevleri başında katledilmektedir. Sadece geçen yıl iki meslektaşımızı hastanelerdeki şiddete kurban verdik. Geçtiğimiz dönemde TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulmuş, sağlıkta şiddeti önleyecek yasal düzenleme yapılması gereği komisyonca da raporlaştırılmıştır. Ancak, caydırıcı yasal düzenlemeler henüz yapılmamıştır. Yaptığımız anket bize çok önemli bir veriyi daha sunuyor. Meslektaşlarımız hasta yakınından gelen şiddetten de daha fazla “amir baskısından, şiddetinden” yakınıyorlar. Sağlıkta dönüşüm programı ile yıllardır baskıyla, zorla, ceza puanları ile çalıştırılıyoruz. Bu anketle bir kez daha vurgulanmış oluyor ki bugün sağlık alanında kamuda ve özelde zorla çalıştırma vardır. Bu zorla çalıştırmanın çok ağır sonuçlarını kimi zaman görüyoruz. Hemşire Sevilay Ayva’yı görevi başında kalp krizinden, Silivri’de Dr. Atakan Karanfili aile sağlığı merkezinde çalışırken, özel bir hastanede görev yapan Dr. Cenk Yavaş’ı daha geçen ay, Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Dr. Ahmet Cihat Akçay’ı görevi başında kaybettik. Bunların yanında pek çok intihar vakası da yaşanmaktadır. Maalesef bunların tümü önlenebilir ölümlerdir! Başta Bakanlık olmak üzere ilgililerin bu konudaki duyarsızlığı, bütün uyarılara rağmen etkili ve akılcı çözümler üretememeleri, biz sağlık çalışanları açısından düşündürücü ve endişe vericidir. Yaptığımız bu çalışma bir kez daha göstermiştir ki içimizde en zor durumda olan, asgari ücretle ve iş güvencesinden yoksun olarak çalışan Taşeron Sağlık Çalışanlarıdır! Anket sonucuna göre taşeron sağlık çalışanları en çok işten atılma korkusu yaşamakta ve ücret politikaları nedeniyle geçim zorluğu yaşamaktadır" diye konuştu.
Öncelikle Ankara Kızılay’da hayatlarını kaybeden 37 vatandaş için tüm ülkeye başsağlığı dileyen CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar da, "Patlamada yaralanan insanlarımız umarım en kısa sürede iyileşir ve ailelerine kavuşur. Esasen 14 Mart Tıp Haftaları benim öğrencilik yıllarımda hep bir bayram havasında geçerdi. Festival tadında geçen o günlerde, sorunlarımızdan ziyade ülkeye nasıl sağlık hizmetini verebilir idealini güden doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın ideallerini anlattığı günler olurdu. Bugünleri artık üzüntülerimizin paylaşıldığı, sağlık çalışanlarının kaybolan özlük haklarını konuşur tartışır olduk. O eski Tıp Bayramı günlerinin tekrar geleceği bir Türkiye ümidiyle diyerek 14 Mart’ı kutluyorum" dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.